Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Turizm Fakültesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Aliye Çilan Akın ve Araştırma Görevlisi Özlem Nur Dervişoğlu; Bolu’nun “Sakin Şehir” ünvanına sahip ilçeleri Göynük ve Mudurnu üzerine araştırma yaptı. Araştırma sonucunda hazırlanan makalede, “Sakin Şehir” ünvanının ilçeleri nasıl şekillendirdiğine dikkat çekildi.
Makalede, Göynük’ün turizm faaliyetlerine ve Mudurnu’nun ekonomik modellere öncelik verdiğine dikkat çekilerek, “Göynük, yerel ürünlerin tanıtımı ve sosyal medya kullanımı ile turizm faaliyetleriyle ekonomik büyüme sağlarken; Mudurnu, kadın kooperatifleri ve KOBİ’ler aracılığıyla sürdürülebilir bir ekonomik model geliştirmiştir. Bu durum, Mudurnu’nun doğrudan ekonomik katkılara ve yerel halkın gelirini artırmaya odaklandığını, Göynük’ün ise sürdürülebilir bir turizm yapısı kurmayı amaçladığını göstermektedir” denildi.
“ENGELLEYEN BAZI ZORLUKLAR DA BULUNMAKTADIR”
İki ilçede de altyapı eksiklerinin zorluklara neden olduğu belirtilerek, “Göynük ve Mudurnu’da gözlemlenen ekonomik faydaların sürdürülebilirliğini engelleyen bazı zorluklar da bulunmaktadır. Özellikle altyapı eksiklikleri, yerel girişimlerin tam potansiyeline ulaşmasının önünde bir engel teşkil etmektedir” ifadeleri kullanıldı.
“FARKLILIKLAR DİKKAT ÇEKMEKTEDİR”
Kültürler çalışmalarda, iki ilçenin farklılık gösterdiği işaret edilerek, “Mudurnu ve Göynük’ün kültürel mirasın korunması, toplumsal etkinliklerin çeşitlenmesi ve kadın kooperatiflerinin desteklenmesi gibi alanlarda gösterdiği farklılıklar dikkat çekmektedir. Göynük, inanç turizmi ve el sanatlarının korunmasına yönelik projelerle kültürel mirasını yaşatma yolunda adımlar atarken, Mudurnu’nun daha çok marka değerini artırma ve festivallerle toplumsal kaynaşmayı sağlama gibi faaliyetlere önem verdiği anlaşılmaktadır” açıklaması yapıldı.
TAVSİYELER SIRALANDI
Makalede, Göynük ve Mudurnu’nun, Avrupa’daki sakin şehirlerden örnekler alabileceğine dikkat çekildi. İlerleyen süreçteki çalışmalar için şu önerilerde bulunuldu:
“Türkiye'deki Seferihisar, Mudurnu, Göynük gibi şehirlerin Avrupa’daki Orvieto veya Goolwa gibi uluslararası yavaş şehirlerle karşılaştırılması, küresel düzeyde kıyaslama yapma imkânı sunabilir.
- Yavaş şehir ünvanının ekonomik büyüme, sosyal dayanışma ve çevresel koruma üzerindeki uzun vadeli etkilerinin incelenmesi, bu hareketin sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmadaki başarısını değerlendirmek için önemlidir. Bu tür çalışmalar, ünvanın etkilerinin zaman içinde nasıl evrildiğini ortaya koyabilir.
- Toplumun farklı kesimlerinden bireylerin yavaş şehir ünvanına yönelik algılarını derinlemesine inceleyen araştırmalar, bu hareketin toplumsal boyutlarını daha iyi anlamaya katkı sağlayabilir. Özellikle, ticarileştirme ve yerel değerlerin korunması arasındaki denge konusundaki algılar önemli bir odak noktası olabilir.
- Yavaş şehir kriterlerinin yerel yönetimler tarafından nasıl uygulandığını ve bu süreçlerin ne tür yönetim modellerine ihtiyaç duyduğunu inceleyen çalışmalar, literatüre önemli bir katkı sağlayabilir.”





