Grand Kartal Otel yangında abisini ve 2 yeğenini kaybeden Doruk Sarıtaş, "Çekirdek ailemin yarısını katlettiler. Yaşantımıza devam etmeye çalışıyoruz. Eğer buna yaşantı denirse" dedi.
Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmaların 4. günü başladı. Yangında abisi Yılmaz Sarıtaş ile yeğenleri Nehir ve Doruk Sarıtaş'ı kaybeden Çiğdem Sarıtaş da duruşmaları yakından takip ediyor.
"Buna yaşantı denirse"
Sarıtaş, hayatlarının olumsuz yönde etkilendiğini belirterek, "Altı aydır, sadece nefes alarak yaşıyoruz. Aslında bütün yaşantımız bizim de o yangının olduğu gün bitti. Çünkü ailemiz yarım kaldı. Çekirdek ailemin yarısını katlettiler. Kalan yarısı annem ve babam, ben onlar da ben de kronik hasta olarak zaten yaşantımıza devam etmeye çalışıyoruz. Eğer buna yaşantı denirse" dedi.
"Ayrıcalıklı misafirlerini kurtardılar"
Sarıtaş, otelde öncelikli misafirlerin ve arabaların kurtarıldığını belirterek, "Biz Ankara'da yaşıyoruz. Ankara'dan geldik mücadelemiz boyunca işte akrabalarımız, arkadaşlarımız da bizim yanımızda oldular. Devam edeceğiz, takibe devam edeceğiz. Olası kasıtla yargılanmalarını istiyoruz. Çünkü bu bir katliam. Bu deprem gibi trafik kazası gibi anlık olup biten bir olay değil. Yangın uzmanlarının söylediği gibi 8 ila 10 dakika altın zaman denilen insanların tahliyesinin kolaylıkla yapılabileceği bir zaman dilimi vardı ve bu zaman dilimini değerlendirmediler. Arabaları çektiler. Kendilerini bilirkişi raporunda da söylenildiği üzere işte ayrıcalıklı misafirlerini kurtardılar. Bizim canlarımızı umursamadılar. Tahliye yapılabilecek bir şeyken onu bile yapmadılar. Zaten yangına dair hiçbir önlemini almadılar. Almadıklarını bildikleri halde insanları da uyandırmadılar. Bu zaten olasılık kasıta giriyor" diye konuştu.
"Kültür ve Turizm Bakanlığının yetkililerin yargılanması gerekiyor"
Sarıtaş, davanın genişletilmesi gerektiğini belirterek, "Şimdi bazı HTS kayıtları üzerinden devam etmeli. Çünkü ilk aramalar işte o HTS kayıtları çalışan onların birbirine haber vermesi, yönetim kurulunu araması. Bunlar önemli bir de benim nezdimde oradaki otoparktaki araçları kurtaranlar, onlar da gelmesi lazım. Diğer LPG iç tesisatı yapan personelin de gelmesi gerekiyor. Çünkü prosedüre uygun teçhizat döşenmemiş. Bunların da eklenmesi gerekiyor. Ayrıca il özel idaresi genel sekreteri, yardımcısı ve ruhsat denetleme eski ve yeni müdürünün söyledikleri gibi Kültür ve Turizm Bakanlığının yetkililerin de sorgulanması, yargılanması gerekiyor. Çünkü oteller, Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı denetleyecek kurum onlar. Buradan kaçış yok" ifadelerini kullandı.
"Şu an bunları konuşuyor olmayacaktık"
Sarıtaş, kurtarmaya imkan varken kimsenin kurtarılmadığını belirterek, "Dediğim gibi olası kısıtla yargılanmalarını istiyoruz. Çünkü burada göz göre göre gelen bir ölüm var. Hiçbirimiz kabullenemiyoruz. Saatlerce odada mahsur kalıp, sonrasında çıkamadılar. O zaman dilimini kullanmadıkları için çok kızgınım. Şu an bunların hiçbiri yaşanmıyor olabilirdi. Eğer ki işte yangını ilk gören dört kişi mutfak personeli. O ilk dördü yukarıdan aşağı bütün kapıları çalarak yangın var dışarı çıkın demiş olsalardı şu an bunları konuşuyor olmayacaktık" şeklinde konuştu.
"Kendimizi zor zapt ediyoruz"
Sarıtaş, mahkeme salonunda sanıkları gördüklerinde neler hissettiklerini anlattı:
"Aşırı stresliyiz bu konuda. Yani kendinizi zor zapt ediyoruz. Düşünsenize 78 cana mal olmuş katiller yanı başımızda. Sessiz kalarak ve metanetimizi koruyarak durmak çok zor."





