TESUD Bolu Şube Başkanı Kıbrıs Gazisi E. P. Kd. Bnb. Ahmet Şerafettin Yamaner, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın 102. yıl dönümünde, “Atatürk ve Cumhuriyetin 102’nci yılı” başlıklı yazıyı kaleme aldı.
Yamaner’in yazısında şu ifadeler yer alıyor:
“Aradan tam 102 yıl geçti. Atatürk’ün ilan ettiği ve ilk Cumhurbaşkanı seçildiği Türkiye Cumhuiyeti Devleti dimdik ayakta. ‘’Benim en büyük eserim Cumhuriyettir.’’
‘’Benim naciz vücudum elbet birgün toprak olacaktır ancak Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır.’’ Mustafa Kemal ATATÜRK
Atatürk’ün Cumhuriyeti; yoksul, perişan, cahil, yılgın, moralsiz ve emperyalizmle kuşatılmış ve kışkırtılmış bir toplulaktan, önce ‘’birlik’’ sonra ‘’ordu’’ sonra milleti yaratmıştır. 22 İngiliz, 12 Fansız, 17 İtalyan ve 4 Yunan gemisinden oluşan müttefik donanması İstanbul boğazında demirli. O gün Mustafa Kemal İstanbul’da idi. Yanında bulunan Cevat Abbas Güner’e ‘’Geldikleri gibi giderler.’’ Deyince ümitsizliğini unutup ‘’Paşam, siz varken biz bunları kovacağız. Size nasip olacak’’ deyince Paşa gülümsedi. Donanma emperyalistlerin isteği üzerine Haliç’te çürütülmüş, köylü topraksız, sapan ve öküzü yok, doğuda Cumhuriyetle de, insanlıkla da bağdaşmayan aşiret, bey, ağa, şeyh düzeni var.
Cumhuriyetin değerini anlamak için onun ne şartlarda nelere rağmen ve ne pahasına bu günlere getirildiğini bilmek gerekir. Zorlu savaş yıllarının yenilgisiz komutanı Mustafa Kemal Paşa, Mondros mütarekesinin imzalanmasından sonra geldiği İstanbul’da Padişah Vahdettin
ile görüşmesinden sonra ‘’ O gün anladım ki padişahlar milletin kaderini değil, ancak şahısların huzurunu düşünürler.’’ ‘’O gün Türkiye’yi ancak Cumhuriyet’in kurtaracağına iman ettim.’’ Diyerek bu iman ve inançla Samsun’a çıkıp Millî Mücadeleyi başlatmıştır.
Atatürk’ü sevmek onu tanımak ve anlamakla olur. İstanbul hükümeti, Mustafa Kemal’i askeri gücünden yoksun kıldıkları gibi bir kez de yetkisiz bıraktılar. Çok sevdiği askerlik görevinden istifa etti. Keramet üniformada değildi. Onun dehasıyla vatanını milletini sevmesi, milletinin de onu sevmesiydi. Ulusumuzun kurtarıcısı ve bugünkü yaşantımızın mimarı Mustafa Kemal; Türkiye’nin siyasal yapısını değiştirmenin ilk adımını saltanatın kaldırılmasını sağlamakla attı. (01 Kasım 1922) Türkiye Cumhuriyeti, vatan evlatlarının canları ve kanları pahasına kurulmuş, Cumhuriyet sistemi ile tüm vatandaşlara, Milletvekili, Bakan, Başbakan, Cumhurbaşkanı, seçme ve seçilme hak ve ödevi vermiştir. Atatürk dine ve dindara değil din aktörlerine karşı gelmiştir. 1919 yılında Amasya vaizi Abdurrahman Kamil Efendi ‘’ Bu paşa başka paşa bildiğimiz paşalardan değil memleketin kurtuluşu buradadır.’’ Demiştir.
Atatürk; Vaiz Abdurrahman Kâmil Efendi’ye ‘’ Baba bu işte muvaffak
olmakta var, olmamakta var, inşallah olacağız. Eğer olamazsak bizi asarlar kelle
gider ne dersin?’’ dedi. Abdurrahman Kamil Efendi’de; ‘’Hey oğul sen ki genç yaşında başını vatan ve millet uğruna feda etmişsin. Koy benim bu ihtiyar kellede senin uğruna veda olsun.’’
Vaiz Efendi 13 Haziran Cuma günü Amasyalılara vatanın içinde bulunduğu durumu anlattı. Yanlarında Müftü Hacı Hafız Tevfik Efendi ve diğer vatandaşlar vardı. Otuz bin kişi dinledi. Atatürk için “Çanakkale kahramanına yol açın’’ diye gürledi. ‘’Size Hazreti Ömer gibi bir başbuğ tanıtıyorum, vatanımızın durumunu anlatacağım’’ diye vaazına başladı. Halkın, dini gerçekleri hiçbir aracıya ihtiyaç duymadan anlaması için kutsal kitabımız Kuran-ı Kerimi ve sağlam hadis kaynaklarını Türkçeye çevirtmiştir.
Elmalılı Hamdi Yazır’ın Kur’an-ı Kerim tefsiri tercümesi ve Buhari’nin hadis kaynağını on binlerce takım bastırarak ülkemizin dört bir yanına ücretsiz olarak dağıttırmıştır.
Anadolu’nun nüfusu 9.229.000, bunun 5.750.000’ i kadın geri kalanı yaşlı erkek, hastalıklı, sakat ve çocuk, %95’i okuma yazma bilmeyen yoksun Türk Milleti. Ekonomik hayatı içler açısı. Kapitülasyonlar belimizi bükmüş, Osmanlıdan bize kalan sadece dört fabrika Hereke ipek dokuma, Feshane yün iplik, Bakırköy bez ve Beykoz deri fabrikaları. Türkiye’de ki toplam karayolu uzunluğu 2500 km. demiryolu uzunluğu 3750 km. olmasına rağmen bir metresi bile bize kullandırılmıyor. Tamamen emperyalist ülkelerin kullanımında. 1911-1922 yılları arasında 11 yıl süren yıkıcı savaşlar başlamış, balkan savaşında 750.000, birinci dünya savaşında 550.000’den fazla kayıp verilmiştir. Ölenlerimizin çoğu 15-35 yaş arasındaki gençlerdir. Tüm Türkiye’de 337 doktor, 150 ilçede doktor yok.. Doktor başına 30.000 kişi düşüyor. İşte bu şartlarda Başkomutan Mustafa Kemal’in komutasında ve liderliğinde 26 Ağustos 1922 tarihinde başlattığı büyük taarruzla düşman denize dökülmüştür.
Mustafa Kemal 23 Nisan 1920’de kurulan sistemin Cumhuriyet; Ankara’nın başkent olacağını 28 Ekim gecesi Çankaya’da toplantıdan sonra saat 20.30’da ‘’ YAŞASIN CUMHURİYET’’ sesleri arasında Cumhuriyet ilanı edildi. Türk Ulusunun kurtarıcısı Gazi Mustafa Kemal ‘’OY BİRLİĞİ’’ ile Cumhurbaşkanı seçildi. Egemenlik kayıtsız, şartsız millete verilerek imparatorluk yönetimine son verilerek dünya ülkelerine de örnek olmuştur. Bu gerçeklere dayanarak Atatürk’ün ‘’ Gençliğe Hitabe’’ sinde belirttiği gibi bu güzel ülkeyi bizlere emanet edip, ebediyete intikal eden başta büyük devlet adamı Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm Şehit ve Gazilerimizi rahmetle anar, yaşayan Gazilerimize de sağlıklı uzun ömürler
dilerim. Cumhuriyetimizin kuruluşunun 102. Yılı kutlu olsun. 29 Ekim 2025”





