Sayın okurlar,
Hainlik, hasetlik, fesatlık ve hayvani hareketler, akıllı ve düzgün insanlara her zaman esir ve mağlup olmuştur. Bu akıl, göz, kulak, ağız, dil velhasıl insanın bütün uzuvları, bizatihi insanın ayrılmaz birer parçası oldukları için o asalet içerisinde görev yapacaklardır. Aksi hal olursa ortaya bu defa insan değil, hayvan çıkar. Kaldı ki hayvanlar aleminde de çok mükemmel, mükemmel olduğu kadar tabiatına yakışan çok faydalı hayvanlar vardır. HAİN İNSAN, KARANLIK, ACIMASIZ VE PERVASIZ OLDUĞU İÇİN MEL’UN ŞEYTANIN, ŞER TAYFALARININ SÜT KARDEŞİ OLMUŞLARDIR. Aslında eken, biçen, nefes alan, düşünen ve konuşan insandır. Bitiren, yaşatan ve bütün bunların aksini meydana getiren ise Hak’tır. Kendi aksini düşman zanneden hain, bundan böyle kılıcını evvela kendisine çeker. Dünyada akıllı, fikirli, parlak ve üstün zekaya sahip, fazilet erbabı insanlar, soysuz kimseleri kesinlikle yanlarına almazlar. Hain, kötü ve hiddetli adam, kaza ile pençeleştiği için kazada bununla kavgaya tutuşacaktır. Şu geçici dünyada insanlar, sureten insan olsalardı, Ahmet’le Ebu Cehil eşit olur, tüm eşekler, ormanlardaki tüm canlılara meydan okurdu. Unutmayalım ki serseri cahillerde, seviyesiz düşüncelerde kalem, hainlerde, zalimlerde, canilerde, delilerde silah büyük gaflettir. Nitekim Bilge insanlarla oturmak dahi hatta uyumak bile olsa bu hal uyanıklıktır. “VAY BİLGİSİZLERLE OTURAN, HAİNLERLE ZAMAN GEÇİREN, KENDİSİNİ UYANIK ZANNEDEN KİŞİLERİN HALİNE.”
Sayın okurlar,
Öte yandan, manasız şekillerde kin tutanlara, yolunu azıtanlara, hainlere, tedbirsiz yürüyen akılsızlara, yine bu nedenle olacak ki kin tutulmaz. Çünkü bunların mezarlarını da netice itibariyle bu türden kimselerin yanlarına kazarlar. Her bülbülün vatanı gülistan, baharistandır. Bir yandan korkuya bir yandan da ümide koşan insanın iki kanadı olur. Bunun içindir ki tek kanatlı kuş uçamaz. Mideden bulantılar geliyorsa, haramın her zerresi karnı ağrıtır. Böyle ağza Yüce Allah bir müddet sonra kilit vurur. NETİCE İTİBARİYLE, VATANINI, MİLLETİNİ, DEVLETİNİ, ŞAN VE ŞEREFLE SAVUNANLARDA ASALET, BUNLARDAN UZAK DÜŞÜNCELERDE REZALET VARDIR. BİLİNMELİDİR Kİ BEKÇİ, UYUYANLARA GÖREDİR. BALIKLARIN, BEKÇİYE İHTİYAÇLARI OLMAZ Kİ. YİNE BİLİNMELİDİR Kİ DOĞRU, İYİ, GÜZEL VE DE İNANÇLI BİR İNSANIN ZATEN KENDİSİ BAŞLI BAŞINA BİR KANUNDUR.