Bolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davada, Ankara Sincan Cezaevi’nden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla duruşmaya katılan Tanju Özcan, Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasına karşı savunmasını yaptı. Özcan, siyasi hayatından belediye başkanlığı dönemine, BOLSEV Vakfından hakkındaki soruşturmalara kadar birçok konuda açıklamalarda bulundu.

Siyasete girmeden önce başarılı bir avukat olduğunu belirten Özcan, Bolu’da en fazla vergi veren 100 kişi arasında yer aldığını söyledi. Eşinin kendisine maddi durumlarının iyi olduğunu ve artık gezip dinlenebileceklerini söylediğini aktaran Özcan, topluma hizmet etmek amacıyla siyasete girdiğini ifade etti.

Milletvekilliğinin ardından daha aktif görev almak istediğini belirten Özcan, belediye başkanı olduğunu ve Bolu’da hem milletvekilliği hem de belediye başkanlığı yaptığını söyledi.

“ALLAH RAZI OLSUN DEMELERİNİ BEKLERKEN YOLSUZLUKLA SUÇLANDIK”

Bolsev Vakfının kuruluş amacına değinen Özcan, ihtiyaç sahibi öğrencilere burs sağlamak ve bakıma muhtaç vatandaşlara yardımcı olmak istediklerini belirtti.

Özcan, “Burs bulamayan öğrenciye burs bulalım dedik. Bakıma ihtiyacı olana yardım edelim diye Bolsev Vakfını kurduk. Para biriktirip huzurevi yaptırmak istedik. Biz Allah razı olsun denilmesini bekliyorduk, bize yolsuzluk yapmışsınız dediler” ifadelerini kullandı.

Vakfa gelen paraların kaynağının ve nerelere harcandığının belli olduğunu savunan Özcan, “Türkiye’de kayyum atanıp bu kadar büyük paranın olduğu başka bir vakıf yok. Marketlerden icbar yoluyla para topladığımız söyleniyor. Savcı, bu paranın nereye toplandığının kendisini ilgilendirmediğini söylüyor. MASAK raporundan neden hiç bahsedilmiyor?” diye konuştu.

“YETİM HAKKI YEMEDİK, RÜŞVET YEMEDİK”

Hakkındaki suçlamaları kabul etmeyen Özcan, “Yetim hakkı yemedik, rüşvet yemedik. Zenginden alıp fakire vermek istedik. Türkiye’nin en kirli belediyelerinden biriymişiz gibi muamele görüyoruz. Sırf beni bitirmek için algı oluşturulmaya çalışılıyor. Belediye çalışamaz hale getirildi” dedi.

Muhabir: Emrah Sağıt