Bolu Belediyesi'nde yürütülen yolsuzluk, rüşvet ve irtikap soruşturması kapsamında görevden uzaklaştırılarak tutuklanan Belediye Başkanı Tanju Özcan'ın da aralarında bulunduğu 19 sanığın yargılanmasına başlandı. Duruşma öncesi açıklamalarda bulunan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, Özcan'ın Sincan'da tutuklu bulunmasına ve alınan yoğun güvenlik önlemlerine tepki gösterdi.
CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın şu ifadelere yer verdi;
"Bolu Belediye Başkanı neden 180 kilometre ötede, Sincan'da tutuluyor?"
“Bugün sevgili Tanju Özcan Başkanımızın yargılanmasına başlandığı bir mahkemenin önündeyiz. 28 Şubat tarihinde, biliyorsunuz, gözaltına alınmıştı. Demek ki gözaltı ve tutukluluk sürecinde dört ayı geride bıraktık. Bolu Belediye Başkanı, ikametgâhı Bolu'da olan, ailesi Bolu'da olan bir insan, avukatları Bolu'da olan bir insan gözaltı ve tutukluluk sonrası neden Sincan Cezaevi'ne götürüldü ve neden Sincan'da tutuluyor? Bu yüzlerce sayfa iddianamenin savunmasının hazırlanması için avukatlarına bir taraftan yük oluştururken diğer taraftan ailesinin kendisini görmesinin zorlaştırılması ve Tanju Özcan'ın memleketi yerine 180 kilometre ötede tutulması, bir adil yargılanma ihlalidir diye değerlendiriyoruz”
"Bu kadar güvenlik önlemine ne gerek var?"
“Bakın hemen arkamızda bir bariyer seti var, oradan geliyorsunuz ikinci bir bariyer seti, üçüncü bir bariyer seti... Evet, bütün basın mensupları burada. Burada bir tek güvenlik sorunu var mı? Bir tek taşkınlık yapan kimse var mı? Bu kadar güvenlik görevlisine ve bu kadar güvenlik önlemine ne gerek var? Bunu da sizlerin takdirine sunarım. Sabahleyin avukatların ve yurttaşların girişine çeşitli sınırlamalar getirildi. İnsanlar zamanında duruşmaya giremediler. Vekâletnamesi olan avukatlar içeri alındı, vekâletnamesi olmayan avukatlar ziyaretçi sıfatıyla içeriye daha sonra alındılar. Bütün bunların doğru uygulamalar olmadığını ifade ediyorum. Yalnızca bir siyasetçi değil, aynı zamanda uzun yıllara dayalı ceza hukuku pratiği olan bir avukat arkadaşınız olarak da bunları ifade etmek istiyorum: Adil yargılanma her şeyin başıdır”
"Tutuklu yargılanmasını gerektirir bir şey var mı?
“Şimdi gelelim Tanju Başkan'ın durumuna. Evet, burada kendisi altı konuyla suçlanıyor ve buralardan dolayı yargılanıyor. Acaba tutuklanmasını gerektirir bir şey var mıydı? Acaba tutuklu yargılanmasını gerektirir bir şey var mı? Bakın, soyut, yuvarlak, yere basmayan cümleler kurmayacağım; teker teker anlatacağım”
"İyi niyetle başlamış bir şey... suç bunun neresinde?"
“Bir kurban bağışı alınmış; 36 kişiden, toplamı 850.000 lira. Sonra bunun izni alınamadığı için kurbanlar kesilememiş ve toplanan kurban bağışları sahiplerine iade edilmiş. Nedir burada suç olan? İyi niyetle başlamış bir şey, valilikten izin alınamadığı için yapılamamış ve paralar iade edilmiş. Bundan dolayı Tanju Özcan yargılanıyor”
"İddia nerede, gerçeklik nerede?"
“Burada kadın hastanesini yapmak için ihale kazanmış bir firma, belediyenin şirketinden beton almak istiyor ve iddia o ki beton fiyatında anlaşamıyorlar. İddia o ki Tanju Özcan firmaya, "Sana ne burada beton santrali kurdururum ne de o inşaatı yaptırırım." diyor. Peki şu anda o firma burada beton santralini kurmuş mu? Evet, kurmuş. Şu anda o firma burada kadın doğum hastanesinin inşaatını sürdürüyor mu? Sürdürüyor. İddia nerede, gerçeklik nerede? Bu nedenle mi Bolu Belediye Başkanı tutuklu?”
"Şikâyetçi olan kimse var mı? Hayır, hiç kimse yok"
“Arkadaşlar, burada üç harfli marketlerden, onların reklamını yapması karşılığında sözleşmesel bir ilişkiyle para alınıyor ve bu parayla 528 öğrenciye burs veriliyor. Öğrenciler eğer lise öğrencisiyse 1.500 TL, üniversite öğrencisiyse 3.500 TL burs veriliyor. Peki bu üç harfli marketlerden şikâyetçi olan kimse var mı? Hayır, hiç kimse yok. Sorun ne? İktidarın trolleri sürekli şunu yazıyorlar: "O kadar para toplanmış, o paranın %10'u, %15'i kadar burs verilmiş." Evet, çünkü BOLSEV Vakfı'nın tek işi öğrenci bursu vermek değil. Aynı zamanda engellilere yardım ediyor, yoksullara sosyal yardımlarda bulunuyor ve bir huzurevi yapıyor”
"Bu ilişkiye Tanju başkan ve ekibi bulaştırılmaya çalışılıyor"
“Ruhsat yasal engele takılıyor ve firma sahibi bir aracı ile irtibata geçiyor. O aracının belediyeyle ve Tanju Başkan'la hiçbir alakası yok. BOLSEV Vakfı'na ya da başka birine giren bir para da yok. Yani firmayla bir şahıs arasında bir ilişki var; bu ilişkiye Tanju Başkan ve ekibi bulaştırılmaya çalışılıyor”
"Suç üretme çabası beyhude"
“Cumhuriyet Parkı'nı yapmış vatandaş hak edişlerini zamanında alamamış, ancak bağış yaparak hak edişlerini almış iddiası. Bunu sağlamanın yolu nedir? Geçmişte hak edişlerinde bir aksama olmuş mu? Sözü edilen bağış sonrası hak edişleri hızlıca ilerlemiş mi? Görülüyor ki geçmişte de hak edişlerde bir sorun yok, bağıştan sonra da anormal bir durum yok. Dolayısıyla bütün buralardan bir suç üretme çabası beyhude”
"Belediyenin engellediği bir ruhsat işlemi yok"
“Nihayet bir müteahhit bir proje yapıyor ve projeye ruhsat alamıyor. Bugün benim de izlediğim dava içeriğinden anlaşılıyor ki aslında o inşaat, dere yatağına yapılmak isteniyor ve DSİ oraya müktesebatı uyarınca izin vermiyor, gerekli yazıyı göndermiyor. Dolayısıyla bu inşaat ruhsat alamıyor. Yani belediyenin engellediği bir ruhsat işlemi yok; DSİ'den kaynaklanan, DSİ'nin de bence haklı bir işleminden kaynaklanan ruhsat alamama durumu var”
"Bolu Belediyesi hallaç pamuğu gibi atıldı"
“İşte arkadaşlar, hepsi bu. "Altı ayrı konudan dolayı yargılama yapıyorum." diyor hâkim bey, altı ayrı konunun özeti budur. Bu nedenle Bolu Belediyesi hallaç pamuğu gibi atıldı; belediye başkanı, yardımcıları, meclis üyeleri dört aydır tutuklu ve Bolu'da olağanüstü bir durum yaratılmaya çalışılıyor”
"Adliye koridorlarından siyaset dizayn edilemez"
"Ama sokağa çıkıyoruz ve geziyoruz; Bolu'da Tanju Özcan'a, Cumhuriyet Halk Partisi'ne, belediye meclis üyelerine karşı güvende bir gram eksiklik yok. Siyaseti meydanlarda, halkın rızasını kazanarak yapacaksınız. Her zaman söylediğimizi burada da bitirerek söyleyelim: Adliye koridorlarından, mahkeme salonlarından siyaset dizayn edilemez; edilemeyeceğini de er geç göreceksiniz” ifadelerine yer verdi.




