reklam

Köroğlu Gazetesi | Bolu

DERECEYE GİREN 60 ÖĞRENCİ ÖDÜLLERİNİ ALDI

DERECEYE GİREN 60 ÖĞRENCİ ÖDÜLLERİNİ ALDI
22 Haziran 2017 - 17:30

Abant İzzet Baysal Üniversitesi tarafından 2016-2017 Akademik Yılı Mezuniyet Töreni düzenlendi. Dereceye giren 60 öğrenciye ödülleri verilirken Maldivlerden okumaya gelen Aishath Azma Üniversitenin Lisans birincisi olarak ödülünü Bolu Valisi Aydın Baruş’un elinden aldı.

Haber: Mehmet Fatih Yalınız

Abant İzzet Baysal Üniversitesi 2016-2017 Eğitim Öğretim Akademik Yılı Mezuniyet Töreni yapıldı. Başarı sıralamasına göre verilen ödüllerde Maldivlerden üniversite eğitimi için gelen Aishath Azma Üniversitenin Lisans birincisi olarak ödülünü Bolu Valisi Aydın Baruş’un elinden aldı. Öğretim görevlileri, öğrenciler, veliler ve birçok davetlinin katıldığı törende ödül alan öğrencilerin aileleri heyecan ve gururu aynı anda yaşadı.

Mezuniyet töreni Atatürk ve İzzet Baysal’ın anıtlarına çelenk koyulması ile başladı. Kültür merkezi Mavi salonda devam eden mezuniyet töreninde konuşma yapan Abant İzzet Baysal Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Süleyman Mollaibrahimoğlu mezun olan öğrencilere “Ülkemizin her alanda kalkınması, ilerlemesi ve çağdaş ülkelerin refah düzeyine ulaşması için gayret gösteriniz.” dedi.

Mollaibrahimoğlu konuşmasına şu şekilde devam etti, “Müstesna bir yerinde yer alan üniversitemiz sürekli büyüyen ve gelişen bir üniversite. Yaklaşık 35 bin ferdi barındıran aile. Böyle bir üniversitede bulunmak ve hizmet etmek büyük bir mutluluk ve büyük bir onur duymaktayız. Bu yıl üniversitemizin çeşitli birimlerinde eğitim ve öğretim görüp mezuniyet aşamasına gelen yaklaşık 5 bin öğrencimiz bulunmaktadır. Bu öğrencilerimiz mezun oldukları birimlere göre 2, 4, 5 ve 6 yıl boyunca almış oldukları dersleri, ödevleri, staj ve projeleri, sınavları başarı ile tamamlamış, neticede bu mutlu günü hak etmiş yetişen elemanlar olarak yurdun her köşesinde hizmet etmeye amade hale gelmişlerdir. Büyük bir gayret ve çaba sarf ederek çeşitli alanlarda maarif ve beceri kazanmışlardır. Fakülte, Yüksekokul ve Meslek Yüksek Okullarında mezun olma aşamasına gelen, dereceye giren girerek ödül hak eden değerli öğrencilerimizi içtenlikle kutluyorum. Vatanını milletini seven, düşünen ve ülkesine hizmet etmeyi gaye edinen insanları ötekileştirmeyen bir anlayışa sahip nazik, ahlaklı ve dürüst gençler olmaya özen gösterin. Ülkemizin her alanda kalkınması, ilerlemesi ve çağdaş ülkelerin refah düzeyine ulaşması için gayret gösteriniz. Bayrağımızdan, istiklalimizden, vatanın bölünmez bütünlüğünden, milletimizin birlik ve dirliğinden asla taviz vermeyiniz. Büyük hayırsever, vefakar, cefakar ve gençlerin yetişmesi için ve Bolu halkına hizmet için malını mülkünü vakfeden merhum İzzet Baysal’ı unutmayınız. Her zaman onu rahmetle anınız. Sizlerde onun gibi israf ve civrikten uzak, memleketine hizmet eden hayırsever insanlar olmaya çalışınız. Fitne, fesat, haset, yalan, dolan ve iftiralardan uzak durunuz. Mesleğinizi severek yapınız. En büyük sermayenin sevgi olduğunu aklınızdan çıkarmayınız.”

Rektör Vekili Mollaibrahimoğlu’nun konuşmasının ardından mezuniyet törenine gelemeyen ve telgraf ile törene mesaj yollayan, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı İsmail Kahraman, Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, Kültür ve Turizm Bakanı Nadi Avcı, Avrupa Birliği Bakanı Ömer Çelik, Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç ve Ekonomi Bakan Yardımcısı Fatih Metin’in telgrafları okundu.

Telgrafların okunmasının ardından kürsüye çıkan İzzet Baysal Vakfı Başkanı Ahmet Baysal dereceye girmenin önemini vurguladı. Baysal konuşmasına şu şekilde devam etti, “Mezuniyet törenlerine içinizde en fazla katılan kişiyim. İlk mezunlarından beri mezuniyet törenlerini hiçbir zaman kaçırma fırsatım olmadı. İstesem de kaçıramazdım zaten. Bu günleri keşke amcam yaşayıp konuşan Maldivli kızımızı duysaydı. O rahmetli olduğu zaman dahi 2000 yılında bunu göremedi. Bundan sonra görüyoruz ki burada sadece Türkiye’mizden değil, diğer ülkelerden gelen gençlerimiz de istifade ediyorlar ve hatta birinci olabiliyorlar. Bu gençlerden Allah razı olsun, geliyorlar, okuyorlar ve o kadar duygusal bir konuşma yapıyorlar ki gözlerimiz yaşarıyor. 6 bin de ilk 3 olarak ipi göğüslemek çok büyük bir onur. Bundan daha büyük bir onur olabilir mi? Aileleri için çok büyük bir şeref. Bizim kendilerine vakıf olarak vereceğimiz ödüller birinciliklerin yanında hiç kalır. Ancak şunu da söylemek istiyorum. Bu ödülün hakikaten ayrı bir değeri var. Ödüllerin yanında verilecek olan takdir belgesi, bu mesleğe layık olduklarını gösteren bir riyakat ölçüsüdür. Rahmetli vaktiyle sanayici olarak yaşadı biliyorsunuz. 50 60 yıllık sanayicilik hayatında ilk defa üretime görelik bir teşvik primi uyguladı bu ülkede. Yani 700 kişinin çalıştığı fabrikasında üretimi arttırabilmek için işçisiniz teşvik eden bir üretim primi sistemi kurdu. Ve o sistem sayesinde ülkede üretim artarak hem ülke kazandı, hem de işçilere verilen primler sayesinde işçiler kazandı hem de fabrikayı kuran kendisi kazandı. O zaman sanayicilikte, fazla üretmek hakikaten çalışkanlığın ifadesiydi. Fazla üreteceksiniz, fakat bunun karşılığını alacaksınız 8 saatte yapacağınız işin daha fazlasını yapın ve daha fazlasını kazanın. Fabrikası o tarihte Bayrampaşa, Sağmacılar denilen bir köy olan o zaman, Bayrampaşa semtindeydi. İftihar ve gururla görüyorum bugün bayrampaşa’da o fabrikada çalışan işçilerin aldıkları teşvik primleri ve ayrılırken aldıkları kıdemlerle apartman dairesi sahipleri olduklarını görüyorum. İşte izzet baysalın pastayı paylaşması bu nedenle çok büyük takdir toplanmıştı o zaman. Vakfı kurduğu zamanında biz yöneticilere ilk önerisi bu oldu. Üniversitelerde liselerde birincilik, ikincilik, çalışmak, verim, üretim arttırmakla olmaz. Ancak liyakat kazanabilmek ile olur. Dolayısıyla riyakat kazanan kişiye de birincilik ikincilik ve üçüncülük alan kişiler için vakfa emretmiştir ödül vereceksiniz diye. Bu ödüller onun sağlığında tesis edildi. Öğrencilerimiz şunu unutmasın ki aldıkları diplomanın birincilik, ikincilik, üçüncülüğün yanında kendilerine verilecek manevi değeri çok büyük olan o riyakat belgesinin de çok büyük rolü vardır. O liyakat belgesinin diplomalarının yanında olması, tercih edilecek kişi sıralamasında onları ilk sıraya taşıyacaktır.”

Mezuniyet töreninde son konuşmayı Bolu Valisi Aydın Baruş yaptı. Üniversitenin her geçen yıl büyüdüğünü ve geliştiğini vurgulayan Baruş, “Abant İzzet Baysal Üniversitemiz de ülkemizin seçkin üniversitelerinden biri haline geldi.” Dedi.

Baruş konuşmasına şöyle devam etti; “İnsan sahip olduğu beyin kapasitesi ile diğer canlılardan ayrılan ve düşünme, ilim yeteneği ile de kutsanmış bir varlıktır. Bizim özelliğimiz geleceğe dair fikirler üretebilmek ve o fikirler çerçevesinde analizler yaparak geleceği taçlandırmak ki bu başka hiçbir canlıda yok. İşte yüce dinimiz de bu uğraşı çok özel ve kutsal bir uğraş olarak takdir etmiş. Birçok hadisi şerifte, birçok sözlerde de bunu açıkça görebiliyoruz.

Benim kanaatime göre üniversitelerin 2 temel fonksiyonu var. Birisi özgür düşünme ve eleştirel akıl yeteneği kazanmamızı sağlamak. Bu anlamıyla da üniversiteler evrensel bir nitelik taşıyor. Okul birincisi olan kızımızda da gördüğümüz gibi üniversitenin milleti, kültürü, ırkı olmaz. Çünkü üniversiteye gitmek demek dünyadaki bütün ilim çiçeklerinden, bilgi çiçeklerinden aydınlanmayı gerektirir. Bunun için düşünce ayrımı yapamazsınız,  ırk ayrımı yapamazsınız, din ayrımı yapmazsınız. Kendinizi bir takım etiketlerle sınırladığınız zaman özgür düşüncenin anlamı kalmaz ve sonuca ulaşmada sorun yaşarsınız. Dünya insanlarına hizmet edecek, insanlığa fayda sağlayacak fikirler, düşünceler oluşturamazsınız. Bu anlamıyla üniversitelerimiz evrensel ve özgür düşünmenin yuvasıdır. Diğer ikinci bir fonksiyonu ise gençlerimizi geleceğe hazırlamaktır.  Bu yönüyle de üniversiteler millidir. Çünkü toplumu için, milleti için, ülkesi için faydalı insanlar yetiştirmek hem de başarırsa tabi ki bir de ailesi için yararlı olabilecek insan yetiştirmek üniversitelerimizin görevidir. Gençlerimizi geleceğe hazırlayamayan, onları çağımızın gerektirdiği biçimde donatamayan üniversiteler asli fonksiyonlarını icra etmemiş olurlar.

Ben üniversitelerimizin gençlerimizin gelecek hayatında anlam kazandırmada çok önemli fonksiyonu olduğunu belirtmek istiyorum. Bu anlamda 1992 yılında kurulan Abant İzzet Baysal Üniversitemiz de ülkemizin seçkin üniversitelerinden biri haline geldi. Bu vesileyle de ben Rahmetli İzzet Baysal büyüğümüzü minnet ve şükranla anıyorum. Çünkü onun yakmış olduğu meşale, Bolu’da çok değerli insanların yetişmesine ve ülkesine, milletine hizmet eder hale gelmesine vesile oluyor. 35 bine yaklaşan öğrenci mevcudumuz var. Biz üniversitemizin ilimizdeki varlığıyla burada yetişen gençlerimizle gurur duyuyoruz.

Ama tabi ki üniversitemizi esas fonksiyonlarına yöneltmek yönünde de daha fazla çaba sarf etmemiz lazım. üniversiteler başkalarının önünde kul olmaya hazır, peşin insanlar yetiştiren kurumlar olmamalı. Daha doğrusu başka insanlara kul olmaya hazır, onları kabullenmeye hazır daha doğrusu gönlü kulluk yapabilecek nitelikte tipler yetiştiriyorsa üniversiteler biz o zaman çok büyük kayıptayız demektir. Onun için değerli hocalarımız işi bu yönde de önem veriyorlardır. Eleştiren akla sahip olmadan buradan mezun olan bir gencimiz olursa biz kendimizi kayıpta saymalıyız. Ben mezun olan genlerimizin ülkemiz geleceğine çok iyi hizmetler vereceğini düşünüyorum. Bu yıl da yaklaşık 6 bine yaklaşan bir mezun sayısı ile ülkemizin hem iş gücüne hem de beyin gücüne çok büyük katkılar sağlayacak gençlerimiz hayata adıma atacaklar. Bu daha başlangıç onlar için. Bu süreçte de lütfen çalışmayı, aklınızı kullanmayı, sabretmeyi ve kanaat etmeyi bırakmayın. Bu özellikle çok önemli. Eğer hayata karşı sabırlı davranıp kanaatkar olursanız ileride bir gün hak ettiğiniz yere geleceksinizdir. Hiç karamsar olmayın. Yeter ki siz yaptığınız işte en iyi olmaya çalışın, birilerinden medet beklemeyin. Siz çalışıp işinizde en iyi olursanız ileride muhakkak ki birileri sizi görmek zorunda kalacaktır. Bunu hiçbir zaman unutmayın. Bu vesileyle mezun olan, başarılı olan sevgili öğrencilerimiz tebrik ediyorum. böyle değerli evlatları toplumumuza kazandıran ailelerimize çok teşekkür ediyorum ve onların yetişmesinde emeği geçen hocalarımıza çok teşekkür ediyorum.”

Vali Baruş’un konuşmasının ardından geçilen ödül töreninde dereceye giren öğrencilere ödülleri verildi.