Bolu Belediye başkanımız Tanju Özcan CHP genel merkezine kadar yürüyüş kararı alarak 3 Temmuz da yollara düştü.
Bu yürüyüşün ve isyanın Bolumuza hangi yönden, hangi yaptırımlarla ne kazandıracağı düşüncesindeyiz.
Halkımızın yüzde seksenden daha fazlasının da bunu sorgulamakta olduğu gözlemlenmektedir.
Yani demek oluyor ki belediye başkanları öncelikle kendi ilinin sorunlarına eğilmesi daha yararlı olmakla birlikte önümüzde ki yerel seçimlere hazırlık yapmış olmalarıyla daha isabetli bir karar ve davranışta olduklarını kabullenmeleri gerekirdi.
Bu yürüyüşe katılan arkasındaki büyük kitlenin ve daha yakınında olan yandaşlarının masraflarını karşılamak ise bu ekonomik krizi yaşarken bir hayli büyük meblağlar gerektirmesi ayrı bir sorun olacaktır.
Tanju bey sevdiğimiz, saygı duyduğumuz bir kişidir. Başkanlık seçimlerinde onun için gece gündüz çalışan seçmenler içerisinden büyük bir kesim bu yürüyüş ve değişim çıkışlarındaki heyecanının çok gereksiz olduğu düşüncesinde.
Bu tür zamansız ve gereksiz görülen yürüme hevesinde olan kişilerin bireysel isteklerinden ziyade kendi partilerinin daha çok oy potansiyeline ulaşması için çaba sarf etmeleri daha yararlı olacaktı.
Ülkemiz için çok önemli olan ve siyasi stratejiler içeren bu seçimler aynı zamanda halkımızın da son şansı olduğu gibi tamda birlik ve beraberliklerinin çok güçlü olduğunu yansıtma fırsatıydı.
Çünkü bugünlerdeki seçim sonuçları ile muhalefetin güçlenmesi ülkemizin, halkımızın ve topraklarımızın selameti için önemli bir gösterge olacaktı.
Peki neden? diye soracak olursak BOP heveslilerinin bu seçimler sonrasında daha da hız kazanma hamlelerinin ortaya çıkmaya başladığı gözlemlenmektedir.
Bu gözlemlerin kanıtı ve başta geleni ise bir türlü satın alamadıkları, kendi saflarına çekemedikleri ve en büyük engel olan CHP liderinin partinin başından alınması için değişim Slogan/u olmuştur.