Törende konuşan Semercioğlu, merhum hayırsever iş insanı İzzet Baysal’ın Bolu’ya ve Türkiye’ye bıraktığı eserlerin yalnızca fiziki yatırımlarla sınırlı olmadığını, onun insan sevgisi ve paylaşım anlayışının nesiller boyunca yaşamaya devam edeceğini ifade etti.
Semercioğlu konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Bugün burada, Bolu’nun gönlünde silinmez izler bırakan büyük bir insanı; çalışkanlığı, vatan sevgisi, hayırseverliği ve insanlığa adanmış örnek yaşamıyla hepimize ilham olan merhum İzzet Baysal’ı anmak ve ona duyduğumuz minneti ifade etmek için bir araya gelmiş bulunuyoruz.
İzzet Baysal yalnızca bir sanayici değildir. O, cumhuriyetimizin yetiştirdiği örnek bir yurtsever, eğitime ve insanlığa gönül vermiş büyük bir hayırseverdir. Hayatı boyunca ‘benim servetim milletime aittir’ anlayışıyla hareket etmiş; kazandığını memleketiyle, insanıyla ve geleceğimiz olan gençlerimizle paylaşmıştır.
Bugün Bolu’ya baktığımızda; okullarda, hastanelerde, eğitim yuvalarında, üniversite kampüslerinde ve nice hizmet eserinde onun emeğini, sevgisini ve vizyonunu görmekteyiz. İzzet Baysal’ın adı yalnızca binalarda değil; gönüllerde, dualarda ve yetişen nesillerin umutlarında yaşamaktadır.
Kurucusu olduğu vakıf ve üniversite aracılığıyla binlerce gencin eğitim hayatına dokunan İzzet Baysal, toplumsal dayanışmanın, paylaşmanın ve insan sevgisinin en güzel örneklerinden birini bizlere miras bırakmıştır. Devlet Üstün Hizmet Madalyası ile onurlandırılan bu büyük insan, aslında en büyük ödülü halkının sevgisiyle kazanmıştır.
Bugün gerçekleştirdiğimiz 37’nci İzzet Baysal Şükran Günleri, sadece bir anma programı değildir. Bu anlamlı günler; vefanın, kadirşinaslığın ve toplumsal birlik ruhunun en güçlü göstergesidir. Çünkü milletler, kendilerine değer katan insanları unutmadıkları sürece güçlü kalırlar.
Bizlere düşen en büyük görev; İzzet Baysal’ın çalışkanlık, dürüstlük, üretkenlik ve paylaşma anlayışını gelecek kuşaklara aktarmaktır. Özellikle gençlerimizin onun hayatından ilham alarak; ülkesine, milletine ve insanlığa faydalı bireyler olarak yetişmesi en büyük temennimizdir.
Bu vesileyle; merhum İzzet Baysal’ı rahmet, minnet ve şükranla anıyor, onun aziz hatırası önünde saygıyla eğiliyorum. Başta İzzet Baysal Vakfı olmak üzere, bu anlamlı organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür ediyor; birlik, beraberlik ve dayanışma içerisinde nice şükran günlerinde buluşmayı diliyorum.
Ruhu şad olsun.”





