(HABER: SELDA SELİN ÖZBAY)-Soğuk havanın etkisiyle artan gribal enfeksiyonlar, vatandaşları hastalıklardan korunmak için doğal ve geleneksel lezzetlere yöneltti. Bu lezzetlerin başında ise Anadolu’nun kadim şifa kaynaklarından biri olan tarhana çorbası geliyor.

Bolu’da lokanta ve çorbacılarda kış mevsiminin gelmesiyle birlikte tarhana çorbasına olan talep gözle görülür şekilde arttı. Özellikle sabah ve akşam saatlerinde sıcak bir kâse tarhana içmek isteyen vatandaşlar, hem bağışıklıklarını güçlendirmek hem de içlerini ısıtmak için bu geleneksel çorbayı tercih ediyor.

İçeriğindeki yoğurt, un, sebzeler ve doğal fermantasyon süreci sayesinde adeta doğal antibiyotik görevi gören tarhana çorbası; soğuk algınlığı, grip ve boğaz enfeksiyonlarına karşı koruyucu etkisiyle biliniyor. Uzmanlar da kış aylarında bağışıklığı destekleyen geleneksel besinlerin tüketilmesini öneriyor.

BOLU SOFRALARINDA TARHANA GELENEĞİ
Bolu mutfağında önemli bir yere sahip olan tarhana çorbası, evlerde de sıklıkla kaynıyor. Birçok aile, yaz aylarında kendi tarhanasını hazırlayarak kış boyunca şifa kaynağı olarak tüketiyor. Bolu’da yaşayan vatandaşlar, tarhananın hem doyurucu hem de sağlıklı olması nedeniyle kış sofralarının vazgeçilmezi olduğunu belirtiyor.

ÇANKIRI’DAN BOLU’YA UZANAN ŞİFA
Anadolu’nun farklı bölgelerinde çeşitli tariflerle yapılan tarhana çorbası, Çankırı’da “Keloğlan çorbası” adıyla bilinirken, Bolu’da da benzer şekilde şifa kaynağı olarak görülüyor. Masallara konu olan bu çorba, geçmişten günümüze uzanan hikâyesiyle hem kültürel hem de sağlık açısından önemini koruyor.

Restoran işletmecileri, özellikle soğuk ve karlı günlerde tarhana çorbasına olan ilginin daha da arttığını belirterek, “Vatandaşlar kışın ilk olarak tarhana soruyor. Hem lezzetli hem de insanı dinç tutuyor” ifadelerini kullandı.






