Kurum ve kuruluşlar tarafından açılan stantlarda tas kebabı, su böreği, pide, ekmek ve gözleme gibi Bolu mutfağının öne çıkan lezzetleri tanıtıldı. Vatandaşlar hem yöresel ürünleri tatma fırsatı buldu hem de gastronomi kültürüne dair bilgiler aldı.
Programda konuşan Bolu Valisi Abdulaziz Aydın, Türk mutfağının köklü geçmişine vurgu yaparak şu ifadeleri kullandı: “Türk Mutfağı Haftası vesilesiyle sizlerle bir arada bulunmaktan büyük memnuniyet duyuyorum. Mutfak kültürü; bir milletin tarihini, yaşam biçimini, geleneklerini ve medeniyet anlayışını nesilden nesile taşıyan en önemli kültürel miraslardan biridir. Türk mutfağı ise Orta Asya’dan Anadolu’ya uzanan kadim yolculuğunda farklı coğrafyaların birikimini ve kültürel zenginliğimizi harmanlayarak dünyanın en seçkin mutfakları arasında yerini almıştır. Anadolu’nun bereketli topraklarında şekillenen mutfağımız; paylaşmanın, dayanışmanın ve misafirperverliğin en güçlü yansımalarından biridir.”dedi.

İl Kültür ve Turizm Müdürü İbrahim Emre Gürsoy ise Türk Mutfağı Haftası’nın bu yıl beşinci kez kutlandığını belirterek, Bolu’nun gastronomi alanında önemli adımlar attığını söyledi. Gürsoy, “Cumhurbaşkanlığımız himayelerinde gerçekleştirilen Türk Mutfağı Haftası bugün Türkiye’nin ve dünyanın birçok noktasında kutlanıyor. Bolu olarak en kapsamlı etkinliklerden birini düzenlemekten gurur duyuyoruz. Gastronomi olmadan turizm olmaz. Sayın Valimizin himayelerinde altyapı çalışmalarımızı sürdürüyor, alanında uzman şeflerden destek alıyoruz. Bolu’nun gastronomide hak ettiği yere ulaşması için çalışmalarımıza devam edeceğiz.” dedi.
Bolu Belediyesi Başkan Yardımcısı Rasim Özdemir de Bolu’nun aşçılarıyla Türkiye genelinde tanındığını ifade ederek, “Türkiye’nin neresine giderseniz gidin ilk akla gelen yerlerden biri Bolu’dur. Osmanlı mutfağından bugüne aşçılarımızın ünü sürüyor. İnsanlar tatile gittiklerinde bile önce aşçının memleketini soruyor. Bu bizim için büyük bir gurur kaynağı.” şeklinde konuştu.
Dr. Öğr. Üyesi Esat Özatay, ise coğrafi işaretli ürünlerin korunmasının önemine dikkat çekerek, “Yöresel ürünlerimizin dünyaya tanıtılması ve geleneksel reçetelerimizin aslına uygun şekilde modern gastronomide yer bulması en önemli görevlerimizden biridir. Çiftçilerimizden şeflerimize, akademisyenlerden tüm gastronomi paydaşlarına kadar emek veren herkese teşekkür ediyorum. Bu köklü mirası hep birlikte yaşatalım.” ifadelerini kullandı.





