Birinci Dünya Savaşı ve Milli Mücadele yıllarında Anadolu’da görünen savaşın yanında bir de görünmeyen bir savaş vardı. Ajanların savaşı… Özellikle, “İngiliz ajanları imam kılığında Anadolu köylerine yerleşti" şeklindeki ifade, halk arasında ve bazı hatıratlarda sıkça geçse de kapsamlı arşiv kanıtları bulunmuyor. Ancak İngilizlerin Milli Mücadele döneminde Anadolu'da casusluk, propaganda ve yerel işbirlikçiler üzerinden faaliyet yürüttüğü kesin olarak biliniyor.
Özellikle Milli Mücadele yıllarında Anadolu halkının büyük kısmı din adamlarına güvendiği için propaganda faaliyetlerinde dini söylemin yoğun biçimde kullanıldığı bilinmektedir.Dönemin birçok hatıratında ve yerel anlatılarında, yabancı ajanların; hoca, şeyh, imam, derviş, tüccar kimliğiyle halk arasına karıştığından söz edilir.

Bu anlatılardan biri de Bolu'nun Seben ve Kıbrıscık ilçeleri sınırında bulunan, ancak tam olarak hangi köy olduğu net olarak bilinmeyen Tazılar-Belen köyleri bölgesinde geçmektedir.

Hikâyeye göre, köylüler ekili arazilere zarar veren büyük bir yaban domuzunu öldürür ve leşini bulunduğu yerde bırakır. Rivayete göre o dönemde köyde imamlık yapan kişinin aslında bir İngiliz ajanıdır. Uzun süredir domuz eti yiyemeyen bu kişi, bir gece domuz leşini almak için olay yerine gider.

Anlatıya göre, domuzu taşıyarak çitlerin üzerinden geçmeye çalışırken dengesini kaybeder ve leşin altında kalarak hayatını kaybeder. İmamın cansız bedenini köylüler bulur ve duruma anlam veremez. Cenaze yıkanırken ise imamın sünnetsiz olduğu fark edilir.

Yörede yıllardır "Gavur İmam" olarak anlatılan bu hikâye, doğruluğu belgelerle kanıtlanamamış olsa da Anadolu'da Milli Mücadele dönemine ilişkin sözlü tarih anlatılarının dikkat çekici örneklerinden biri olarak hafızalarda yaşamaya devam etmektedir.





