(ÖZEL HABER: EMRAH SAĞIT) -Son dönemde akran zorbalığı vakalarında yaşanan artış ve şiddet içerikli oyunların etkileri, ailelerin endişesini artırdı. Bu kapsamda alınan kararla 15 yaş altı bireylerin sosyal medya kullanımı sınırlandırıldı. Konuya ilişkin açıklama yapan Uzman Psikolojik Danışman Elif Toylan, bu uygulamanın bir yasak olarak değil, çocukların gelişimini korumaya yönelik bir adım olarak görülmesi gerektiğini söyledi.

“Bu bir yasak değil, koruma kalkanı”
Bunu bir yasak olarak görmememiz gerektiğini söyleyen Uzman Psikolojik Danışman Elif Toylan, “Bunu bir yasak olarak değil, bir koruma kalkanı olarak değerlendirmek gerekir. 15 yaş altı dönem, beyin gelişiminde dürtü kontrolü ve öz denetiminin henüz tam oturmadığı bir evredir. Sosyal medyanın ödül mekanizmaları, bu yaş grubu için fazla uyarıcı olabiliyor. Yasaktan ziyade, çocuğun bilişsel olgunluğuna uygun bir dijital çevre sunulması pedagojik olarak daha sağlıklı bir zemin hazırlar” dedi.

“Oyunlara meraklı olan gençlerimiz çok oluyor”
Çocukların dijital oyunlara olan ilgisine dikkat çeken Toylan, “Özellikle oyunlara meraklı olan gençlerimiz çok oluyor. Ancak burada amacımız, bir ‘yasak meyve’ algısı oluşturmak değildir. Çünkü bu yaşta öğrencilerimizin, çocuklarımızın ve kardeşlerimizin merakı ile gizli olanı açığa çıkarma istekleri yüksek olabiliyor. Bu noktada önemli olan, bu yaş grubundaki bireylere, seviyelerine uygun şekilde hangi oyunların onlar için daha güvenli olduğuna dair bir bilinç kazandırabilmektir. Aynı zamanda ebeveynlerin de bu süreci kontrollü bir şekilde yöneterek çocuklara sunmaları gerekir. Ebeveyn olarak ilk görevimiz, onlar için neyin doğru olduğunu ve bu yasağın ya da kısıtlamanın daha çok güvenlik amaçlı olduğunu anlatabilmektir. Ayrıca çocukların yaşadıkları durumları gelip ebeveynleriyle paylaşabileceklerini bilmeleri için sağlıklı bir iletişim ortamı oluşturulmalıdır” diye konuştu.

“Sürekli değişkenlere ve uyaranlara maruz kalıyoruz”
Çocukların çok sayıda uyarana maruz kaldığını belirten Elif Toylan, ebeveyn rehberliğinin önemine dikkat çekerek, “Sürekli olarak farklı değişkenlere ve uyaranlara maruz kalıyoruz. İstemeden de olsa bilinçaltımızda bazı düşünceler yerleşebilir. Bunun olumlu ya da olumsuz olduğuna dair net bir yargıdan söz etmek zor. Ancak burada da önemli olan, çocuk için neyin doğru ve güvenli olduğunun ebeveynleri tarafından sağlıklı bir şekilde aktarılmasıdır” ifadelerine yer verdi.

Muhabir: EMRAH SAĞIT