Ebeveynler çocuklarını toplumsal cinsiyet eşitliğine duyarlı bir şekilde yetiştirmeli. Biyolojik cinsiyet ve toplumsal cinsiyet kimliklerinin ayrımı öğretilmeli, insan haklarını doğrultusunda çocuklarını sosyalize etmeliler. Kız çocuklarında öz değer algısı geliştirilmeli ve sınır kavramı benimsetilmelidir.
Geleneksel düşüncelerin ve algıların bir yansıması olan dil kullanımına dikkat edilmeli. Ne yazık ki Türkçe’ye yerleşmiş bazı cümleler hâlâ cinsiyet ayrımcılığı içermektedir. Farkında olmadan bu cümlelerin günlük hayatta kullanılması, toplumsal cinsiyet rollerinin bireyler tarafından içselleştirilmesine neden olmaktadır.
Kadına korku, acı ve ıstıraptan başka bir şey vermeyen şiddet, sosyal bir kontrol mekanizması işlevi haline gelmiştir. Şiddetin hiçbir türü kabul edilmemeli, şiddet mağdurlarının ve şiddet uygulayan kişilerin destek alması teşvik edilmelidir.