reklam
SON DAKİKA

Köroğlu Gazetesi | Bolu

ŞEHİT VE GAZİLERİMİZİ ŞÜKRANLA ANIYORUZ

ŞEHİT VE GAZİLERİMİZİ ŞÜKRANLA ANIYORUZ
19 Eylül 2020 - 15:08

Em. P. Kd. Bnb. Kıbrıs Gazisi TESUD Bolu Şube Başkanı Ahmet Şerafettin Yamaner, 19 Eylül Gaziler Gününü kutladı. Yamaner; “Cumhuriyetimizin ilk unvanlı gazisi Mustafa Kemal Atatürk’tür. Çağdaş Türkiye’nin önderi Atatürk’e 19 Eylül 1921 günü TBMM’nin çıkardığı bir kanunla Gazilik unvanı verildi.  26.06.2002 tarihli 4768 sayılı kanunla 19 Eylül “Gaziler Günü” olarak kabul edilmiştir. Çanakkale Destanını yazan, İstiklal Savaşını kazanan, Kıbrıs’ta soydaşlarımızı Rum ve Yunan zulmünden kurtaran askerlerimiz gönlümüzün unutulmaz gazileridir” dedi.

Haber: ASLI AKIŞ

19 Eylül Gaziler Günü dolayısıyla açıklamada bulunan ve Bolu’dan Kıbrıs Barış Harekâtına 614 asker katılıp 7 şehidin olduğunu belirten TESUD Bolu Şube Başkanı Ahmet Şerafettin Yamaner “Gazi; Allah yolunda vatan uğruna gözünü kırpmadan görevini yapmaya giden kimsedir” diyerek; “Onurlandırılmış askerdir. Ömür boyu isminin önünde bu unvanı taşır. İsminin başına Gazi kelimesinin konulması o kimseye verilen en büyük payedir. Cennetle müjdelenmiş makamın sahipleridir. Askerde en küçük rütbeli Er’den, en büyük rütbeli komutana nasıl Mehmetçik deniyorsa, Gazi unvanı da savaşa katılan herkes için kullanılmaktadır.

Şehitlik ve Gazilik beraber mütalaa edilmelidir. Şehit; Allah yolunda, vatan uğruna canını veren kimsedir. Şehit nurlanmış askerdir. Şehitlik ne kadar önemli ise şehitliğe giden yol da o kadar önemlidir. O da askerliktir. Şehitlik mertebesine ulaşabilmek için önceden bir vatana ihtiyaç vardır. Her toprak parçası vatan değildir.

Mithat Cemal Kuntay’ın şiirinden bir beyit; Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır. Toprak; eğer uğrunda ölen varsa vatandır.

“SAVAŞTA BÜYÜK YARARLILIKLAR GÖSTERENLERE DE GAZİ UNVANI VERİLMİŞTİR”  

Yüce Allah, Vatan için yapılan her çalışmayı övmüş ve Allah yolunda vatan uğruna canını verene Şehit, yara alan ve almayana da Gazilik unvanı vererek her ikisinin değerini de yüceltmiştir. Savaşta büyük yararlılıklar gösterenlere de gazi unvanı verilmiştir.

“CUMHURİYETİMİZİN İLK UNVANLI GAZİSİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’TÜR”

Muharip Gazi; Türk silahlı kuvvetleri mensuplarından harbe fiilen katılan kimsedir. Gazi bir kahramandır. Cumhuriyetimizin ilk unvanlı gazisi Mustafa Kemal Atatürk’tür. 13 Eylül 1921’de kazanılan Sakarya Zaferi’nin hemen sonrası 14/15 Eylül Gecesi, Batı Cephesi Komutanı ve Edirne milletvekili İsmet Paşa (İnönü) ile Genelkurmay Başkanı Kozan milletvekili Fevzi Paşa Büyük Millet Meclisi reisliğine cepheden, Mustafa Kemal Paşa için telgraf ile Mareşal’lik ve Gazi’lik unvanı verdiler.

“ASKERLERİMİZ GÖNLÜMÜZÜN UNUTULMAZ GAZİLERİDİR”

Çağdaş Türkiye’nin önderi Atatürk’e 19 Eylül 1921 günü TBMM’nin çıkardığı bir kanunla Gazilik unvanı verildi.  26.06.2002 tarihli 4768 sayılı kanunla 19 Eylül “Gaziler Günü” olarak kabul edilmiştir. Çanakkale Destanını yazan, İstiklal Savaşını kazanan, Kıbrıs’ta soydaşlarımızı Rum ve Yunan zulmünden kurtaran askerlerimiz gönlümüzün unutulmaz gazileridir.

“TÜRKİYE GENELİNDE 43000 GAZİMİZ VARDIR”

Şu anda Türkiye genelinde 43000 Gazimiz vardır. Bu gün Kore Savaşından sağ kalan gazimiz 2200’dür. 1974 Kıbrıs Barış Harekatına 37567 askerimiz katılmış, 498 şehit verilmiştir. Kıbrıs Barış Harekatından kalan gazimiz ise 27.000’dir. Bolu’dan Kıbrıs Barış Harekatına 614 Asker katılmış olup 7 şehidimiz vardır.

 

Askerlik görevinin fazileti ve yüceliğini peygamberimiz şu sözlerle ifade etmiştir; “Bir gün ve bir gece boyunca sınır boyunda nöbet tutmak, gündüzleri oruçla geceleri de namazla geçirilen bir andan daha hayırlıdır.” “Nöbet başında ölen kimse için, yapmak olduğu işin sevabı ve rızkı devam eder ve o kimse kabir azabından uzaktır.” “Bir kimse Allah yolunda şehit olmayı can-ı gönülden arzu ederse, yatağında ölse bile Allah onu Şehit derecesine ulaştırır.” Gazi unvanını almanın önemi kadar bu unvana sahip olanlara gerekli saygıyı göstermekte önem arzeder.

TÜRK MİLLETİNİN GAZİSİNE VERDİĞİ ÖNEM

Bir gün rahatsızlığım nedeni ile hastaneye gittim. Kayıt yaptırdım saat 09.30 idi. Benden önce aynı doktora muayene olmak isteyen dört hasta kayıt yaptırmış. Doktor muayene odasının girişinde monitörde isimler gözüküyor. Doktor odasının kapısı açıldı. Hemşire hanım “Ahmet Şerafettin YAMANER” diye beni çağırdı. İsmim Gazi olmam nedeniyle bekleyen hastaların önüne geçmişti. Yan tarafta sıra bekleyen bayan yüksek sesle “Sıra benim, kimseye kaptırmam.” Deyince; hemşire hanım “Beyefendi Gazi, onun önceliği var.” Deyince; ben sıra bekleyen hanıma “Siz buyurun girin.” Dedim. Hanımefendi başka ve güzel bir ses tonuyla “Hayır ben Gazinin önüne geçemem. Siz bu ülke ve bizler için özgürlüğümüz ve egemenliğimiz için canınızı vermeye gittiniz.” Deyince beni çok duygulandırdı. Bayana teşekkür ettim.

İşte Gazisine saygı ve sevgi göstermek budur.

BEŞPARMAK DAĞLARI ÜZERİNDE SAİNT HİLARİON KALESİ

Kıbrıs Saint Hilarion Kalesine girmek istediğimizde, kale girişindeki görevli “Bilet alacaksınız.” Deyince biz de alalım dedik. 1974 Kıbrıs Barış Harekatı öncesi buranın Bölük Komutanı Kıbrıs’lı mücahit Ütğm. Erdem ÖZERDEM ile Beyaz Evde bu bölgede görüşmüştük. 45 Yıl geçti deyince “Asker misiniz?” dediler. “Evet, Subay emeklisiyim. Gaziyim.” Deyince bir asker selamı da buradan aldık. Giriş parasını uzattığımda “Komutanım sizler bizler için canınızı vermeye, bizi kurtarmaya geldiniz.” Deyince inanın gözlerimiz yaşardı.

MİNNET VE ŞÜKRANLA ANIYORUZ

İşte Gazilere verilen değerin birisi daha. Vatandaşlarımız nerede olursa olsun Gazilerimize gereken saygıyı göstermesi gerekir. Devletimiz de, kanunla gazilerimize sahip çıkmış ve birtakım haklar vermiştir. İşte Gaziler Türk Milletinin ilham ve güç kaynağıdır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi “Geçmişine sahip çıkanlar daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.” Osmanlıcadan kalma birçok lakap ve unvan verilen Atatürk, bir konuşma esnasında kendisine “Paşa Hazretleri” denmesine büyük tepki göstermiştir. “Paşa hazretleri yok, paşalık yok. Bundan sonra bana Paşa demeyiniz.” demiştir. Ondan sonra Gazi unvanını taşıyan M. Kemal Atatürk, bütün yazılarını Gazi imzasıyla kaleme almıştır. Antep ilinin başına Gazi sıfatının konulması kararı, bu şehir halkının İstiklal Savaşında gösterdiği yiğitlik ve kahramanlık dolayısıyla alınmıştır.

1934 yılında Atatürk soyadını alan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bu şehrin nüfusuna kayıtlı olması da tesadüf değildir. Bu hatırlatma gününde şehit ve gazilerimizi anarak, birlik ve beraberliğimizin pekişmesine vesile olmasını dilerim. Yurdumuzun kurtarıcısı, Cumhuriyetimizin kurucusu, Büyük Devlet Adamı, En Büyük Komutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, Tüm Şehit ve Gazilerimizi bir kez daha minnet ve şükranla anıyoruz” İfadelerini kullandı.

Kep Adresi [email protected]