reklam
reklam
SON DAKİKA

Köroğlu Gazetesi | Bolu

GERÇEKLİKLER: ZAMANSAL, MEKÂNSAL VE EVRENSEL

GERÇEKLİKLER: ZAMANSAL, MEKÂNSAL VE EVRENSEL
ünal çamdali( [email protected] )
09 Haziran 2022 - 10:47

Tüm insanların ve insanlığın fiziksel alemdeki gerçekleri; yaşanılan dönemle yani zamanla, yaşanılan mekânla ve bir de evrenle ilgilidir.

Zamansal olanlar: o çağda egemen olan düşünceler, etik kuralları, üretim yöntem ve biçimleri, giyimler, kuşamlar, modalar, stiller ve diğerleridir.

Mekânsal olanlar ise bölgeyle sınırlı yani coğrafyayla ilgili olanlardır. Aynı zaman diliminde de olsa mekâna bağlı olarak gelişen gerçeklikler de söz konusudur. Bir bölgenin gerçekleri, başka bölgeninkine benzese de genellikle aralarında önemli farklar vardır. Zira mekânsal koordinatlar, yaşamda önemlidir. Hatta coğrafya kaderi belirler, denir. Bir bölgenin coğrafi yapısı, iklimi, kaynakları vd. bölgenin kaderini belirleme hususunda önemli rol oynamaktadır. Bunlar kaderin tamamını belirleyemezse de en azından belli ve önemli kısmını belirlediği muhakkaktır.

Zamansal ve mekânsal gerçekler geçmişe de bağlıdır. Çünkü her şeyin geçmişi vardır. Ancak geleceği de vardır. Bu bağlamda yaşamda var olan her şeyin; canlının, eşyanın geçmişi ve geleceği mevcuttur. Kiminin ki uzun kiminin ki de kısadır. Olguların geçmişi (kısmen de olsa) belli ise de geleceği pek belli değildir. Zira geçmiş (bilinebildiği kadar) bilinen, gelecek ise çok da bilinmeyendir.

Genel olarak bir olgunun veya olayın bir anda ortaya çıkması gibi bir şey de pek mümkün değildir. Çünkü her şeyin varoluş süreci vardır. Bu hususta doğada sıçrama olmaz! denir. Sıçramalar, sosyal yaşamda zaman zaman ortaya çıksa da bunun her zaman oluşacağını söylemek, olanaksızdır. Dolayısıyla geçmiş ile gelecek arasında ilişki (ve bağ) vardır. Süreklilik vardır, süreksizlik ise hemen hemen yoktur. Hatta bugünkü toplumları etkileyen pek çok düşünce, görüş ve inançların çoğu, geçmişte ortaya çıkmıştır. Dirileri ölüler yönetir, sözü bu bağlamda önemlidir. Buna bir anlamda tarihsel gerçeklikler de denilebilir. Tarihsel gerçeklik, zamansal ve mekânsal gerçekliklerin içinde nedensellik bağlamında zaten mevcuttur. Yani her şeyin geçmişe dayalı varoluş nedeni, zaten vardır.

Evrende hiçbir şey olduğu gibi durmaz kaldı ki yerinde de durmaz. Yaşamda devinim ve değişim vardır. Durağanlığa yer yoktur. Bu da önemli bir gerçektir. Dolayısıyla içinde yaşanılan dönemin gerek zamansal gerekse de mekânsal gerçekleri bu noktada geçmişin gerçeklerinden farklılık gösterir. Onlar geçmişten gelseler de değişerek gelmiştir ve değişmiştir. Zaman değişince değişmiş ve değişmeye de devam etmektedir. İçlerinde değişimi hızlı olanlarla yavaş olanlar da vardır. Hatta bazıları günlük bile olabilir. Günlük olanlar, güne bağlı olarak değişen gerçekliklerdir. Gün bitince veya değişince onlar da değişir. Etkileri de günlük olarak azabilir veya yok olabilir. Örneğin bireysel yaşamda, bugün için bir iş yapmanız veya bir kitap okumanız gerekebilir. Eylemi yaptıktan sonra artık o gerçek, sizin için bitmiştir. Belki etkisi devam edecektir ancak o da zamanla azalarak bitecektir.

Yukarıda ortaya konmaya çalışılan gerçekler, toplumsal alanda da benzerdir. Bunlar da zamana bağlı olarak değişecek, yine zamana bağlı olarak etkilerini yitirecektir. İçinde bulunduğumuz durumla ilgili zamansal ve mekânsal gerçeklikler, değişerek evirilecektir. Bundan 100 yıl kadar önce yaşamın ne kadar farklı olduğu, araştırılınca görülecektir. Bugünün, o günkü noktanın çok farklı bir yerinde olduğu hakikattir. Dolayısıyla yaşamın devinimi bitmeyecek, rekabet olacak, yaşam mücadelesi devam edecek ancak pek çok gerçekliler de değişerek farklı noktalara evirilecektir. Süreç hep devam ederken değişim değişmeyecektir! Bu da evrensel gerçekliğin belki de en önemlisidir…

Hoşça kalın…

 

Kep Adresi [email protected]