Sayın Okurlar;
Musibet, insanoğlunun bir nevi mihenk taşı gibidir. Ateş, altını nasıl eritirse, musibetler de cesur insanları öyle eritir. Bu nedenle, musibet yaradılışımızı takviye etmeye yarayan bir tılsımdır. Bazen musibet, zekâya da yardımcı olabilir hatta onu eğitir.
Sayın Okurlar;
Aslında bela insana basitlikten gelir. Gerçekte, küçük şeylere gereğinden fazla önem verenler, ellerinden bir şey gelmeyenlerdir. Hayatında basit, küçük ve anlamsız işlere takılıp kalanlar, büyük işleri başaramaz. Bu nedenle, basit insan karmaşık adamdan daha korku vericidir. Basitlik çengeline takılan kafanın, bırakın musibetlerden ders almasını, sıyrılmış pişmiş kelleden farkı yoktur. Bir musibete ne kadar çok önem verilirse, tesiri de o kadar büyük olur. Musibetlere karşı dayanıklı durmak ve yıkılmamak kahramanlıkların da en büyüğüdür. Dikkat edilirse, hemen her zaman (Allah korusun) bazılarımız felaketlere bir nevi davetiye çıkarır, bunları öğütlemiş gibi kendi elimizle hazırlarız. Bu olumsuz düşüncenin potasında (görev, sorumluluk, dikkat ve yetki kavramları bir nevi hiçe sayılmıştır. Bela yakadan bir defa tutumu, ondan ayrılmaz tutulanı da iflah etmez. ÖRNEĞİN; OKUR DEĞİL BAKAR, SAYGILI DEĞİL SAYGISIZ, AKIL DEĞİL SANKİ HER DÜŞÜNCESİ ÇAKIL, DİL FRENSİZ, ASTARSIZ, PERDESİZ, GÖZLER PUSLU, BURUN TAMPONLU, KULAKLAR TIKALI PAMUKLU VS. Böyle bir kafanın doğruyu görüp düşünmesi mümkün mü? Öte yandan hayalperest, müşkülpesent, seviyesiz, seciyesiz, sentesiz, arsız, nursuz ve uğursuz bir beyin yüz sene değil bin sene de geçse musibetlerden yine de ders çıkaramaz. Eşek eşek iken düştüğü bir karış çukuru tanıyor. Önemli olan ana konu, insanın evvela kendisini tanımasıdır. İnsana kendini bil denilmesinin sebebi yalnız gururunu kırmak için değil, ayrıca değerini de bildirmek içindir. Yaşadığımız cennetten bizi attıran şeytanı, teşbihte hata olmazsa, evvela içimizde aramalıyız. En büyük aslan nefsini yenen aslandır. Böyle olursa zaferlerin en büyüğü elde edilir. RUHUNDA PİSLİK, ÇİRKİNLİK, BASİTLİK, ŞERLİK OLANI NİL NEHRİ’NİN EN AKINTILI YERİNDE YIKASALAR, O KİRLER YİNE TEMİZLENMEZ, DOLAYISIYLA KENDİ KENDİNE YARDIM ETMESİNİ BİLMEYENE KİMSE DE YARDIM ETMEZ. GENEL ANLAMDA ALTIN ATEŞLE, BASİT KADIN ALTINLA, HERCAİ ERKEK DE HAFİF KADINLA ERİR.
İnsana sadakat yaraşır görse de ikrah,
Yardımcısıdır doğruların Hazreti Allah.
(Ziya Paşa)