Bolu’da yaşayan 26 yaşındaki Yunus Emre Kalaycı, Karabük Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi mezunu olduktan sonra, memur olan babasından ilham alarak yaklaşık 3 yıl önce tarım sektörüne adım attı. Geleneksel tarım ürünlerinin dışında, Bolu'da pek yaygın olmayan orman meyveleri üretimine yönelen Kalaycı, babasına ait 15 dönümlük arazide kurduğu bahçede çilek, ahududu, böğürtlen, frenk üzümü ve yaban mersini gibi katma değeri yüksek meyveler yetiştiriyor. Her geçen yıl üretim kapasitesini artıran genç girişimci, 2025 yılı için yaklaşık 15 tonluk üretim hedefliyor. Ürünlerini İstanbul, Ankara, Bursa gibi yakın illere günlük olarak sevk eden Kalaycı, sadece üretimle değil, aynı zamanda bahçesini halka açtığı “İstediğin kadar ye, aldığın kadar öde” konseptiyle de dikkat çekiyor.
Kalaycı, gençlerin iş beğenmediği yönündeki eleştirilere karşı, kendi hikayesiyle örnek oluşturuyor. Tarımın zahmetli bir iş olduğunu vurgulayan Kalaycı, emek verildiğinde karşılığının mutlaka alındığını belirterek gençlere tarım girişimciliğini tavsiye ediyor.
“Babamın da desteğiyle bu alanda üretime başladık”
Babasının desteğiyle meyve üretimi yapmaya başladığını söyleyen Yunus Emre Kalaycı, “Boluluyum. Karabük Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi mezunuyum. Yaklaşık 3 yıldır tarım alanında faaliyet gösteriyorum. Aslında babam devlet memuruydu ancak yaklaşık 30 yıldır tarım sektöründe de aktif olarak çalışıyor. Bolu’da genellikle patates, buğday, mısır gibi belli başlı ürünler üretiliyor. Ben ise farklı bir kategoriye yönelerek, katma değeri yüksek olan orman meyveleri üretimini babama teklif ettim. Sağ olsun, babamın da desteğiyle bu alanda üretime başladık. Şu anda yaklaşık 15 dönümlük bir arazide orman meyveleri üretimi yapıyoruz. Frambuaz, böğürtlen, çilek, frenk üzümü ve yaban mersini gibi çeşitli ürünlerimiz bulunuyor” dedi.
“Toplam üretim miktarımızı 15 ton olarak planlıyoruz”
Ürünlerin genelde yakın illere gönderildiğini söyleye Kalaycı bu seneki üretim miktarlarının 15 ton olmasını beklediklerini belirtti. Yunus Emre Kalaycı, “Üretim sezonumuz aslında frenk üzümü ile Temmuz ayında başlıyor ve Eylül ayının sonuna kadar devam ediyor. Frambuaz bahçelerimizde yaklaşık 20 işçimiz çalışmakta. Sezonumuz ortalama 120 gün sürüyor. Ürünlerimiz oldukça hassas olduğu için genellikle yakın şehirlere sevkiyat yapıyoruz. İstanbul, Ankara, Bursa, Kocaeli, Sakarya ve Karabük gibi illere günlük olarak ürün gönderimimiz oluyor. İlk üretim sezonumuza yaklaşık 6 dönümlük bir arazide başlamıştık. O dönemde ziraat mühendisleri, ortalama 250 kilo ürün alabileceğimizi söylemişti. Ancak biz ürünlerimize çok iyi baktığımız için, ilk senemizde yaklaşık 2,5 ton net ve kaliteli ürün elde ettik. Bu yıl üretimde 3. senemiz ve inşallah toplam üretim miktarımızı 15 ton olarak planlıyoruz” diye konuştu.
“Gençlere tarım girişimciliğini öneriyorum”
Gençlere girişimcilik yapmalarını tavsiye eden Kalaycı, “Türkiye’de şu an genç işsizlik oranları oldukça yüksek seviyelerde ve gençler genellikle mevcut işleri beğenmediklerini söylüyorlar. Ancak bir işe emek verildiğinde, bir girişim kurulduğunda gençler gerçekten istedikleri kazançları elde edebilirler. Ben buradan gençlere tarım girişimciliğini öneriyorum. Evet, bu iş çok zor ve zahmetli, ama emek verildiğinde karşılığı alınabiliyor. Umarım bu alana yönelen gençler de memnun kalır ve başarılı olurlar” ifadelerini kullandı.
“İstediğin kadar ye, aldığın kadar öde”
Vatandaşların bahçeye gelip ürünlerden tek tek toplayabileceğini vurgulayan Yunus Emre Kalaycı, “Bahçemizde ‘İstediğin kadar ye, aldığın kadar öde’ konsepti bulunmaktadır. Sadece Pazar günleri, saat 12.00 ile 18.00 arasında rezervasyonlu misafirlerimizi bahçemizde ağırlıyoruz. Misafirlerimiz buraya geldiklerinde, bahçeden kendi elleriyle ürünleri tek tek toplayabiliyor ve istedikleri kadar yiyebiliyorlar. Çıkışta topladıkları ürünleri tartıyoruz ve buna göre ödemelerini alıyoruz” ifadelerine yer verdi.
“Kendi işinin kaymakamı olmuş, lezzetleri harikaydı”
Ankara’dan eşinin tavsiyesi ile geldiklerini söyleyen Uğur Aydın, “Ankara’dan geliyoruz, eşimle beraber. Eşim çok araştırmacıdır, her şeyi en ince detayına kadar inceler, özellikle doğal ve organik ürünlerin nerede, nasıl üretildiğini araştırır. Bu bahçeyi de tesadüfen keşfetmiş. Ben de Ankara’da çalışıyorum ve birkaç gün izin almıştım. ‘Ne yapalım, bu zamanı güzel değerlendirelim’ dedik. Hemen harekete geçtik ve beyefendiyle irtibata geçtik. Burada olduğunu öğrenince eşimle birlikte yola çıktık, geldik. Bahçe açıkçası beklediğimizden çok daha iyi çıktı. Özellikle Tarım Bakanlığı tarafından organik tarım anlamında sertifikalı, özel belgeli bir bahçe olduğunu görünce daha da memnun olduk. Ürünler gerçekten çok kaliteli. Beyefendi de çok sıcakkanlı biri. Biraz sohbet ettik kendisiyle. Özel hayatına girmek istemem ama kaymakam olmak istediğini söyledi. Ben de dedim ki, ‘Bence daha güzel olmuş, kendi işinin kaymakamı olmuşsun.’ Gerçekten çok beğendik. Bahçenin her yerini gezdik, birçok ürünü yerinde tattık. Lezzetleri harikaydı” dedi.
“Kendi ellerimizle toplayarak almak istedik”
Bahçenin beklediklerinden daha iyi olduğunu belirten Emriye Aydın, “Bolu’ya bir gezimiz olmuştu. Gelmişken görelim dedik ama gerçekten de beklediğimizden daha büyük bir bahçe çıktı. Ürünler çok lezzetliydi. Hazır gelmişken, kendi ellerimizle toplayarak almak istedik” ifadelerini kullandı.
Bolulu genç girişimci “iş yok” diyen gençlere örnek, tarımda kendi işini kurdu
Bolu’da yaşayan 26 yaşındaki Yunus Emre Kalaycı, memur babasından aldığı destekle 15 dönümlük arazide meyve bahçesi kurdu. Orman meyveleri üretimi yapan Kalaycı, üretim kapasitesini her yıl artırırken, gençlere de “İş yok değil, emek vermek gerekiyor” diyerek tarım girişimciliğini tavsiye ediyor.
Muhabir: EMRAH SAĞIT
Yorumlar (1)





