Sayın Okurlar;

Bazı konular vardır ki bunların aksini düşünmek mümkün değildir. Zaman zaman yazılarımda ifade ettiğim gibi ;“taşa çivi çakılmaz, haset öğüt dinlemez, fesadı yüz sene kaynatsan, bir zerresi eksilmez. Nitekim ustaların üst tarafında dükkân tutulmaz, çolukla çocukla yola gidilmez, sokak haytaların kolunu girilmez velhasıl Allah korusun, arsız, nursuz, uğursuz ve helal kazanmayan ellerin parası yenmez.

Önemli olan, gerçekleri aramak bulmak, çok öğrenmek, azda özü konuşmaktır.”

Sayın Okurlar;

Cevhairciler çarşısında boncuk, bir arpa kadar dahi değer ifade etmez, hiçbir mumda, güneşin karşısında ışık vermez. Nitekim Arap atı ince zayıftır ama dünya dünya üstüne kurulsa, tavlı bir eşekle mukayese edilmez. Örneğin; kedi fareyi tutmadan aslanım der, gel gör ki kaplan ile cenge girerse, fareden de adi olur. Kuşlar dünyasın da bir tane Hüma kuşu kalmasa dahi hiçbir kuş kalkıp da baykuşun gölgesi altına girmez. Durum böyle olunca, kötü kılıçtan yahşi demir yapmaya kalkan akıl, paslıdır. Bu güne kadar, şer tayfaları, terbiye ile adam olmamıştır. Musiki dinleyene terbiye alana göredir. İnsanoğlu, evvela insan olduğunu görmediği müddetçe, hayatta asla başarı beklemesin. Bunun için olacak ki hünerli insanlar, bütün varlıklarını kaybetseler de gam yemezler çünkü zaten hünerin kendisi bir devlettir. Hayatında bir nebze olsun faydalı olamamış öte yandan bencil, dünyanın süsünü püsünü kendisinde görse de bir öksüze işlik vermeyi çok görür. Seviyesizliği ele alan bir akıl, başkalarının şerefini düşünmez. O zaman ne sermayeni azalt, ne de başkalarına oh dedirttir.

Cihanı aydınlatan güneş, yarasanın gözüne hor görünüyorsa, bunda şaşılacak bir şey yoktur. Çünkü bu kör yarasa, yapısıyla güneşi zaten bilmez. Netice itibari ile inat, fesat bencil gördüğün zaman, bunlardan uzaklaşmak gerekir. Yaklaşırsak, kır atın yanında çok durulması gibi ya huyundan ya suyundan bir şeyler alırsın. Değirmenin alt taşı sabit ve sağlam olduğu için ağır yüklere tahammül eder ancak dönen değirmen taşı, dönmeyi kendinden bilirmiş. Hiç demez ki beni döndüren bir kuvvet vardır. Netice itibari ile

GÜZEL KONUŞMAK, MANTIKLI KARAR VERMEK İNSANIN, HÜR İRADEDEN UZAK SADECE VE SADECE İÇGÜDÜSÜYLE HAREKET ETMEK İSE HAYVANLARIN İŞİDİR. BUNUN İÇİN İNSAN OGLUNA, DÜŞÜNEN İNSAN DEMİŞLER.