Sıcak bir kış geçirmek için alışverişler başladı. Ancak geçen yıla kıyasla yoğunluk düşük. Sebebi de cep yakan fiyatlar…

Haber: Ebru Buket Dönmez

Kış geldi, çattı. Malum Bolu’nun soğuğu da bir başka oluyor. Vatandaşlar da kışı sıcak geçirmek için mont, bot, atkı, bere alışverişine başladı.

Ekonomiden dolayı geçen yıla kıyasla alışverişlerde Kasım-Aralık ayında olması gereken yoğunluğun olmadığı gözlemlenirken botların fiyatları tabir yerindeyse ayak kaydırıyor, montların fiyatları ise buz kestiriyor. Botlar 400 liradan başlıyor bin 200 liraya kadar çıkıyor. Montlar ise 600 ila 1000 lira arasında değişiyor.

Ayakkabı satıcısı Süleyman Şahin bot alırken “su geçirmez” ibaresine dikkat edilmesi gerektiğini söylerken, mont için ise içi kürklü modellerin tercih edilmesi gerektiğinin altı çizildi. Atkı, bere gibi ürünlerin ise koklanarak alınması gerektiğini söyleyen Niyazi Sarıoğlu, petrol kokan ürünlerin kanserojen etkisi olmasından dolayı uzak durulması gerektiğini vurguladı.

“MUTLAKA SU ALMAZ İBARESİ OLMASI GEREKİYOR”

Ayakkabıcı Süleyman Şahin, 45 yıldır bu işle uğraştığını altını çizerek bot alırken dikkat edilmesi gereken hususları anlattı; “Botlar su alan ve almayan olarak iki kısma ayrılıyor. Müşterimiz daha çok bize sormadan su alan botlardan tercih ediyor. Sonra “su aldı” şikayeti oluyor. Mutlaka üzerinde su almaz ibaresi olması gerekiyor. Müşterimizin öncelikle buna dikkat etmesi lazım. Biz burada müşteriyi aydınlatmaya çalışıyoruz ama müşteriden gelen taleplere göre bunu söylüyoruz. Ama müşteri ben bunun su geçirmesini istemiyorum dediği zaman su geçirmez botlarımızı sunuyoruz. Deri botlarımız 900 ile bin 200 lira arası, bir de deri olmayan suni botlarımız var, onlar da 600 ile 800 lira arasında değişiyor.”

“BUZDA HER AYAKKABI KAYIYOR”

Şahin, kar yağdığında kaymamak için dişli botlar tercih edilmesi gerektiğini söyleyerek, “Kayma ile elimizde hiçbir veri yok. Mutlaka kauçuğun biraz daha fazla olması lazım. Buzda her şey kayıyor. Sadece dağcı botları hariç. Onun dışında her şey kayar. Ama ıslak zeminde daha çok kauçuk miktarının yoğun olduğu yani daha dişli olanlar ıslakta daha tutucu oluyor. Dişli olan botlar ıslak zeminde tutucu oluyor.” diye konuştu.

“ARTIK HERKES İHTİYACA BİNAEN ALIYOR”

Süleyman Şahin yoğunluk ve enflasyonun etkisinden bahsederek, “Havalar güzel olduğu zaman kimse pek almıyor. Böyle yağışlı ya da yağmurlu, karlı olduğu zaman yoğunluk yaşıyoruz. Artık herkes ihtiyaca binaen alıyor. Bize tadilat yönünde gelen yok ama daha çok herkes yeni almak istiyor. Bu konuda özellikle çocuklar ön planda. Çocuklar büyüyor malumunuz. Belki yetişkinler fedakarlık yapıyor ama çocuklara öncelik tanınıyor tabi. Ama ben çok tamir yapıldığına inanmıyorum. İnsanlar yine alıyor bir şekilde.” ifadelerine yer verdi.

SU İTİCİ İLE SU ALMAZ AYRIMINDAN BAHSETTİ

Şahin, su itici ve su almaz ayrımını anlatarak, “bir su itici var bir de waterproof su almaz var. Fakat tüketicinin şunu bilmesi lazım; bunların saat ile derdi var. Yani 3-4 saat arasıdır. Özellikle kar suyu çok oksitli olduğu için daha emici oluyor. Evlerde akmayan çatılar akıyor. Bu tarz ayakkabılarda en fazla 3 ile 4 saat suya dayanabilir. Bir de gorateks var ama o çok pahalı bir kumaş. Uzay çalışmalarında çalışılan bir kumaş. Onun saatle ilgili sorunu yok, istediği kadar suda kalabilir. Ama tabi malzemesi çok pahalı olduğu için waterproof 1000 Türk Lirası ama gorateks kullanırsanız 2500 Türk Lirası. Tüketicilerin buna da dikkat etmesi gerekiyor. Birde kaynaklama sistemi var. Özellikle merserize çoraplarda nem yapıyor. Müşteri su aldığını sanıyor. Aslında ayak terliyor. Ama kontrol edip de alırsa bunu kendi bile evde suyu geçirip geçirmediğini anlayabilir. Nem sadece terden kaynaklanıyor. Bunun da dip not olarak bilgisini verelim.” şeklinde konuştu.

“MÜŞTERİ ÜRÜNÜ KOKLAYARAK ALSIN”

Yukarıçarşıda esnaflık yapan Niyazi Sarıoğlu, bere, atkı gibi ürünler alırken petrol kokmamasına dikkat edilmesi gerektiğini söyleyerek, “30 yıldır bu işi yapmaktayım. Yerli malı olmasına dikkat edelim. Bir de fiyatlar geçen yılın 2 katı diyelim. Geçen sene 10 liraya aldıysan bir ürünü bu sene 20 lira. Müşteri alırken ürünü koklasın. Petrol ürünü kokuyorsa almasın. Ürünün içinde kanserojen madde olabilir. Etkisi olabilir. Çocuklara yazıktır. Bir de ürünün polarlı olmasına dikkat ederlerse bunlar daha sıcak tutar. Eğer çocuk üşümüyorsa da penye ürünlerimiz var. Penye ve pamuklu, bu tarz ürünleri tercih edebilirler. Öncelikli olarak yerli malını tercih ediyoruz. Türk malı olsun.”

Muhabir: TE Bilisim