DOĞRUYU SÖYLEMEK GÜZEL DE UYGULAYA BİLİYOR MUYUZ?

22.12.2016 13:19:47

Kemal Bilsel SARISÖZEN

"ÖNCE İNSAN" kemalsarisozen [at] gmail.com


Sayın Okurlar;
Her müspeti düşünen bilir ki doğruyu, iyiyi güzeli sadece söylemek yetmez, bütün bunları, maksadına matuf, uygulayabiliyor muyuz? Ana konu bu. Örneğin; tavşana kaç, tazıya tut, öte yandan, Bukalemun gibi, her konduğun dalın rengini al, yetmiyormuş gibi, atı gör aksa, suyu görünce susa misali, yanar döner, şer ve şeytani akılı bırakalım da böyle akıl, yine o şer ve şeytanlarda kalsın.
Sayın Okurlar;
Başarı merdivenlerine, elleri cebinde çıkılmaz, çiçekli yollardan da varılmaz, bu nedenle, iyi doktor hastasına acımaz, nitekim, hastaya naz, doktorada piyazlı konuşma yakışmaz. Yani, kafiyeyi , Safiye’yi  bırakalım da işin sonuçlarına bakalım. Kısaca, neden- niçin- nasıl sorularına muhatap olan kimseler ,cevap verebiliyorlar mı? Bir nebze olsun, olayları bir tarafa bırakalım da bir çift cümlede tek bir harfin yanlış yazılması dahi anlamları alt üst edebilir.
             Bir harf subut-i ile Nadir-i nar eyler
            Bir nokta sukutu ile gözü kör eyler.
Sayın Okurlar;
Örneğin; işte iki kelime (DELALET- DALALET) Birinci kelime yol gösterme, delil ve alet olma. İkinci kelime ise azma, doğru yoldan çıkma anlamındadır. Bu nedenle, yerine ve yazımına göre, bir harf dahi insanın yaşantında büyük uçurumlar açar. Bunun için, şekil ayrıdır, fikir ayrıdır. Buradan hareketle diyoruz ki özünde, sözünde, gönlünde, kalbinde doğruluk mayası olan, hatıra fetva  vermez, dolayısıyla ”ölürsek yer beğensin, kalırsak el beğensin ”der böylece, öldürsen de  doğrudan şaşmaz, asla ve asla ayrılmaz.
Sayın Okurlar;
 Geçen yazılarımda da ifade ettiğim gibi, zalimleri, hainleri, canileri, fitneleri, velhasıl bu yoldaki tüm rezilleri, dünyada, tanıma, sınama, deneme olmasaydı, bütün bu mikrop tayfası, dolayısıyla acımasız insanlar, sıkıştıkları zaman, boyunlarını büker,” yetimiz der” duygu sömürüsü yapar, kendisini utanmadan acındırma yoluna da giderlerdi. Çünkü bunlarda, insanlıktan evvel ,ön planda şahsi menfaatleri gelir.
    Bir kıptiki bir mansıba eren de
    Sadr-ı Azam gibi payesine bak
   Başın derde girer ,işin derde düşerse
  Bir tecrübe eyle,mayasına bak.                    (ANONİM)
Sayın Okurlar;
 Başarılı olan tebrik edilir, zafer kutlanır, ödüller alkışlanır, onur şereflendirir. En önemlisi, konusunda, o hakkın, o hukukun, o adaletin, yüksek insanı olabilmektir. Bunun için, bir gram altın, bin kilo molozdan elbette ki mükemmeldir ,hatta, kıyas dahi yapılamaz. Nitekim, mertlerin, cengaverlerin, aslan gibi yiğitlerin, huyu, açıklık sıcaklık aydınlık olurken, dünya kadar bilgisi de olsa, bunu, insanın mutluluğu, huzuru, güveni, yollarında görmeyen, uygulamayan aşağılıkların huyları da pek tabii, hile ve utanmazlıktır. Yine bunun içindir ki doğru yolda olana eğrisin, eğri yolda olana da doğrusun demek, dünyanın en büyük adiliğidir. Öyleyse ÖNCE İNSAN.
Onay Bekleyen Yorum Sayısı 0 / Onaylanan Yorum Sayısı 0
Max 50 karakter girilebilir
0/250
Yorumunuz editörlerimiz tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.
Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan Köroğlu Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu değildir.

TV İZLE

RADYO DİNLE

 

 

 

Powered by Taksim Bilişim