Yamaner yazısında; savaşta yaşananlara, Bolu’nun mücadeleye desteğine ve birçok detaya yer verdi.

Yamaner’in yazısı şöyle: “Kutsal Vatan toprağının bölünmez bütünlüğü ve milletimizin bağımsızlığı uğruna canlarını feda eden, isimlerini kalbimize yazdığımız aziz şehitlerimizi, ebediyete intikal eden kahraman Gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz.

Çanakkale Savaşı, zannedildiği gibi 1915'te başlamadı. Aslında Mustafa Kemal 1911- 1912 Trablusgarp Savaşı'ndan döndükten sonra Askeri Ateşe olarak Sofya’ya gitmeden önce Çanakkale boğazına atandı. Kader adeta onu buraya getirmişti. Üç yıl sonra tarihin akışını değiştireceği Çanakkale'yi 3 yıl önceden tanıma fırsatı yakalamıştı. 18 Mart 1915'te İngiltere, Fransa ve Rusya başta olmak üzere birçok ülkenin bir araya gelerek oluşturdukları itilaf devletleri Osmanlı İmparatorluğu'nun baş şehri İstanbul'u almak, İstanbul ve Çanakkale boğazlarının kontrolünü ele geçirmek, Rusya ile güvenli bir askeri “ikmal yolu” açmak maksadıyla Çanakkale boğazını seçmişlerdir. Boğazı geçmek için büyük bir taarruz başlattılar. Müttefik donanmasının üç zırhlısı Nusret Mayın gemisi tarafından boğaza döşenen mayınlara çarparak ve tabyalardan yapılan top atışları ile battı. Ayrıca itilaf devletlerinin iki muhrip, yedi mayın tarama gemisi de batırıldı. 800 askerini de kaybedince donanma savaş gücünün üçte birini yitirdiler. Çanakkale boğazının denizden geçilemeyeceği anlayan itilaf devletleri 25 Mayıs 1915'te Gelibolu Yarımadası’na çıkarma yapmaya başlayınca, Çanakkale savaşlarında askeri bir deha olarak ön plana çıkan Yarbay Mustafa Kemal'in çok isabetli ve ileri görüşlü muhakemesi neticesinde hedeflerine ulaşamadılar. Çanakkale Savaşı'nda Conk Bayırı bölgesinde askerin cephanesi bitmek üzere iken üstün düşman kuvvetleri karşısında daha uygun bir arazide savaşmak için geri çekilmekte olan askere “Ben size çekilmeyi değil, ölmeyi emrediyorum. Cephaneniz yoksa süngünüz var. MEVZİ AL.” komutu ile asker geri çekilmemiş, mevzi alarak düşman taarruzları durdurulmuştur. Bu tarihi ve dâhiyane emri hangi ülkenin askeri ölümü göze alarak yerine getirebilir. Türk askerinin komutanına olan güveni ve vatan sevgisi işte budur. Bir ordunun kudreti zabıtan ve komuta heyetinin kıymetiyle ölçülür. ATATÜRKSÜZ Çanakkale anlatılamaz. Çanakkale Savaşı TÜRK’ü dünyaya tanıtmıştır. Çanakkale Savaşı vatanın bütünlüğü ve bağımsızlığı söz konusu olduğunda, Türk milletinin hangi zorluklara göğüs gelebileceğinin en güzel örneklerinden birini göstermiştir.

Başta büyük önder ATATÜRK olmak üzere gerektiğinde vatanı için Şehit olmayı en şerefli görev kabul eden yedisinden yetmişine kadın, erkek tüm Anadolu insanı bu zaferden aldıkları güç ile Kurtuluş Savaşı'nı başlatmışlar ve işgal altındaki vatan topraklarını kurtararak Türkiye Cumhuriyeti devletini kurmuşlardır. Çanakkale savaşlarının kara safhası 9,5 ay sürmüş ve 231 bin şehit verilmiştir. Çanakkale destanını yazan vatan evlatlarımızın içinde 1471 Bolulu evladımız canlarını verdiler. Atatürk Çanakkale'de tanınmasaydı Anadolu'da kendisine daha az destek bulurdu. Anadolu'ya geçtiğinde 15 Haziran 1919'da Amasya’ya vardığında Amasya müftüsü Hacı Tevfik Efendi ATATÜRK için “Paşam bütün Amasya eminizdedir, gazamız mübarek olsun. Çanakkale'den sonra memleketi ikinci kez kurtarmaya geldiniz” demiştir. Çanakkale destanını yazan başta Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK ve silah arkadaşları olmak üzere Top’un vincinin bozulması ile 215 kg.lık bir mermiyi omuzlayıp Top’un namlusuna yerleştiren Seyit Onbaşıyı, tüm Şehit ve Gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyoruz. Ruhları şad, mekanları cennet olsun.”

Muhabir: BURHAN YEŞİLTAŞ