Sayın Okurlar;
Akıl, insan olmanın üstünlüğüdür. Bundan dolayı olacak ki akıl gibi zenginlik, bilgisizlik gibi de fakirlik yoktur. Dünyada, insan olmanın ve yaşamanın en sağlam temeli bunun için akıldır. Ahmaklara gelince, bu türden insanlar, aklı az olduğu için hayır yollarını gösteremez, gösteremediği gibi gittikçe de ahmaklaşır. Ahmaklığı arttıkça dangalaklığını da beraberinde getirir. Yine ahmaklıktan olacak ki yalanlarını bastırmak için dünyanın yeminini, noktasız, virgülsüz, nefes almadan sıralayanların genel anlamda haddi hesabı yoktur. Ahmağın her sözü rezil, güzel aklın her sözü vezirdir. Doğru, güzel ve aziz akıl, müminlerin dostu, tabiat yaratılışları ise yardımcısı, iyi geçinmek şekli babası, yumuşak olma hali de bir nevi kardeşidir. Aslında akıllı bir düşüncede üç özellik görülür: Kendi durumunu düşünmek, dilini korumak, zamanını iyi kullanmak ve tartmak. Her akıllı kafa sustuğunda düşünür, konuştuğunda zikreder, baktığında, okuduğunda görür ve en güzel tarafı bütün bunları anlamaya çalışır. Ağzının soğan gibi kokmasını istemeyen akıllı insan, dilini astarını da bilir, böylece sözlerini gıybetten korumasını da aklından çıkarmaz. Bütün bunlar için akıldan daha faydalı mal, kendisini beğenmekten daha korkunç yalnızlık, takva gibi bir kerem, edep misali miras, başarı gibi kılavuz, iyi işlerde bulunmak kadar sevaplı bir menfaat, şüpheli şeylerde durup çekinme gibi sakınmak hali, haramdan kaçmak kadar zahitlik, düşünce gibi bilgi olamaz. Buraya ilave edilecek bir cümle de şudur: Danışmak kadar da arka kuvvet yoktur. Okumadan, öğrenmeden, düşünmeden, tartmadan, sormadan ve de tecrübelerin nasibini almadan yola çıkan beyin gecelerden daha karanlıktır. Aydınlığa gitmek isteyen insan evvela aydın olacaktır, aydın olduğu kadar da gerçeklerin yanında bulunacaktır. ASLINDA AYDIN, SADECE OKUYAN DEĞİLDİR. BUNU BİR KALEM GEÇELİM. GERÇEK AYDIN HAKKIN, HUKUKUN VE DE GERÇEKLERİN DAİMA YANINDA OLAN VE BUNDAN BÖYLE GERÇEKLERDEN ASLA AYRILMAYANDIR.