reklam
reklam
SON DAKİKA

Köroğlu Gazetesi | Bolu

YAMANER’DEN ‘10 KASIM’ YAZISI

YAMANER’DEN ‘10 KASIM’ YAZISI
10 Kasım 2020 - 13:06

Türkiye Emekli Subaylar Derneği (TESUD) Bolu Şube Başkanı, Emekli Piyade Kıdemli Binbaşı, Kıbrıs Gazisi Ahmet Şerafettin Yamaner, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün vefatının 82. yıldönümü dolayısıyla bir yazı kaleme aldı.

Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ebediyete intikal edişinin yıldönümünde bir yazı kaleme alan TESUD Bolu Şube Başkanı Ahmet Şerafettin Yamaner, yazısında 10 Kasım 1938’de bedenen aramızdan ayrılan Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk’ün ilkeleri ve fikirlerinin ölümsüzlüğüne dikkat çekti.

“NEREDE BİR NOKSANLIK VARSA ORADA EĞİTİM NOKSANLIĞI VARDIR”

Türkiye Emekli Subaylar Derneği (TESUD) Bolu Şube Başkanı, Emekli Piyade Kıdemli Binbaşı, Kıbrıs Gazisi Ahmet Şerafettin Yamaner, yazısında şu ifadelere yer verdi: Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu ve ilk Cumhurbaşkanı Büyük Önder, Mustafa Kemal Atatürk’ün 82 yıl önce saat 09.05’te aramızdan ayrılışının yıl dönümünde, Türk Milleti olarak onu minnetle, rahmetle, özlemle, sevgi ve saygıyla anıyoruz. Aramızdan ayrılışının üzerinden 82 yıl geçmesine rağmen engin düşünce ve icraatlarının değeri bugün daha iyi anlaşılmaktadır. Her 10 Kasımda Onun düşüncelerinin, İlke ve Devrimlerinin ölümsüzlüğünü görmekteyiz. Üniter yapımız ve Cumhuriyet rejiminin değerleri bugün bir takım tehdit ve söylemlere karşı karşıya kalmışsa bilmeliyiz ki, Yüce Ulusumuzun tek vücut halinde kenetlenmesini sağlayan Atatürk Milliyetçiliğinden uzaklaşmalar başlamıştır. Ülke olarak, siyasi çıkar ve menfaatler uğruna birlik ve beraberliğimizi bozmaya çalışanlara karşı gelmemiz neticesinde hiç bir güç amacına ulaşamaz. Türk Devletini ortadan kaldırmanın en etkili ve kolay metodu Türk milletini içten bölmektir. ‘Böl, Parçala, Yok Et’ taktiği uygulanmaya çalışılmaktadır. Türkiye’nin yükselmesine karşı olan ülkeler bugün de görüldüğü gibi güçlerini birleştirmişlerdir. Atatürk çeşitli dallarda ün yapan liderlerin mozaiğidir. Gelişmiş bir ülke, Çağ atlamış bir Millet  istiyorsak, devletlerin kendi başına yaşaması da mümkün olmadığına göre; Dünya Devletleri ile beraber yaşamak zorundayız. Atatürk; Bir Ülkenin kalkınmasının Eğitim seviyesinin yükselmesi ile orantılı olduğunu söyleyerek  ‘Nerede Bir Noksanlık Varsa Orada Eğitim Noksanlığı Var’ Demekle eğitime ne kadar önem verdiğini göstermektedir.”

“ORDUDAKİ BAŞÇAVUŞLARI KÖYLERE ÖĞRETMEN OLARAK GÖNDERMİŞTİR”

Sakarya Meydan Muharebesinde Atatürk’ün başından geçen bir olaya değinen Yamaner, “Sakarya Meydan Muharebesinde; Atatürk; askerin giyeceği, yiyeceği, silahı, teçhizatı,  mühimmatı, yük taşıyan hayvanları, ilaç sıkıntısını, sağlık personeli noksanlığını, nasıl temin ederim diye düşünürken kapısı çalınır. Hamdullah Bey içeri girer ‘Paşam Mazhar Müfit Bey’in başkanı olduğu Öğretmenler Derneği Eğitim Kurulu birkaç gün içinde burada toplanacak. Fevzi Paşa ile görüşünce tereddütte düştüm. Savaşın ve imkânsızlıkların yoğun olduğu bu dönemde toplantının uygun olmayacağını; kabul ederseniz, bu toplantıyı erteleyelim’ der. Atatürk tebessümle ‘Hayır Hamdullah Bey, cehaletle savaş, düşmanla savaştan daha az önemli değil ki toplantıya katılacağım ve konuşacağım’ der. İşte Atatürk’ün eğitime verdiği önem daha başka nasıl anlatılabilir. Büyük Asker, Büyük Devlet Adamı Mustafa Kemal Atatürk okuma yazma bilmeyen vatandaşlarımızı eğitmek, öğretmek maksadıyla Ordudaki Başçavuşları köylere öğretmen olarak göndermiştir” diye konuştu.

“HİÇBİR MİLLETİN BÜYÜĞÜ İÇİN BU KADAR ÇOK ESER YAZILMAMIŞTIR”

Ahmet Şerafettin Yamaner, Mustafa Kemal Atatürk’ün Türkiye sınırlarını aşmış, uluslararası bir lider olduğuna vurgu yaparak, “Kıbrıslı soydaşlarımız 1878 Osmanlı-Rus Savaşı nedeni ile  İngilizlerin  idaresinde yaşamak zorunda bırakıldığı özgürlüklerinin olmadığı zamanlarda Atatürk’ün cesareti, dehası burada da kendini göstermiştir. Atatürk ‘Muharebe alanlarında zaferler kazanırsınız, başarı elde edersiniz ancak gerinizde İrfan Ordusu olmadıkça bu zaferler kalıcı değildir’ diyerek gençliğin eğitimine verdiği önem görülmektedir. Atatürk; Birey ve Toplumla ciddi ve ılımlı ilişkiler kurabilme özellikleriyle, devletlerarası konularda üstün nitelikli bir önderdir. Atatürk; bütün olaylara bütünsel bakan bir vizyoner olarak tarihe geçmiştir. Yaptığı savaşlarla hiç yenilgi yüzü göremeyen Atatürk’ün  yurtdışında yankılar uyandıran başarıları onun Devlet Adamı niteliğinin  Askeri gücünden daha üstün  ve daha ileri görüşlü  olduğunu kanıtlamaktadır. ABD de ‘Kongre Kitaplığı’nda Atatürk hakkında binlerce kitap vardır. Kendisi hakkında yazılan eserlerin  5000 sayıya ulaştığı görülmektedir. Bu kitaplar bütün yabancı dillere çevrilmiştir. Hiçbir milletin büyüğü için bu kadar çok eser yazılmadığı bir gerçektir. Bugün beş kıtada dünya devletlerinden 33 (otuz üç) devlette Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün heykelleri ve heykelin altında da dünya barışı yurt savunması, Kahramanlık gibi veciz sözleri bulunmaktadır. Dünya liderleri onu örnek almaktadır. Atatürk’ün heykelleri put veya tapılacak taş değildir. Her ülkede saygın, başarılı, Dünya barışı için örnek alınması gereken Liderlerin anıtları vardır. İşte Atatürk’ü anlamak budur” şeklinde konuştu.

“10 KASIMLAR HESAP VERME GÜNÜ OLMALIDIR”

“10 Kasımlar yapılanları değerlendirme ve hesap verme günü olmalıdır” diyen Yamaner, “10 Kasımlar; milletçe ebedi liderimize en sevgi, saygı, şükran ve bağlılığımızı  tazeleme günleri olduğu  kadar  hız alma, yapılanları değerlendirme ve hesap verme günü olmalıdır. İlimizde; her sene İzzet Baysal’a vefa duygusu olarak Anma ve Şükran Günleri kutlanmaktadır. Kutlamalarda İzzet Baysal Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Baysal konuşmalarına başlarken; ‘Amca bugüne kadar Vakıf olarak yaptıklarımızın raporunu veriyorum’ der ve yaptıklarını tek tek anlatır. Sen bize ‘Bolulular bu vakıf sizindir ona sahip çıkınız’ derdin. ‘Eserlerine Bolulular olarak sahip çıkıyoruz sen rahat ol’ diyerek rapor verir. Biz de Atamıza; 10 Kasım 1938 den bugüne kadar neler yaptık onun bıraktığı emanete sahip çıkabildik mi? Gösterdiği hedefe ulaşabildik mi? Ulaşamadıksa nerelerde hata yaptık? Gibi soruları sorduğumuz ve samimi olarak cevaplar aradığımız günler olmalıdır. Kimi büyüklüğü geldiği makamlardan alır, kimi ise geldiği yere büyüklük verir. Bu söz Mustafa Kemal için söylenmiş bir özdeyiş gibidir” ifadelerini kullandı.

“DÜNYA PEŞİMİZE DÜŞSE NE SENDEN GEÇERİZ, NE SENİN ESERİNDEN”

Ahmet Şerafettin Yamaner, son olarak Atatürk’ü anlamanın, değerlerine sahip çıkmak ve fikirlerini benimsemek olduğunu söyleyerek, “Mustafa Kemal Ateşemiliterlik günlerinden başlayarak savaş alanlarında, Cumhuriyeti kurma çalışmalarında ve nihayet 15 yıllık Cumhurbaşkanlığı yaptığı dönemde hep ama hep istisnasız her geldiği yere büyüklük kazandırmıştır. Bugün Atatürk’ü anlamak; Cumhuriyete ve onun Demokratik ve sosyal bir Hukuk Devleti olan yapısına sahip çıkmaktır. Ulusun birliğini, ülkenin bölünmez bütünlüğünü, koruyarak geleceğe güvenle bakmak, bu uğurda her türlü fedakârlığa hazır olmak demektir. Kişisel çıkar ve ihtirasların etkisinden uzak bir şekilde Türk yurdu ve ulusu için çalışmak demektir. Atatürkçü düşünce sistemine bağlı olmak ve bu bağlılığı nutuklarda, söylemlerde ifade etmekle değil, bunları davranışlara ve uygulamalara yansıtmak demektir. Beni görmek demek mutlaka yüzümü görmek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu kâfidir. İki Mustafa Kemal vardır. Biri ben, et ve kemik, fert olan, fani olan Mustafa Kemal. İkinci Mustafa Kemal onu ‘Ben’ kelimesi ile ifade edemem; o ben değil, ‘biz’dir. Yani sizler, çalışan köylü, uyanık, münevver, milliyetperver vatandaşlar.” İşte o Mustafa Kemal ölmez. Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu, büyük devlet adamı, büyük asker; ‘olmasaydın olmazdık. Dünya peşimize düşse ne senden geçeriz, ne senin eserinden. Adını Türk tarihine altın harflerle yazdıran büyük lider, fikirlerin ile sonsuza kadar Türk milletinin kalbinde yaşayacaksın ve yaşatılacaksın.’ Rahat uyu atam huzur içinde yat” sözlerine yer verdi.

 

Kep Adresi [email protected]