Sayın REKTÖR;
Akademik yönünüzle, üniversiteleri, çok iyi tanıdığınıza inanıyoruz. Bu güzel üniversitemiz de 1992 yılında kurulan devlet üniversitelerinden biridir. Bundan böyle, gelmiş ve geçmiş sayın rektörlerimize, saniyen birlikte çalıştıkları çok değerli akademik ve mevcut personele, gönül derunundan en derin saygılarımı ve sevgilerimi sunarım. Bu arada, aramızdan ayrılan çok muhterem hocalarımıza ve arkadaşlarımıza da yüce Allahtan rahmetler diliyorum.
Sayın REKTÖR;
Bakir coğrafyası, hoş görülü ve hatırşinas halkıyla da yeni göreve başladığınız bu güzel ilde öyle inanıyorum ki güven verici ve huzuru temin yolunda yaşantılarınız, daima, iyinin, güzelin ve doğrunun yanında olacaktır. Zaten temennimizde budur. Bu nedenle, Bolu, mevcut illeri arasında, iz bırakanlar ve marka şehir olmayı daima başarmış, başarmış olmakla kalmamış, bütün bunları el birliği ve gönül rahatlığı içerisinde korumasını da bilmiştir. Bende, elimden geldiği kadar, hizmet yıllarımda, 20 senedir gördüğüm onurlu çalışmaları, bu köşemden, akademisyen ve araştırmacı bir yazar olarak dile getirdim.
İdrak edebilenler için, bu göklerin ve yerlerin hepsi sözdür. Dolayısıyla, hafif bir sesi duyana yüksek sesle konuşmanın zaten bir anlamı yoktur. İkilik daima teferruattır, esas olan birliktir. Örneğin, alemde kalemlerin, silahların, yayların ve okların bir gözü olsaydı, her parmağın arasına girer miydi? Buradan hareketle diyoruz ki yüce yaratan, her türlü ses ve harften münezzehtir. Bu bakımdan, onun sözü, ses ve harflerin, her zaman dışında kalır. Nitekim bir hakikat yüz şüpheden evladır.
Üniversitemizin kurucusu, rahmetli, hamiyetli, saygı değer İzzet Baysal büyüğümüzün, yine bu üniversitemiz için kurduğu vakıf çalışmaları da hızla görevine devam etmektedir. Aynı aile camiasından, ikinci büyüğümüz, sevgili ağabeyimiz, saygın insan, Ahmet Baysal da, mevcut imkanlar çerçevesinde elinden geldiği kadar, yönetim kurulu ile birlikte görevini hassasiyetle yürütmektedir. Bundan böyle, üniversitemizi çok iyi tanıyan sayın Ahmet Baysal ve yönetim kurulunun, bu kapsamda size azami katkıyı sağlayacağını da bu görüşlerimle ifade etmek isterim.
Hani derler ya :’Kıymet, kıymet bilenindir.’
Sayın REKTÖR;
Ariflerin, hayatı boyunca, huzurları marifet, neşeleri muhabbet, nurları da hakikat olmuştur. Bu nedenle olacak ki alim, halim ve selim insanlar, girmeden evvel çıkmayı düşünmüşler, böylece ilk etapta meselenin başından evvel sonunu görmeye özen göstermişlerdir. Özetle, yol- usul-erkân-töre-vicdan ve fazilet dünyasından yürüyen yaya, bunları bilmeyen ve kılavuzu yanlış olan atlıdan menzile daha çabuk ulaşmıştır. Bir gerçekte odur ki müşkülatları da birlikte halletmek irademizin haricinde değildir.
Düşüncelerimi ve duyguları mı çok sevdiğim şu sözle bitirmek istiyorum:
‘Devletimiz payidar, dereceniz yüce, yaşantınız hoş, ibadetiniz beğenilmiş, gönlünüz aydın, duanızda kabul edilmiş olsun. Sağlıklar, başarılar ve engin mutluluklar dileğiyle.’