Birinci Dünya Savaşı'nın ardından Anadolu işgal altındaydı. Bu süreçte Anadolu’nun kadınları da bağımsızlık için önemli mücadeleler verdi. 1919’da Sivas’ta kurulan Anadolu Kadınları Müdafaa-i Vatan Cemiyeti bu mücadelenin en önemli göstergelerindendi.

Bu hareket kısa sürede Bolu’ya da ulaştı. 1920 yılında kurulan Bolu Müdafaa-ı Vatan Gazi Kadınlar Cemiyeti, vatanın kurtuluşu için gerekirse canlarını feda etmeye hazır olduklarını ilan etti.

Bolulu kadınlar, halkı bilinçlendirmek amacıyla dini törenler, konserler ve yardım kampanyaları düzenledi. Gazetelerde onların fedakârlıkları övüldü. “Erkeklerimiz Okusun”, “Erkeklerimiz Okusun ve Utansın” ifadeleri gazete manşetlerindeydi.

17 Temmuz 1920'de Bolulu kadınlar Somuncu Camii'nde toplandı. Şehitler için mevlit okutuldu. Ancak bu yalnızca bir dini tören değildi. Bu buluşma aynı zamanda kadınların Milli Mücadele'ye bağlılıklarını ilan ettiği tarihi bir dayanışma toplantısıydı.

Bu toplantıda yapılan ateşli bir konuşmada şu ifadeler yer alıyordu:

“Haydi Analar! Kadınlar! El ele verelim. Vatanın kurtulması için üstümüze düşen işi yapmaktan çekinmeyelim. Kadınları vatan uğrunda, cihad yolunda uğraşan bir milletin necat bulacağı, geleceği yaşayacağı şüphesizdir. Memleketin büyüklerinden otuz kırk kişiden mürekkep Müdafaa-ı Vatan Gazi Kadınlar Cemiyeti teşekkül etmiştir. Bütün Bolu halkını bu cemiyete üye olmaya çağırıyorum.”

Bursa'nın işgal edilmesi Bolulu kadınların sabrını taşırdı. Mutasarrıflığa verdikleri dilekçede çok sert bir çağrıda bulundular. Eğer erkekler görevini yapmıyorsa, kendilerinin cepheye gitmeye hazır olduğunu söylediler. Silah verilmesini ve cepheye gönderilmeyi istediler.

Cemiyet, cephedeki askerler için malzeme de topluyordu. Bir etkinlikte Bolu merkezde 10 bin, Gerede’de ise 4 bin çift eldiven hazırlanmıştı.

Her ne kadar cemiyet uzun ömürlü olmasa da, bıraktığı miras büyük oldu. Bolulu kadınlar daha sonra çalışmalarını Hilal-i Ahmer Kadınlar Şubesi bünyesinde sürdürdü.

Milli Mücadele'nin kazanılmasında Bolulu kadınların cesareti, fedakârlığı ve vatan sevgisi önemli bir rol oynadı. Özellikle 1920 yılında Bolu’da, TBMM’ye karşı yaşanan ayaklanmalar karşısında gösterdikleri duruş, bağımsızlık mücadelesinin en anlamlı örneklerinden biri olarak tarihe geçti.

Muhabir: Oğuzhan Eke