Cumhuriyet Halk Partisi Bartın, Düzce, Karabük, Kastamonu, Sakarya, Zonguldak illerini kapsayan Bolu Bölge Toplantısı yapıldı.
Haber: Aslı Akış
Gerçekleştirilen toplantıya Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, CHP Bolu İl Başkanı Kazım Karsu, CHP Örgütlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı İstanbul Milletvekili Oğuz Kaan Salıcı, Karabük Milletvekili Hüseyin Avni Aksoy, Kastamonu Milletvekili Hasan Baltacı, Zonguldak Milletvekilleri Ünal Demirtaş ve Deniz Yavuzyılmaz, PM üyesi İstanbul Milletvekili Emine Gülizar Emecan ve partililer katıldı
Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi tarafından yapılan bölge toplantılarının ikincisine Bolu’da devam edildi.
Köroğlu Kongre ve Düğün Salonda düzenlenen toplantı Saygı Duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşının okunmasıyla başladı. Toplantıda açılış konuşmasını CHP Bolu İl Başkanı Hüseyin Kazım Karsu yaptı.
“BU BAŞARI HEPİMİZİN”
Karsu; Bolu bölge toplantısının hayırlı olmasını dileyerek; “Mustafa Kemal Atatürk’ün iki büyük eserinden birisi Türkiye Cumhuriyeti diğeri de Cumhuriyet Halk Partisi. Tüm Türkiye’de olduğu gibi Bolu’da da başarının esas sahibi genel başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’dur. Milli irade formülü sayesinde İYİ parti mecliste gurup kurma şansına ulaşarak seçimlere doğrudan katılma hakkı elde etmiştir. Tarih onları partilerinden ayrılan değil partilerinin onlara verdiği görev nedeniyle demokrasiyi kurtaran kahramanlar olarak seçmiştir. Genel başkanımızın bu hamlesi sayesinde demokrasimizin önüne kurulan tuzaklar temizlenme noktasında çok önemli bir adımdır. Genel başkanımızın bize öğrettiği parti içi barış ittifak anlaşmaları uygulayarak başarıya ulaştık. Bu başarı bizim olduğu kadar genel başkanımız ve onun kadro arkadaşlarınındır” şeklinde konuştu.
CHP Bolu İl Başkanı Hüseyin Kazım Karsu'nun yaptığı açılış konuşması ardından, Parti Örgütü ve Örgüt Yönetimlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı konuşma yaptı.
“BOLULARA DA BİR TEŞEKKÜR BORCUMUZ VAR”
Salıcı; “Bölge toplantılarımızı ilkini Adana’da gerçekleştirdik. 25 yıl sonra Adana Büyükşehir Belediyesi’ni tekrar kazandığımız için Adanalılara bir teşekkür borcumuz vardı. Bu yüzden ilk bölge toplantımızı Adana’da gerçekleştirdik. Geçen yıl ki bölge toplantılarımızda Bolu yer almamıştı ama farkındayız ki, Bolulara da bir teşekkür borcumuz var. Bu yüzden Bolu Belediyesi’ni de uzun zaman sonra yeniden kazanmamızı sağlayan Bolulu kardeşlerimize, dostlarımıza teşekkür anlamında Bolu’da, bölge toplantımızı düzenliyoruz.” dedi.
“MİLLET İRADESİ KAVRAMINDAN HİÇ NASİPLENMEMİŞLER”
Oğuz Kaan Salıcı, AK Parti’nin 2002 yılında iktidara geldiğinde, ‘millet iradesi’ kavramına vurgu yaptıklarını fakat 31 Mart seçimleri sonucunda bu kavramı hiçe saydıklarını söyleyerek; “Türkiye’nin önemli sorunları var. Bir yıl için Türkiye, aslında 3 tane seçim geçirdi. Bir tanesi 24 Haziran Genel Seçimleriydi. Aynı zamanda Cumhurbaşkanı, bizim tabirimizle ‘Başkanlık Seçimi’ yapıldı ve Türkiye tek adam rejimine geçti. Sonra 31 Mart Seçimleri yapıldı. 31 Mart Seçimlerinde bizim beklentimiz; bu seçimlerin bir yerel seçim olduğu mantığıyla, vatandaşa hizmet edecek belediye başkanlarının kendi beldelerinden büyük şehirlere kadar seçilmesiydi. Yerel Seçimlerde farklı bir durum oluştu. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk kez bu kadar geniş bir alanda iş birlikleri oluştu. Karşımızda Cumhur İttifakıyla AKP ve MHP vardı. Biz, İyi Parti ile bir iş birliği yaptık ve önümüzdeki süreçte vatandaşımıza daha iyi hizmet sunacak olan belediye başkanlarımızı aday gösterdik. Ancak gördük ki, 2002 yılında iktidara, millet iradesi diye bağırarak geldiler, ‘yolsuzluktan, yoksulluktan, yasaklardan kurtulmak’ söylemi ile iktidara geldiler. Meğerse, millet iradesi kavramından hiç nasiplenmemişler” şeklinde konuştu.
“KİME YANLIŞ YAPILIRSA YAPILSIN, BİZ ONU ELEŞTİRİRİZ”
CHP’nin HDP’li belediyelere kayyum atanmasını eleştirmesinin ardından gelen tepkilere yanıt veren Salıcı, “31 Mart’ta birçok yerde belediye başkanlarımızı seçtik ama İstanbul seçimlerinin sonucu nedense beğenilmedi. Bize dediler ki; 14 bin oyla koskoca İstanbul’un seçimi biter mi? ‘Kaç olsun?’ diye sorduk. ‘Şöyle bir 800 bin olursa iyi olur’ dediler. Biz de 800 binden fazla oyla İstanbul’u tekrar kazandık. Yetmedi, 31 Mart’ta seçilmiş olan 3 büyükşehir belediye başkanını, yargı kararı olmadan görevden aldılar. Biz bunu eleştirdik. Eleştirdiğimiz zaman da dönüp bize dediler ki: Siz bu HDP’li belediye başkanlarının görevden alınmasını ve kayyum atanmasını neden sahipleniyorsunuz? Durum aslında çok basit; daha birkaç gün önce partisinden ‘ben bir partinin genel başkanı ve başbakanını ihraç etmesi durumunda kalmasını görmek istemiyorum ve o nedenle partiden istifa ediyorum’ diyen Ahmet Davutoğlu daha önce başbakandı ve başbakanlık görevindeyken azledildi. Biz bunu da eleştirdik, dedik ki: Bu yapmış olduğunuz şey, demokrasiye darbedir. Davutoğlu CHP’li miydi? Değildi. İhraç eden de CHP’li değildi. Yetmedi, 31 Mart Seçimlerinden bir sene önce birçok büyükşehir ve il belediye başkanını ‘metal yorgunluğu’ gerekçesi ile görevden aldılar. Biz bunu da eleştirdik. ‘Halkın iradesi ile seçilmiş olan belediye başkanlarını, kendi parti içi meselelerinizle görevden alamazsınız, bu halk iradesine karşıdır’ dedik. O arkadaşlar da CHP’li değillerdi. 31 Mart Seçimlerinde, İstanbul, 11 büyükşehir ve 10 ilde, CHP’li adaylar seçimleri kazandı. ‘Seçim bu şekilde sonuçlanmaz, İstanbul’un iradesi bu değildir. Biz bu seçimi iptal edelim’ dedi YSK. Yani bir yargı darbesi ile 6 Mayıs’ta İstanbul seçimi iptal edildi. Biz bunu da eleştirdik. Döndüler, bu seçimlerde seçilmiş belediye başkanına mazbata vermediler, 2. sırada gelene mazbata verdiler. Cumhuriyet tarihinde böyle bir rezillik görülmedi. Onu da eleştirdik. Ve şimdi dönüp diyorlar ki: Siz, büyükşehir belediye başkanlarının görevden alınmasını neden eleştiriyorsunuz. Bizim bir demokrasi anlayışımız var. O demokrasi anlayışı içerisinde, yapılan yanlış kime yapılırsa yapılsın, biz onu eleştiririz. Ama görünen o ki; ‘millet iradesi’ diye bağırarak gelen ve kendisini ‘şiir okuyan adam’ olarak lanse eden şuan Türkiye’nin başındaki tek adam, bu demokrasi ve millet iradesinden yeterince nasiplenmemiş. O kadar nasiplenmemiş ki; bizim İstanbul İl Başkanımız Canan Kaftancıoğlu; İstanbul’daki seçim başarısının mimarlarından. Şiir okuyan adam, şiir okuduğu için şiir okuyan kadını cezalandırır duruma düştü. Canan Kaftancıoğlu’na 9 yıl 8 ay 20 gün ceza verdiler. Ne için? 7 yıl önce atmış olduğu tweetleri gerekçe göstererek. Kimsenin burnu kanamadı. Siz onun görüşlerine katılmayabilirsiniz. Eğer yasada suç değilse, düşünce ve ifade özgürlüğü çerçevesindeyse, onu öyle kabul etmek zorundasınız” diye konuştu.
“AKP BİZİ FARKLILAŞTIRMAYA ÇALIŞTI”
Türkiye’nin çok büyük sorunları olduğunun altını çizen Oğuz Kaan Salıcı; “Adalet ve Kalkınma Partisi bizi bölmeye, farklılaştırmaya çalıştı. Özellikle 23 Haziran seçimlerinde, bin şerden bir hayır doğdu ve bizim insanımız, İstanbul’da Ekrem İmamoğlu’na %54 oy vererek, CHP adayının etrafında kenetlendi. O seçim, bir yerel seçimdi, biz de bunu ısrarla söyledik ama 23 Haziran seçimlerini bir genel seçim havasına sokma çabası içine girdiler. CHP örgütü de öyle bir şey yaptı ki, gelip İstanbul’da çalışabiliyorsa çalıştı, gelemiyorsa, İstanbul’daki eşini dostunu aradı, ‘Ekrem İmamoğlu’na oy ver’ dedi. O da olmuyorsa bankaya gitti 20 TL bağışta bulundu ve Türkiye’nin demokrasi mücadelesine kendi bulunduğu yerden bazen Kars’tan bazen Hakkari’den katkıda bulundu” dedi.
“TÜRKİYE'NİN TOPLUMSAL BARIŞI ZEDELENMİŞ DURUMDA"
Yerel seçimlerde, Türkiye'nin nüfusunun yarısı olan büyükşehirleri CHP’li belediye başkanlarının yönetmesi sonucunun ortaya çıktığına işaret eden Salıcı, “Türkiye'nin toplumsal barışı zedelenmiş durumda ve Türkiye'de bir kucaklaşmaya, bir araya gelmeye, farklı fikirlerden dahi olsa Türkiye'nin demokratik standartlarını yükseltmek için bir araya gelmeye ihtiyaç duyulan günlerdeyiz.” ifadelerini kullandı.
“TÜRKİYE'NİN DEMOKRASİSİNİ DOĞRU TEMELLER ÜZERİNE OTURTACAK KADROLARLA İKTİDARA YÜRÜYECEĞİZ”
Salıcı, kardeşlik ve barış dili ile Türkiye'nin ana gündemi olan ekonomiden ve dış politikadan kopmamak için özel bir çaba gösterdiklerini vurgulayarak; “Şu anda iktidara yürüyüşü başlatmış durumda CHP. Bunu bütün örgütleri ile bütün üyeleri ile vücudunun her zerresinde hisseden insanlarla beraber biz bu iktidarı kuracağız. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. 96 yıl önce bu cumhuriyeti nasıl kurduysak, bu cumhuriyeti nasıl doğru temeller üzerine oturttuysak, Türkiye'nin demokrasisini ve geleceğini de doğru temeller üzerine oturtacak kadrolarla beraber iktidara yürüyeceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.
Parti Örgütü ve Örgüt Yönetimlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı'nın konuşmasının ardından toplantı basına kapalı devam etti.





