reklam
reklam
SON DAKİKA

Köroğlu Gazetesi | Bolu

RUHUMUZ DAYANABİLİR Mİ?

RUHUMUZ DAYANABİLİR Mİ?
hande atmaca( [email protected] )
04 Ağustos 2022 - 15:42

Hayatın akışında normal olan ama insanlar için olumsuz, baş etmesi zor, kırgınlıklar, kayıplar, vedalar, ayrılıklar, maddi kaygılar krizler olabilir. Bu gibi durumlar ve daha fazlası bizim için zorlayıcı ve sarsıcı olabilir. Zorlayıcı ve sarsıcı yaşam olayları ile baş edebilen kişileri “sağlam, dayanıklı” olarak nitelendirebiliriz. Fakat ruhsal dayanıklılık sadece doğuştan gelen bir süper güç değildir. Belli insanların sahip olduğu, diğerlerinin olmadığı bir özellik değildir. Kişilik özelliklerimiz, çevre ve sosyal etkenlerin bir birleşimidir. Ama iyi bir çevreye sahip olduğumuzda çevrenin bize verdiği bir hediye değildir. Anlık sonuçları olsa da anlık bir olay değildir. Bir süreçtir. Dayanıklılığı bina edebilmeyi sağlayan ‘koruyucu etmenler’ vardır. Dayanıklılığı azaltan risk faktörleri vardır. Herkesin farklı güç noktaları ve zayıf yanları vardır. Bazen güçler zayıflıklara dönüşebilir.  Bazen ‘sadece orada olmanızın bile’ işe yarayabildiği, küçük dokunuşların işe yarayabildiği bir alandır.

Dayanıklılık için sistem diyebiliriz. Bu sistemi oluşturan üç kaynak vardır.

  • Kişisel kaynaklar
  • Çevre ile gelen kaynaklar
  • İlişkilerle gelen kaynaklar

Ruhsal Dayanıklılığı Arttırabilmek İçin;

  • Güçlü yönlerimiz fark edebiliriz: Fark etmek değişimin ilk adımıdır.
  • Güçlü yönlerimizi analiz edebiliriz. En zor zamanlarımızda bizi neyin koruduğunu bulabiliriz. Bunun için en son ne zaman kötü bir şey yaşadığımızı ve bizi neyin tekrar ayağa kaldırdığını tespit edebiliriz. Bununla nasıl başa çıkmıştım sorusunu sık sık kendimize sorup cevabını bulmak. Hatta cevaplarımızı bir kenara not edebiliriz. Geçmişte başımıza gelen olumsuz olaylarla ilgili “olmasa ne olurdu?” ya da “daha farklı olsa ne olurdu?” gibi düşüncelerle zaman zaman aklımıza gelmesi normaldir. Ancak üzerine düşerek tüm enerjimizi bu noktaya vermemeliyiz.
  • Sosyalleşmek koruyucu bir faktördür.
  • Psikolojik sağlamlığı destekleyen rutinlerimiz olsun. Bize iyi gelen kişileri, kitapları, şarkıları ve filmleri yakınlarımızda bulundurabiliriz. Bunları rutinlerimiz haline getirirken bu rutinlerin bize umut, iyimserlik ve yaşam becerisi sağlıyor olmasına dikkat etmeliyiz.
  • Umut hayatımızda olmalı.
  • Eğer tüm bunlara rağmen hala hayatımızdaki olumsuzluklara odaklanıp güçlü yönlerimizi göremiyorsak yani psikolojik sağlamlığımızı sağlayamıyorsak profesyonel destek almamız gerekebilir.

Hayatımızda çıkışlar olduğu kadar inişlerin de olması normaldir. Bazen düşebiliriz, üzülebiliriz. Kendimizi her zaman iyi hissetmemiz pek mümkün değildir. Önemli olan düştüğümüz yerde olumsuzluklara takılı kalarak kendimizi dibe çekmek yerine içimizde var olan güce inanmak.

 

Kep Adresi [email protected]