reklam
reklam
Köroğlu Gazetesi | Bolu
reklam

MENOPOZ BİR HASTALIK DEĞİL, HAYATIN BİR EVRESİDİR

MENOPOZ BİR HASTALIK DEĞİL, HAYATIN BİR EVRESİDİR
Bu haber 18 Ekim 2019 - 14:33 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Bolu İzzet Baysal Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzman Doktoru Yıldırım Durak, “18 Ekim Dünya Menopoz Günü” dolayısıyla önemli açıklamalarda bulundu.

Haber: Aslı Akış

Menopoz kavramının kelime anlamı olarak son adet görmek, tıbbi tanım olarak bir sene içerisinde hiç adet görmemek olduğunu söyleyen Bolu İzzet Baysal Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzman Doktoru Yıldırım Durak, menopoz döneminin önemini ve bu dönemi sağlıklı, kaliteli geçirmenin yollarını anlattı.

“MENOPOZ DOĞAL BİR YAŞAM DÖNEMİ VE SÜREÇTİR”

Menapoz’un tanımını yapan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzman Doktoru Yıldırım Durak; “Menopoz, kelime anlamı olarak, bir kadında adet görme halinin son bulmasıdır, tıbben 12 ay yani bir yıl boyunca adet görülmemesi menopoz olarak adlandırılır. Menopoz, bir kadının hayatında tıpkı çocukluk, ergenlik bulgularının başlaması, ilk kez adet görmek ve doğurganlık çağı gibi doğal bir yaşam dönemi ve süreçtir. Menopozla birlikte adet görmenin yanı sıra gebe kalma potansiyeli de son bulacaktır.

Annesinin kamındaki yaklaşık dört aylık bir kız ceninde her iki yumurtalıkta 6-7 milyon civarında yumurta hücresi bulunmaktadır. Doğumda bu sayı 1-2 milyon civarındayken, ilk adetin görüldüğü yaştaysa yaklaşık 300 bindir. Bu toplam yumurta hücresi sayısına ”yumurtalık rezen i” denir. Yumurtalık rezervi 30’lu yaşların sonlarında belirgin bir biçimde azalmaya başlar ve tabir yerindeyse, yumurtalıklar fakirleşmeye yani daha az hormon salgılamaya başlarlar. 40‘lı yaşlarla birlikte adet düzensizliklerinin başlaması ve bu adet düzensizliğinin bir yıl boyunca devam ediyor olması, ileride gelişebilecek bir menopoz durumu açısından haberci olabilir. Menopoz genellikle 45 yaşından önce beklenmez, bu yaştan önce adet görmenin kalıcı bir şekilde son bulmasına erken menopoz denir. Ülkemizde, ortalama bir değer olarak, son kez adet görülen yaş 51’dir. Menopoza girilen yaşı, genetik, aileden gelen kalıtsal faktörlerin yanı sıra, bazı sistemik hastalıklar, kanser tedavisi görmüş olmak ve rahim ile yumurtalıkların cerrahi olarak çıkartılması etkileyebilir” ifadelerini kullandı.

“HORMONAL YETMEZLİĞE BAĞLI KEMİK ERİMESİ GELİŞEBİLMEKTE”

Menopoz sürecindeki kadınların karşılaşabileceği sorunları belirten Yıldırım Durak; “Adetlerin bir yılı aşkın süredir düzensiz olduğu, sonrasındaysa kesildiği ve bir yıl boyunca hiç adet görülmediği dönem ve bunu takip eden yaklaşık 4 yıllık süreçte, bu yaş grubundaki kadınların %80’inde az ya da çok birtakım şikayetler ve sorunlarla karşılaşmaktayız. Bu şikayetlerin başlıcaları, vücut hararetini atmak için derideki damarların ani biçimde kasılıp gevşemesiyle oluşan; sıklıkla ateş basması ama bazen de üşüme ve titreme, gece terlemeleri, uykuyla ilgili sorunlar ve kronik yorgunluk, ruh hali değişiklikleri, yavaşlayan metabolizmaya bağlı kontrolsüz biçimde kilo alımı, saçlarda incelme ve ciltte kuruluk, sık idrara çıkma ihtiyacının ve sık idrar yolu ve vajinal enfeksiyonlarının da eşlik ettiği vajinal kuruluk, tahriş ve kaşıntıdır. Bu yakınmaların tümü ya da bir kısmı bazen günlük yaşantıyı bozabilecek kadar yoğun yaşanabilmektedir. Uzun yıllar içinde yani kemik erimesi gelişebilmektedir”

“MENOPOZ DOĞAL BİR SÜREÇTİR”

Menopozla ilgili ve hangi nedenlerle bir hekime başvurulması gerektiğinin altını çizen Yıldırım Durak; “Rutin jinekolojik takipler dışında, bahsetmiş olduğum şikayetleri olan, özellikle de bu şikayetler nedeniyle günlük hayatını olumsuz bir şekilde etkilenen, ilgili yaş grubunda ulunan, adet düzensizliği ya da adet görememe durumunda olan tüm kadınlar birhekime başvurmalıdır. Menopoz doğal bir süreçtir ama menopoz süreci esnasındaki sorunlara ve şikayetlere katlanılmak zorunda olunmadığını, bunların kimseyi günlük hayattan alıkoymasına mecbur olunmadığını özellikle vurgulamak isterim. Her kadının, hayatının bir döneminde muhakkak yaşayacağı bir durum, asla bir utanma nedeni olmamalıdır. Menopoz dönemi kaynaklı yoğun şikayetleri olup, bunu saklamaya çalışan, günlük hayatı birhayli bozulmuş ve yıllarca katlanıp bir süre sonra dayanılmaz hale geldiği için başvuran ve tedavi alıp sonrasında teşekküre gelen, “’adeta, yeniden doğmuş gibiyim”, ”bunu kendime yıllarca boş yere çektirmişim”diyen hastalarımızla sıkça karşılaşıyoruz. Ayrıca son bir yıldır adet görmeyip vajinal kanaması olan hastalar da en kısa zamanda başvurmalarını önermekteyiz” dedi.

“HERKESE GÖRE BİR TEDAVİ YOLU BULUNUP SAĞLANABİLİYOR”

Menopoza bağlı şikayetlerin giderilmesinde uygulanan tedavileri de aktaran Durak; “Bu nedenlerle bir tedavi planlamadan, öncelikle hastanın şikayetlerini dinliyoruz. Yaşı, hipertansiyon, kalp hastalıkları, diyabet, karaciğer ve böbrek bozuklukları, tiroid hastalıkları başta gelmek üzere kronik bir hastalığı ya da düzenli ilaç kullanımı olup olmadığı, annesinde veya kız kardeşlerinde rahim, yumurtalık, meme kanseri öyküsü olup olmadığı, sigara kullanımı, yaygın varislerin varlığı, kanda pıhtılaşmaya eğilime neden olan bir bozukluğu olup olmadığı, obezite varlığı gibi faktörleri sorguluyoruz. Muayene, ultrason ve birtakım tetkiklere başvurabiliyoruz. Hemen hemen herkese göre bir tedavi yolu bulunup sağlanabiliyor.

“KADIN DOĞUM UZMANINA BAŞVURMANIN BÜYÜK YARAR GETİRİR”

Doğal süreç nedeniyle eksilen hormonları yerine koymak amacıyla, ağızdan alınan günlük tabletler, cilde uygulanan bantlar, vajinal tabletler, hormon içeren spiraller gibi hormonal yöntemleri sıklıkla kullanıyoruz. Hastalarımızı tedavinin olası yan etkileri ve şikâyetlerindeki iyileşmeleri gözlemlemek için belirli aralıklarla takip için çağırıyoruz, Şikayetlerin yoğunluğunu da göz önünde bulundurarak mümkün olan en düşük dozda tedaviyi mümkün olan en kısa zaman uzunluğunda vermeyi hedefliyoruz, bu nedenle tedavimiz pek az risk ama pek çok yarar sağlar biçimde oluyor. Yani kulaktan dolma bilgilerle hormon yerine koyma tedavisinden korkmak yerine, kişiye özgü bir biçimde tedaviyi düzenleyecek bir kadın doğum uzmanına başvurmanın büyük yarar getireceği unutulmamalıdır.

Hormon içermeyen ilaçlara da başvurabiliyoruz. Bitkisel östrojen, akupunktur, kafein ve sigaradan uzak durmak, düzenli spor ve egzersiz yapmak, özellikle kemik erimesi yaşayanlarda kalsiyum ve D vitamini takviyesi, bazen antidepresan türevi ilaçların kullanımı, idrar kaçırma yakınması olanlarda özel egzersizler ve ilaçların uygulanması, hamur işi ve tatlıların daha az tüketildiği, bol sıvı alman dengeli beslenme de bu şikayetlerin ortadan kaldırılmasında faydalı olmaktadır” şeklinde konuştu.

“MENOPOZ DÖNEMİNDE KADINLAR YALNIZ DEĞİLLER”

Bolu İzzet Baysal Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesinde görevli Ebe Fatma Koçyiğit menopoz okulu hakkında bilgiler vererek; “Bu okulun 5 haftalık bir eğitim programı var. Hekimlerimizin yönlendirmesi ile buraya başvuruyorlar. Menopoz nedir, menopozda vücut, ruhsal ve fiziksel değişiklikler, nelerdir, menopoz döneminde nasıl beslenme programı yapılmalı, hangi egzersizleri yaparak hayatlarını rahatlatırlar 5 haftalık eğitimin içerisinde başvuran danışanlarımıza bununla ilgili eğitimler veriyoruz. Hayat standartlarını, hayat kalitelerini hangi bakış açısı ile artırabilirler ve bu süreç ile nasıl baş edebilirler, alternatif yöntemler neler bunların bilgisini veriyoruz. 5 hafta sonunda da belge veriyoruz. Burada böyle bir eğitim verildiğini kimse bilmiyor. Biz Türkiye’de üçüncü olarak açılan bir okuluz. Bu bilinir ve yaygınlaşırsa kadınlar bu süreçte de yalnız olmadıklarını anlayacaklar ve kendilerini daha güvende daha mutlu hissedecekler” ifadelerini kullandı.

“SÜRECİ DOĞAL OLARAK ÇOK RAHAT GEÇİRİYORUM”

1,5 yıldır Bolu İzzet Baysal Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi menopoz okuluna başvuran Havva Nur Mazlumoğlu (52) erken menopoza girme sürecinde yaşadıklarını anlatarak; “Ben erken menopoza girme süreci yaşadım. Daha sonra vücut ve psikolojik sıkıntılarım başladı. Menopoz okuluna geldim, eğitimli hemşirelerimiz bana her türlü desteği sağladılar. İlk etapta psikolojik olarak destek gördüm. Menopoz okuluna gelen danışanların hepsinin farklı farklı hikâyeleri vardı onları gözlemledim. Bu süreci doğal olarak çok rahat geçiriyorum. Bu konuda çok mutluyum. Bütün hanımların bu faaliyetten faydalanmalarını istiyorum.  Bilgiye öğrenmeye açız. Öğrenip kendimizi rahatlatmak adına bu okula herkesin gelmesi lazım” dedi.

 

 

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER