Sayın Okurlar;

Yüce yaratan her şeye kadirdir. İnsanoğlunu canlı mahlukattan ayıran çok büyük özellikler vardır. Bunlardan birisi de aziz akıldır. Zaten dünyada üç şeye aziz denilmiştir. Birisi akıl, diğerleri de su ve öğretmendir.

Sayın okurlar;

Akıl bahisleri, hüküm sürdüğü yıllarda Ömerle-Ebulhakem sırdaştırlar. Ömer, akıl aleminden can alemine gelince can bahsinde, Ebulhakem Ebucehil oldu. Şimdi sadede gelelim.

Sayın Okurlar;

Nefis üç köşeli dikendir. Nereden tutsan batar, harekete geçer ve aklını çelmeye çalışır. Nitekim akıllı zeki ileriyi görebilen parlak fikirli akıl sahipleri, insanlıktan nasibini almayan kimseleri müşavere meclisine almadıkları gibi, bunlara ciddi görevler de vermezler. Hissiyatta hiddet, şiddet, insanı şaşı yapar ve ruhu da doğruluktan ayırır. Garez, kin, nefret duyguları kabardıkça hünerlerin de üstü örtülür, gönüllerden, kalplerden gözlere yüzlerce perde iner. Örneğin; Şerliği dolayısıyla, hisleriyle kalben rüşvet almaya karar veren bir insan, zalimi ağlayan, inleyen mazlumdan ayırt edemez. Çalışmada devada haktır. Hissiyatı ile her gün ense kulak büyütmeye alışmış parazit akıl, çalışmayı inkârda ısrar eder durur. Aslında her sağlam akıl, az da olsa danışır, bu da insana anlayış verir, böylece akıllarda akıllara yardımcı olur. Durum bu noktaya geldiği zaman, kötülükler diyarına gidilmez, güzellikler diyarına gidilir. Gizlice, heva ve hevesini tazeleyen kimse, imanı da tazeleyecektir ama bu da sadece dil ile olmaz. Hissiyatın eseri olan ve müspet aklı dışlayan ahmağın, pek tabi özrü kabahatinden beter olur. Serseri ve aptal yapılı insanların özrü, bütün ilimlerin zehridir. Bazen kimsesizlik dahi, adam olmayanların işvesinden daha iyidir. İşte bütün bunlar için zalimin, hainlerin, gaddarların, şerlerin elinde kalem olursa, Mansur darâ çekilir. Bilinmelidir ki her bekçi uyuyana göredir. Dünyadaki balıkların bekçiyle ne işi olabilir? Ateşi su ile korkuturlar. Suyun ateşle korktuğu nerde görülmüş? Nefis her daim Nemrut’tur. Akıl ise candır, Halil’dir ve bir kılavuza da ihtiyacı yoktur. Taklidi ve şekli bilgilere gelince, bunlar satış içindir. Böyle bir bilgi, sahibini, müşterisini buldumu, güzelce satar. Ama aziz aklın ve hakikat bilgisinin müşterisi yüce yaratandır. Bu bilgi sahibinin pazarı daima işler ve parlar. Öyleyse evvel Allah, önce insan önce akıl.