Bilim Akademisi üyesi Prof. Dr. Okan Tüysüz, Marmara Denizi’nde meydana gelmesi beklenen 7 ila 7,2 büyüklüğündeki depremin kaçınılmaz olduğunu belirterek, özellikle İstanbul’daki yoğun ve çarpık yapılaşmanın olası bir felaketi daha da ağırlaştıracağı uyarısında bulundu. Tüysüz, Marmara’da yaşanacak büyük bir depremde yaklaşık 80 bin binanın yıkılabileceğini ifade ederek, “Dirençli bir kent yaratılmazsa İstanbul içinden çıkılmaz bir hale gelir” dedi.

Prof. Dr. Tüysüz, bu segmentin kırılması halinde Marmara’da 7,2 büyüklüğünde bir deprem üretmesinin beklendiğini vurguladı. Depremin sadece büyüklüğünün değil, etkileyeceği nüfus yoğunluğu ve yapı stokunun niteliğinin de yıkımın boyutunu belirleyeceğine dikkat çekti.

BOLU DA RİSKTEN BAĞIMSIZ DEĞİL

Marmara merkezli olası büyük bir deprem, yalnızca İstanbul’u değil, Bolu’nun da içinde yer aldığı Batı Karadeniz ve Batı Anadolu hattını doğrudan etkileme potansiyeline sahip. Uzmanlar, Marmara’da yaşanacak büyük bir sarsıntının Bolu’da da hissedilebileceğini, özellikle eski yapı stokuna sahip ilçelerde riskin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtiyor.

Bolu, Kuzey Anadolu Fay Hattı’na yakınlığı nedeniyle geçmişte de yıkıcı depremler yaşamış bir kent olarak biliniyor. 1999 depremlerinin ardından alınan önlemlere rağmen, kentsel dönüşümün yeterli hızda ilerlememesi, olası bir Marmara depreminde Bolu’nun da ikincil etkilerle karşı karşıya kalabileceği endişesini artırıyor.

“NÜFUS ARTMAMALI, DİRENÇLİ KENTLER ŞART”

Prof. Dr. Okan Tüysüz, İstanbul özelinde yaptığı değerlendirmede nüfus artışına da dikkat çekerek, “Nüfusu artırmamak gerekiyor. Aksi halde müdahale imkânsız hale gelir” ifadelerini kullandı. Uzmanlara göre bu uyarı, Bolu gibi gelişmekte olan ve göç alan şehirler için de kritik bir mesaj niteliği taşıyor.

Deprem gerçeğiyle yüzleşilmesi gerektiğini vurgulayan bilim insanları, sadece İstanbul’da değil Bolu’da da yapı stokunun gözden geçirilmesi, afet hazırlık planlarının güncellenmesi ve yerel yönetimlerin daha somut adımlar atması gerektiği konusunda hemfikir.

Muhabir: HURİ AFACAN