Sayın Okurlar;
Geçen aylarda, Barzani referandumu ile başlayan Orta Doğu mevzuunda, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne karşı kimlerin dost kimlerin düşman olduğunu daha iyi gördük. Şimdi sadede gelelim. Gerçek dost başa bakar. Düşman ise ayağa bakar. Bu nedenle olacak ki insanın yere bakanından, suyun durgun akanından korkulur. Riyakârlığı ve yalakalığı bir tarafa atmış olan dost, anmakta ve anılmakta faziletini de ortaya koyar. Bundan böyle, inanılır, güvenilir dostlar aslında kara günlerde belli olur. Kısa da olsa şu halk deyimini de yazalım. Dost yüzünden düşman gözünden belli olur. Barzani, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin, siyasal fikrine güvense ve itibar etseydi bu gün ki zorluklara düşmezdi. Fenalıklardan uzak duran ve daima verdiği sözü yerine getirenlerle dostluk olur. AKLIN BAĞLAMADIĞI DOSTLUĞU, AKILSIZ KOLAYCA ÇÖZEBİLİR. Fazilet erbabı olanlar ve faziletleri birbirine benzeyen insanlar arasındaki dostluk, gerçekten sağlam bir dostluktur. Bütün güzel dostluklar iyi kimseler arasında kurulur. Yalnız kendi nefsini düşünerek yürüyen ve dost arayan, öte yandan yalaka ve yalama ağzıyla işini işine geldiği gibi kıvırtan şer dost, bunlarla da yetinmez, bir nevi ayrıca kendisine hizmetçi de arar. Dertlerini dökecek dostları olmayanlar, kendi yüreklerini kemirir dururlar.
Sayın Okurlar;
Alaca kiraz, yenice heves misali yola çıkanlar, atı görünce aksarlar, suyu görünce susarlar. Müspet akla, bilme, ilme, teknolojiye sarılmayan ot kafaların, otça dostluğu olur. Gelelim işin özüne. Devletine vatanına milletine yan bakanın elbette ki yan bakışına direk çakılır. Dostluk ahde vefa ile olur. Tilki ile dost olan, son soluğu kürkçü dükkanında verir. Unutulmasın ki kuzu postuna sarılan her aç kurt, masum bir kuzunun peşindedir. Katırların önünden gidilirse ısırır. Arkasından gidilirse teper. Çünkü hilkatinde, mayasında böyle bir arıza vardır. Dosta nankörlük sevginin mezarıdır. Bukalemun gibi her konduğu dalın renginin alan dostluklardan uzak olanlar, her zaman ifade ettiğim gibi, Allah’a da yakın olurlar.