(HABER: BURHAN YEŞİLTAŞ)- Diyanet İşleri Başkanlığı Yüksek Kurul Üyesi Bolulu Doç. Dr. Yüksel Salman'ın, 15 Temmuz hain darbe girişiminin ardından yaptığı değerlendirmeler yeniden gündeme geldi. Dönemin Diyanet İşleri Başkanlığı Dini Yayınlar Genel Müdürü olarak 2 Ağustos 2016 tarihinde Diyanet TV ekranlarında konuşan Salman, milletin gösterdiği birlik ve beraberlik ruhuna ilişkin dikkat çeken ifadeler kullanmıştı.

"BÖYLESİNE KABUS DOLU BİR GECEDEN SELAMETE ÇIKTIK"

Doç. Dr. Salman, konuşmasının başında yaşananların ardından Allah'a şükredilmesi gerektiğini ifade etti. Doç. Dr. Yüksel Salman konuşmasının başında şu ifadeleri kullandı: "Halkımız bizim duyarlıdır, irfan sahibidir, hikmet sahibidir. Alim olmayan ama arif olan, yüreklerinde vatan sevgisini, millet sevgisini, din sevgisini, insan sevgisini yüreğinde taşımış büyük bir milletimiz vardır. Bununla ne kadar övünsek ne kadar şeref duysak azdır. Öncelikle Rabbimize hamdediyoruz ki bize böylesine kabus dolu bir geceden selamete çıkardı. Milletimizi, memleketimizi muhafaza etti. Bunun için Rabbimize ne kadar şükretsek Rabbimize ne kadar hamdetsek azdır."

"VATAN DEYİNCE MEYDANLARI DOLDURDUK"

Salman, milletin tüm farklılıklarına rağmen ortak değerler etrafında birleştiğini vurgulayarak:

"Her şerden mutlaka hayırlar da çıkar ama bu vesileyle biz gördük ki hakikaten millet olarak ne kadar büyük bir milletiz. Her türlü farklılığa rağmen, her türlü düşünce farklılıklarına rağmen; mezhebimiz, meşrebimiz, düşüncelerimiz ne olursa olsun bizim bütün insanlarımız, kardeşlerimiz vatan deyince, millet deyince, mukaddesat deyince, milli irade deyince, milletin hukuku deyince hepsi sokaklara döküldü, meydanları doldurdu. Burada tabii böyle bir millete mensup olmakla, böyle bir milletin ferdi olmakla ne kadar iftihar etsek azdır, ne kadar şeref duysak azdır diye bunu ifade etmek istiyorum. Bizim sosyal medyada bu süreçte ibretle izleyeceğimiz pek çok şey oldu ama onlardan bir tanesi de şuydu: En fazla internet üzerinden aranan kelimelerden, cümlelerden bir tanesi de şuydu: 'Tankı nasıl durdurabilirim?'" dedi.

"BİR GECEDE ÇOCUKLARINA VATAN SEVGİSİNİ ÖĞRETTİLER"

Salman, 15 Temmuz gecesinin gelecek nesiller açısından önemli bir hafıza oluşturduğunu söyleyerek; "Yavrularımızla, çocuklarımızla, ailelerimizle birlikte meydanları doldurduk. Bir kardeşimizin söylediği şu ifade benim çok dikkatimi çekmiştir: 'Ben 10 yıl evladıma vatan sevgisinin, millet sevgisinin ne demek olduğunu, demokrasi içerisinde, insan hak ve özgürlükleri içerisinde yaşamanın ne demek olduğunu öğretmeye çalışsaydım belki 10 senede öğretemezdim. Ama bir gecede vatanın ne olduğunu, milletin ne olduğunu, milli iradenin ne olduğunu, millet varlığının, milletin birlik ve beraberliğinin ne olduğunu ben bir gecede çocuklarıma öğretme imkanına sahip oldum' dedi. Bu hakikaten çok önemli bir husustur" şeklinde konuştu.

"TANKI DURDURAN MİLLETİMİZİN YÜREĞİYDİ"

Okunan salaların toplum üzerinde oluşturduğu etkiye değinen Salman, milletin cesaretine vurgu yaparak; "Özellikle okunan salalar milletimizin hissiyatını zirveye çıkardı. Öyle ki merkezi sistemle okunan salalar köylere kadar ulaştığı için Anadolu'nun pek çok yerinde, insanlarımız köylerden şehir meydanlarına doldu. Bunların elinde silahları yoktu ama kendilerince elleriyle efendim tankı durdurmaya çalıştılar. Aslında o tankı, o silahları durduran milletimizin yürekleriydi" ifadelerini kullandı.

"İSLAM'IN TEMEL KAYNAKLARI KUR'AN VE SÜNNETTİR"

Salman, FETÖ/PDY yapılanmasına ilişkin değerlendirmesinde İslam'ın temel kaynaklarına bağlılığın önemini vurguladı. Doç. Dr. Yüksel Salman konuşmasını şu sözlerle tamamladı: "Özellikle bu FETÖ/PDY yapılanmasının, örgütünün en büyük handikaplarından bir tanesi de şu ki iman deyip, sadece imanı önceleyip onun dışındaki hususları bertaraf etmesi, askıya alması, bu kabul edilebilir bir hadise değildir. İslam'ın temel kaynakları bellidir. Onlar da Kur'an'dır ve sünnettir. Allah'ın kitabı ve Sevgili Peygamberimizin sünneti ve Müslümanların 15 asırlık bir tarihsel tecrübesi vardır. Şimdi biz bir konuyu ele alırken, hangi konu olursa olsun biz İslam'ın bu iki temel kaynağına başvurmak mecburiyetindeyiz. İslam'ın 15 asırlık tarihi tecrübesini dikkate almak mecburiyetindeyiz."

Muhabir: BURHAN YEŞİLTAŞ