İslam dininde borçlu ve alacaklıların hakları kadar sorumlulukları da büyük önem taşıyor. Borcunu ödemeyen kişilerin mallarına haciz uygulanmasına belirli şartlarda izin verilirken, bu malların satışında dikkat edilmesi gereken kurallar bulunuyor. Özellikle icradan satışa çıkarılan malların değerinin çok altında satın alınması ve borçlunun zor durumundan kazanç sağlanması konusunda önemli uyarılar yapılıyor. Halk arasında sıkça kullanılan "Ağlayanın malı gülene kâr etmez" sözü de bu hassasiyeti ortaya koyuyor.
“BİR SORUMLULUK OLARAK YÜKLEMİŞ”
Bolu İl Müftülüğü Uzman Fetva Vaizi Zekeriya Taşkın, icralık malın nasıl alınması gerektiği, alırken nelere dikkat edilmesi gerektiği ve İslam’daki yeri hakkında detaylı bilgi verdi.
Uzman Vaiz Taşkın, İslamiyet’te hem borçlunun hem de alacaklının haklarının korunduğunu belirterek, “Dinimiz İslam, ticaret içerisinde alacaklının ve borçlunun hem haklarına hem sorumluluklarına vurgu yapmıştır. Bu anlamda alacaklı olan kimsenin, borçlunun borcunu ödemesi konusunda yardımcı olmasını ona bir sorumluluk olarak yüklemiş, borçlunun da bir an önce bu borcunu ödemek için bir gayret içerisinde olması gerektiğini de bir sorumluluk olarak borçluya yüklemiştir” dedi.
“BORÇLUNUN HACZEDİLMESİNE DE DİNİMİZ MÜSAADE ETMİŞTİR”
İslam tarihinde mal haczetmenin örneklerinin olduğunu belirten Taşkın, “Ancak şimdi burada bir problem yaşandığında, yani borçlu borcunu ödemediğinde, alacaklı mağdur hâle geldiğinde, alacaklının mağduriyetini ortadan kaldırmak için gerektiğinde borçlunun haczedilmesine de dinimiz müsaade etmiştir. Bu noktada Peygamberimiz Aleyhissalâtü vesselâm Muaz bin Cebel isimli sahabenin borcundan dolayı malını haczedip alacaklılara o haczedilen malı borcuna karşılık verdiğini biliyoruz. Hz. Ömer'in de bir halife olarak, bir devlet otoritesi olarak bu şekilde borçlarını ödemeyenlerin mallarını alacaklılara borcuna karşılık verdiğini biliyoruz” diye konuştu.
“ÇOK DÜŞÜK BİR FİYATA ALMA GİRİŞİMİNDE BULUNMAMALILAR”
Hacizli mal alınırken fiyatına dikkat edilmesi gerektiğini belirten Taşkın, “Bu noktada dikkat edilmesi gereken birtakım kuralları koymuştur dinimiz. Birincisi, bu haczedilen malı alacak olan kişiler bunu karşı taraftaki borçlunun mağduriyetinden faydalanarak çok düşük bir fiyata alma girişiminde bulunmamalılar. Bu ahlaken ve fıkhen uygun görülmeyen bir şey” ifadelerini kullandı.
“UYGUN BİR ŞEKİLDE BU MALI ALMAYA ÇALIŞMALIDIR”
Malın alımı sırasında hile yapılmaması gerektiğinin altını çizen Taşkın, “İkincisi, bu malın icra sürecinde bu mal nasıl, eee hangi kurallara göre, hangi kurumlar tarafından icra sürecinde nasıl bir süreç içerisinde satımı yapılıyorsa buraya ‘bu mal bana kalsın’ ya da ‘daha ucuza alayım’ şeklinde bir müdahalede bulunmadan usulüne uygun bir şekilde bu malı almaya çalışmalıdır. Bunlara uyulduğunda gerektiğinde kişiler isterlerse bu haczedilen malları bu şekilde alabilirler” açıklamasını yaptı.
“AĞLAYANIN MALI GÜLENE KAR ETMEZ”
Taşkın, icralık mallar üzerinden fırsatçılık yapmanın uygun olmadığını belirterek, şu ifadeleri kullandı:
“Bunlara uyulmadığında ise bizim toplumumuz da bunu çok güzel özümsemiş ve ifade etmiştir; bunlara uyulmadan kişinin mağduriyetinden faydalanarak çok düşük fiyatlara almaya çalışmak ya da bu işi artık genel bir meslek haline getirip işte bu tarz mağdur kişileri, kollayıp bunların mağduriyetinden para kazanmaya çalışmak gibi şeyler hem ahlaken hem fıkhen uygun görülmeyen şeylerdir. İşte bu noktada kültürümüzde ‘ağlayanın malı gülene kar etmez’ diye aslında bu hassasiyeti ifade etmişlerdir.”





