Bolu 1. Ağır Ceza Mahkemesinde, Grand Kartal Otel yangını faciasının davası görülmeye devam ediyor. Yangında torunu Eren Bağcı'yı kaybeden Aygül Bağcı, sanıkların ifadelerini dinlemek ve süreci takip etmek için Bolu'ya geldi.
"3 günlüğüne buraya gelmişti"
Torununun, kayak eğitmeni olarak tatil bölgesine geldiğini ifade eden Bağcı, "Torunum 15 yaşında ve gönüllü kayak eğitmeni olarak 3 günlüğüne buraya gelmişti. Geleceğin bilim adamı olmak için eğitilen o uğurda çaba sarf edilen bir çocuk. Onu bizim elimizden aldılar ve 36 çocuk da öyle. Ne yazık ki bu ülkenin geleceğini güzel şeyler katacak 36 çocuk..." dedi.
"Kaç insanın canına bedel oldu?"
Yangın çıktığında, otoparktaki arabaların kurtarılmasına tepki gösteren Bağcı, "İçeridekini ancak biz dışarıdan takip ettik. Burada otel yönetimi kesinlikle suçlu. Bilirkişi raporunu okudum. Ailece üzerinde çok konuştuk, tartıştık. Bunu ancak insana verseniz, der ki ya bu da olur mu? Hiçbir şeyin olmadığı bir otel hiçbir tane kurtarılmamış çocuklar. Aşağı inerken kapıları çalsalardı. Bu kadar mı zordu? O içerideki üç araba, dört araba, her neyse. Kaç insan canına bedel oldu? 78'i geri getiremeyiz ama 3 arabayı biz alırdık. Bunları düşünmeyen bir zihniyetin ben işte kaza oldu fikrini kabullenmiyorum. Hiç kimse de kabullenmiyor. Toplum kabullendi. Toplumun zihninde tek bir şey var. Bu ne biçim otel, bu ne biçim insan? Vicdanını yitirenler ordusuyla karşı karşıyayız" ifadelerini kullandı.
"Cezalandırılmasını istiyoruz"
Adil bir yargılama istediklerini belirten Bağcı, "Kasıtlı cinayet ne gerektiriyorsa adil olan bir şekilde onu bekleyeceğiz. Biz adil olmayan bir şey talep etmiyoruz ki. Biz bu kişilerin sorumlu her kimse o tesis sahibi şu, bu... Kimse onların hepsinin adil bir şekilde kanunların getirdiği cezalarla, cezalandırılmasını istiyoruz. Onun dışında bir şey istemiyoruz" diye konuştu.





