Beton santrali kurulması konusunda da konuştu. Santral kurma haklarının olduğunu, buna engel olamayacağını, tartışmanın kurulacak santralden piyasaya beton satmak üzerine başladığını söyledi. Kendisinin satışa izin vermeyeceği üzerinde beyanının bulunduğunu aktardı.
Denetimlerin rutin olduğunu, firmanın ruhsatsız çalışma yaptığını ve kaçak toprak malzemesi hakkında şikayet geldiğini belirtti.
Asıl mağdur olanın kendileri olduğunu belirterek, şu savunmayı yaptı:
"BUNA İTİRAZ EDİYORUM"
"İddianamede şu var, benim Bolu Belediye Başkanı olarak bu şirkete gidip, Bolu Bel'den beton alacaksınız deniyorsa da bunu destekleyecek bir beyan yok. Cenk Erşerbetçi, benim bilgim olmadan belediye şirketinden fiyat almış. Buna itiraz ediyorum.
"CİDDİ YATIRIMLAR YAPTI"
Ben de Bolu Bel'in bu firmaya satmasaını istiyordum. Çünkü hazır beton için Bolu Bel çok ciddi yatırımlar yaptı. Biz kamu işlerini alanlara beton satılsın diye hedef koyduk.
"ŞU FİYATIN ALTINA VERMEYİN"
Dedim ki Mahmut Bey, aradı böyle böyle bir durum var, arayı bulur mısını? Başkanım 'C50 istiyorlar' dedi. Bana bir fiyat çıkar, iletyim dedim. Ali çalışmış, hatta hazır betoncularla da konumuş. Beton firmaları bu firmaya mal satmak istemiyor çünkü C50 çok zor. Ali Bey'e demişler ki 'Madem bunlarla çalışacaksınız, şu fiyatın altına vermeyin.'
"BUNA GÖZ YUMAMAM"
Arkadaşlar çalışmış, fiyatlar burada 3 bin 400 lira. Hadi 3 bin 200'in altına verilemez dedik. Çünkü belediye şirketi zarar eder ve ben buna göz yumamam. Buna izin veremem, sizinle çalışamayız dedim. Israr ediyor, 2 bin 400 diyor, 50 bin metreküp bu beton, 1000 lira düşürmek, 100 milyon ediyor.
"KAMU ZARARI OLUR DEDİM"
Beni de sinirlendiren bu! Tamam fiyat istediniz, verdik ama bu aşamadan sonra şirket yöneticileri zarar edemez, ben buna izin vermem. Kamu zararı olur dedim. Gidin diğer firmalardan alın dedim. Bana çok çirkin bir laf söyledi. Küfür etmedi de..
"ONLARI MAĞDUR EDECEK"
'Ben beton santralini kurarım, Adıyaman'dan getirim, o santrali kurarsam piyasaya da satarım' dedi. Sen kendi kullanımın için izin alırsın ama piyasaya satmak için bizden alacaksın dedim. Bolu'da 5 firmada, yüzlerce kişi çalışıyor, onları mağdur edecek.
"ASIL MAĞDUR OLAN BİZİZ"
Kamu ihalesini alırken bunlar, devleti kazıklamışlar, 3 bin 850 birim fiyat vermişler. O kadar şımarık hale gelmiş ki Devlet'i kazıklıyor, bir de belediyeyi kazıklayacak. Bizi tehdit eden onlar. 'Santrali kurar, kendi hastanemde kullanır, piyasaya da satarız' diyorlar. Asıl mağdur olan biziz.
"BURADAN DA TARTIŞTIK"
Bize sürekli şikayet geliyordu, Orada çok kaliteli bir alt malzeme var. Dedim ki bunu satıyormuşsunuz, çok büyük cezası var. Bu çıkarıp sattıklarınızı belediyenin yeşil alanında istifliyormuşsunuz dedim, niye burada depolattın derler bize dedim. Buradan da tartıştık.
"MİLYONLARIMIZI HEBA EDİYOR"
Zabıtamız rutin denetimler yapıyor. Bütün kamu müteahhitlerin yapıyor. Biz asfalt atıyoruz ve milyonlar tutuyor. Gidip adam yolda 40 tonla geliyor, yolu mahvediyor. Milyonlarımızı heba ediyor. Biz de kontroller yapıyoruz. Sadece bunlara değil.
"BELEDİYEYE YIKMAYA ÇALIŞIYORLAR"
Su aboneliği verilmiş, 2 tane 'T' atıp, belediyenin suyunu alırsan, belediye suyu keser. Bizi şikayet etmişler. Suyu kesmişler, şunu yapmışlar. Bir gün Vali Yardımcısı geldi. 'Tanju Bey, bunlar sizi şikayet etmiş, siz de üstlerine gitmişsiniz, şunu kapatalım' dedi. Ben şantiyeyi başlarına yıkın diye talimat vermedim. Bunlar işe geç başlamış. Sözleşmeye göre gerideler, ceza yiyecekler, bunu belediyeye yıkmaya çalışıyorlar.
"BURADA SUÇ FALAN YOK"
Bolu Cumhuriyet Başsavcımız, şikayeti almış. Görevi kötüye kullandı deniliyor, dilekçede. Valilikte ifadeleri almış. 'Soruşturma izni verilmesine yer olmadığına' demiş ve savcılığa göndermiş. Savcılık dosyayı işlemden kaldırmış. 'Suç yok' demiş. Bu karar kesinken, iddianameyi düzenleyen Savcı bunu davaya getirmiş. Burada suç falan yok."





