Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, 3 harfli marketlerle ilgili irtikap soruşturması kapsamında, "Bunların derdi NACE. Bunu yenilemek maliyetli. Bir de yenilemezsen mağazayı taşırsın. Bunların derdi reklam değil, bu olayın Türkiye genelinde duyulması ve diğer belediyelerin de üstlerine gelmesi. Bakanlık ya da üst düzey birisi bu dosyaya müdahale etmiş." dedi.
Tutuklu Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan ve tutuksuz Zabıta Müdürü Hakan Yılmaz'ın ifadeleri alındı. Tanju Özcan, marketlerin şikayetinin sebebinin NACE kodu yüzünden yakalanmış oldukları olduğunu söyledi. NACE kodu hatasının mağazanın kapanmasına kadar gideceğini ve bu sorunun Türkiye'nin 81 ilinde olduğunu belirtti. Bolu'da tespit edilen sorunun, 81 ile yayılmaması için bu sürecin başladığını ifade etti. Ayrıca, dosyaya üst düzey bir müdahale olduğunu iddia etti.
"ŞOK, A101 BUNLARIN İÇİNDE YOKTU"
Tutuksuz yargılanan Bolu Belediyesi Zabıta Müdürü Hakan Yılmaz, savunmasında, "Marketlere genel bir denetim yaptık. Bazılarında eksiklikler tespit ettik. Çoğunda vardı. 15 gün süremizi verdik. Sürenin sonunda bize gelip, Devlet'in koymuş olduğu yasayla ilgili ruhsat almak isteyen marketler oldu. BİM, Nuhmar, Avantaj Market... ŞOK, A101 bunların içinde yoktu. Ben başkanlarımdan kesinlikle talimat almadım. BOLSEV'le ilgili, reklam panolarıyla ilgili talimat almadım. Yapıldığı belirtilen hiçbir toplantıya katılmadım. Ben sadece Zabıta Müdürlüğünün yetkisinin başladığı yerden itibaren dahilim" dedi.
"TEMEL SEBEBİ A101'İN DİLEKÇESİ"
Bu olayın temel sebebi, A101 avukatının dilekçesi. 'Görevlerini kötüye kullanıyorlar, bizi rahatsız ediyorlar' demiş. '24 Mayıs'ta bir toplantı yapıldı' demiş, 'hakaret edildi' demiş.
Toplantı 25 Haziran'da yapıldı. Savcılık iddianamenin başında o avukattan etkilenmiş; savcı, 24 Mayıs'ı yapıştırmış ama onlar da sonunda 25 Haziran'a düzeltmiş.
"DENETİMLER MAYISTA, TOPLANTI HAZİRANDA"
"Toplantı yapılırken 'Reklam vereceksiniz' davetinde bulundu diyor. Sonra, 'reklam teklifi kabul edilmeyince denetimler başladı' deniyor. Denetimler Mayıs ayında başlıyor, toplantı haziranda yapılmış.
"SUÇ BULUNMAMAKTADIR DENİLDİ"
Bakanlıktan 2 tane müfettiş buraya geldi. Müfettişler 3 ay boyunca inceledi. Bilir kişi incelemesi yaptırdı. Sonuç olarak 'Ceza hukuku anlamında suç bulunmamaktadır' denildi.
Ben zabıta arkadaşları kutluyorum. Zabıtanın denetimlerini inceletmiş, 'Hakkaniyete uygun yapılmış' diyor. 'Herkese eşit davranılmış' diyor. Yapılan işlemler de hukuka uygun.
"HİÇBİRİ BU BEYANDA BULUNMAMIŞ"
Hiçbiri, Tanju Bey, 'Bunu seve seve vereceksiniz, yoksa...' beyanında bulunmamış. Ama 18 ay sonra birisini bunu diyor. Hayır, demedim kardeşim. 2 ay sonra aklına gelmeyen, 18 ay sonra mı aklına geliyor.
"OLUMSUZ BEYANDA BULUNANLARI SEÇMİŞ"
Savcılık, 'Bu denetimlerle reklamın ne alakası var?' diyenlerin ifadesini almamış. Bizimle ilgili olumsuz beyanda bulunabilecekleri seçerek almış.
"TEKNE BİLE SATIYORLARDI"
BİM konusu, neden ikinci denetime gidilmedi. Birinci denetim eksikler tespit edildi. 15 gün süre verildi. 15 gün içinde bu eksiği giderdi. Temel eksik ne, NACE2 kodu. Tekne bile satıyorlardı. Diğer esnaf ne olacak? Tabi ki denetleyeceksiniz. Buradaki denetimler gerektiği gibi yapıldı. Yapılmadığı zaman neler olduğunu gördüğü için arkadaşlarıyız, Kartalkaya zamanında, daha tiziz yapmışlar.
"BUNLARIN DERDİ REKLAM FALAN DEĞİL"
BİM, MİGROS, ilk denetimden sonra gelmiş. NACE kodu için Ticaret Odasına başvuruyorsun, sonra bize geliyor. Ama A101 ve ŞOK hiçbir şekilde başvurmadı, girişim yapmadı. Zaten bunların derdi reklam falan değil. Bunlara reklam hiç dokunmuyor. Ayda 2 bin, 10 bin vermiş fark etmez. Bunların derdi NACE. Bunu yenilemek maliyetli. Bir de yenilemezsen mağazayı taşırsın. Şimdi Bolu Zabıtası bunu ortaya çıkardı. Bunların derdi reklam değil, bu olayın Türkiye genelinde duyulması ve diğer belediyelerin de üstlerine gelmesi. Vakfa verdikleri reklamın tamamını zaten vergiden düşüyor. 1000 takipçili sitede bile reklamları var. Böyle bir kaygıları yok. Asıl kaygı NACE kodu. Oradan yakalandılar.
"TOPLANTI TARİHİNE BAKARSANIZ İDDİA ÇÜRÜYECEK"
"Toplantı tarihine bakarsanız, 24 Mayıs değil, 25 Haziran olduğunu ve böylelikle reklam teklifini kabul etmedikleri yönündeki iddia direkt çürümüş olacak. Bakanlık ya da üst düzey birisi bu dosyaya müdahale etmiş."





