Sayın Okurlar;
Salgın hastalığın korkunç vahameti dünyada görülürken ve bu kadar zecri tedbirler alınırken bazı vatandaşların inatla ve de ısrarla vurdumduymazlığı gerçekten akıl alacak bir şey değil. Yani, bu korkunç halin anlaşılması için örneğin; Bazılarına (Türkçeden Türkçeye tercüme mi gerekiyor veya noterden konuyla ilgili böyle bir vahim hadiseye ait yazılı metin bu türlü düşüncelerin beyinlerine kaynak mı yapılacak?) Bildiğim kadarıyla, bir hadiseyi görmek için mutlaka bir mektebe, tahsile de ihtiyaç yoktur. Kısaca ve özetle, doğru doğrudur, yanlış da yanlıştır. O zaman, kendini düşünmüyorsan karşındakini düşün kardeşim. Allah’ın insanlara bahşettiği bu aziz akıl, bu kadar basit bir düşünceyi çözemiyorsa tabiri amiyane ile o kafada herhalde tamiri mümkün olmayan ciddi bir arıza vardır. Bu kafa ister sende olsun, ister bende olsun, ne çıkar? İnsanın aklı herhalde bostanda bitmiyor. Ahlakın mükemmeliyetini bilen ve hakikatlerini gören bir beyin böyle konularda taviz vermez, dolayısıyla kaporta kafalara ve kerpiç malzemesi düşüncelere de asla iltifat etmez. (Kaldı ki Yüce Allah aklını çalıştırmayanların üstüne pislik yağdırırmış). Kişi karanlık, basit, ilgisiz, bilgisiz ve seviyesiz olduğu zaman melekleri bırakın bilakis şer ve şeytan güçlerin sütkardeşi olur. Dolayısıyla güzellikler diyarı varken çirkinlikler diyarına gitmenin bir manası, anlamı yoktur. Bu düşünceden hareketle diyorum ki sağlığımızı, dolayısıyla sıhhatimizi, saadetimizi, selamet yollarında bulabilmek için gelin bir müddet daha evde kalalım.