Yedigöller Gençlik Merkezi bünyesinde geçen yıl eylülde açılan hüsnühat kursu, geleneksel sanatın geleceğe taşınmasına katkı sağlıyor.

Yaklaşık 12 yıldır Bolu Halk Eğitimi Merkezi'nde eğitmenlik yapan hattat Güldane Ergin Can, yaşları 18 ile 63 arasında değişen kursiyerlere hüsnühat sanatının inceliklerini öğretiyor.

Kursiyerler, çalışmalarıyla sergi açarak geleneksel sanatın geleceğe taşınmasına katkı sağlamanın yanı sıra sosyalleşme imkanı da buluyor.

"Burası hepimizin ikinci evi gibi oldu"

İcazetli hattat Güldane Ergin Can, Milli Eğitim ile Gençlik ve Spor bakanlıklarının destekleriyle geçmişten günümüze taşınabildiğini söyledi.

Kursun her yaştan insanlara hitap ettiğini belirten Can, "Hüsnühat sanatı çocukluk hayatından gençliğe, yaşlılık dönemine kadar maddeden manaya kendini olgunlaştırmak isteyen herkesi kapsayacak derinlikli, incelikli bir sanattır. Bu yıl 70 öğrenciyle 72 eserden oluşan yıl sonu sergisi açtık. 2014 yılından bu yana öğrencilerimle pek çok projeye imza attık." diye konuştu.

Can, kursa ev hanımlarının yanı sıra doktor, öğretmen, hemşire gibi farklı mesleklere sahip kursiyerlerin katıldığını dile getirerek, kursta rik'a yazısının öğrenilmesinin ardından kamış kalem kullanımı, mürekkep hazırlama ve yazı adabı gibi temel eğitimlerin ardından sülüs yazıya geçildiğini anlattı.

Kursiyerlerin güzel çalışmalar ortaya çıkardığını kaydeden Can, "Evlerine asabilecekleri eserlerle onları taçlandırmaya çalışıyoruz. Hepsinin gözünde o ışık görülüyor. Kamış tutmaya, bu maneviyatı hissetmeye başladıktan sonra bir daha bırakmıyorlar. Hüsnühat sanatı zor, sabır ve sevgiyi gerektiren bir sanat." ifadelerini kullandı.

Can, kursta adeta aile ortamı yakaladıklarını belirterek, "Burası hepimizin ikinci evi gibi oldu. Herkes benimsedi. Ben de çocuklarımla geliyorum. Bazı kursiyerlerimiz de çocuklarını getiriyor. Bazen meşk akşamları yapıp birlikte hareket ediyoruz. Hiç kopmadığımız, çok güzel ortamımız oldu." dedi.

"Hat öğrenirken hayatı da öğreniyoruz"

Kursiyerlerden çocuk gelişimi ve işaret dili eğitmeni 43 yaşındaki Hatice Yiğit Yirmili de çocuğu küçük olduğu için çalışma imkanı bulamadığını, çocuğunun kreşe başlamasının ardından kendisine uğraş ararken kursa kayıt yaptırdığını söyledi.

Yirmili, ilk zamanlarda zorlandığını ancak zamanla büyük gelişim kaydettiğini anlatarak, geleneksel sanatı icra etmekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Daha önce bir sanat dalıyla ilgilenmediğini belirten Yirmili, "Çocuğumuz kreşe gitmediğinde onu getirebileceğimiz bir yer oldu. Burada dostluğumuz da pekişti. Birbirimizle konuşuyoruz, dertleşiyoruz. Hat öğrenirken hayatı da öğreniyoruz." dedi.

Emekli sağlık çalışanı 56 yaşındaki Nuh Mehmet Erdem ise yaklaşık 5 yıl önce başladığı hüsnühat çalışmalarını kurs bünyesinde sürdürdüğünü söyledi.

Kursun kendisine çok katkısı olduğunu dile getiren Erdem, "Emekli olduktan sonra bu sanata yoğunlaştım. Herkese tavsiye ediyorum, sabrı öğretiyor. Ben 'aşık' oldum diyebilirim. Yazmadan duramıyorum." ifadesini kullandı.

Erdem, kursa kendisinden önce kaydolan eşinin yoğun çalışma temposu nedeniyle devam edemediğini belirterek, "Sonra ben başladım. Eşimin bana büyük katkısı var. Belirli seviyeye geldim, kendimi daha da geliştirmek istiyorum." dedi.

"Hat aşkı bitmez tükenmez bir şey oldu"

Ev hanımı 33 yaşındaki Semra Tanrıverdi, Kahramanmaraş merkezli 2023'te meydana gelen depremlerin ardından Elbistan'dan Bolu'ya geldiklerini anlatarak, "Her musibetin bir nasihata dönüştüğüne eminim. O deprem Güldane Hoca'mla tanışmama, bu ortamı keşfetmeme vesile oldu. O günden bu yana hat aşkı bitmez tükenmez bir şey oldu. Bence hat sanatı insanın tamamen ruhunu dinlendiren, kalem, mürekkep, kağıt arasında geçen ruhani andır." diye konuştu.

Kaynak: AA