Furkan Özübek, “TÜİK tarafından açıklanan 2026 yılı şubat ayı enflasyon verileri, ocak ayında ortaya çıkan olumsuz tabloyu teyit etmiş; milyonlarca memur ve emeklinin yaşadığı ekonomik daralmanın giderek derinleştiğini bir kez daha göstermiştir” dedi.

Resmî verilere göre ocak ayında mal ve hizmet fiyatlarının ortalama yüzde 2,96 oranında arttığını, iki aylık enflasyonun ise yüzde 7,9 seviyesine ulaştığını ifade eden Özübek, daha yılın başında 2026 için hedeflenen yüzde 16’lık enflasyonun yarısına yaklaşıldığını vurguladı. Özübek, “Bu gelişme, enflasyon hedeflerinin gerçekleşme ihtimalinin zayıfladığını ve mevcut ekonomik politikaların dar ve sabit gelirli kesimleri korumakta yetersiz kaldığını açıkça ortaya koymaktadır” diye konuştu.

Ocak ayında memur ve emeklilere altı ay için yüzde 11 oranında maaş artışı yapıldığını ve ayrıca brüt 1000 TL seyyanen ödeme verildiğini hatırlatan Özübek, ilk iki ayda oluşan yüzde 7,96’lık enflasyonun yapılan artışın önemli bir bölümünü daha baştan ortadan kaldırdığını söyledi. Özübek, “Maaşlar daha cebe girmeden erimiş, verilen artış kısa sürede etkisini kaybetmiştir” ifadelerini kullandı.

Ocak ve şubat aylarında gerçekleşen yüksek enflasyonun milyonlarca kamu çalışanı ve emekli için küçülen hane bütçeleri, artan borç yükü ve ağırlaşan geçim şartları anlamına geldiğini belirten Özübek, aileleriyle birlikte sayıları 25 milyona yaklaşan geniş bir kesimin alım gücünün sürekli düşmesinin sosyal dengeyi tehdit ettiğini dile getirdi. Özübek, “Artan hayat pahalılığı karşısında gelirlerin aynı hızla korunamaması kabul edilemez” dedi.

Yılbaşında yaptıkları değerlendirmeleri hatırlatan Özübek, memur ve emekli maaşlarının ekonomik gerçeklikler dikkate alınarak yeniden düzenlenmemesi hâlinde adil ve sürdürülebilir bir ücret politikasının mümkün olmayacağını ifade ettiklerini söyledi. Özübek, “Bugün sadece iki aylık enflasyonun altı ay için yapılan maaş artışının büyük bölümünü silip süpürmesi ve enflasyon hedefini ulaşılabilir olmaktan çıkarması, kamu çalışanlarının gelir politikasında acil bir düzenleme yapılması gerektiğini göstermektedir” şeklinde konuştu.

Enflasyonla mücadele adı altında dar ve sabit gelirli kesimlerin alım gücünün aşındırılmasının ne sosyal adaletle ne de hakkaniyetle bağdaşmadığını vurgulayan Özübek, memur ve emeklilerin ekonomik büyümeden hak ettiği payı alamadığını söyledi. Özübek, “Enflasyon yükseldiğinde de ilk kaybeden kesim memur ve emekliler olmaktadır. Türkiye Kamu-Sen’e göre adalet; refah dönemlerinde gelirin, zor dönemlerde ise yükün adil biçimde paylaşılmasını gerektirir” dedi.

Taleplerini de net bir şekilde ortaya koyan Özübek, memurlara acilen ek zam yapılması gerektiğini belirtti. Özübek, “Bu artış refah payı ile desteklenmelidir. Önümüzdeki aydan itibaren gerçekleşen enflasyon doğrudan memur ve emekli maaşlarına yansıtılmalıdır” ifadelerini kullandı.

Bu düzenlemeler yapılmadığı takdirde 2026 yılının memur ve emekliler açısından ekonomik açıdan en zor ve en yıpratıcı yıllardan biri olacağını dile getiren Özübek, yetkililere çağrıda bulundu. Furkan Özübek, “Maaşları enflasyon karşısında sürekli değer kaybeden kamu çalışanları ve emekliler için adil bir karar gecikmeden alınmalıdır. Türkiye Kamu-Sen olarak kamu görevlilerinin hakkını savunmaya, emeğin itibarını korumaya ve adalet talebimizi kararlılıkla dile getirmeye devam edeceğiz” dedi.

Muhabir: SELDA SELİN ÖZBAY