Sayın okurlar;
Allah korusun, her ahmak, alevle ışığı karıştıracak kadar budaladırlar. Bunlar, kendilerine her yaklaşanı (güneş gibi yakar) diyecek kadar da aptaldırlar. Bundan böyle, bir aptalı yanıldığına inandırmanın en iyi yolu, onu kendi haline bırakmaktır. Çünkü aptallar, gafletin içerisinde olduklarından zaten aynı zamanda da belanın içindedirler. Öte yandan, gerektiği yerde izah etmeyen, gerekmediği bir yerde izah ediyorsa, bu da budalanın ta kendisi olur. BİLGİLİ BİR AHMAK, CAHİL BİR AHMAKTAN DAHA ÇOK AHMAKTIR. Örneğin; bazen gençler, ihtiyarların unutkan olduklarını sansalar da unutulmasın ki ihtiyarların iki kanadı vardır. Bunlardan birisi, akıl kanadı, diğeri de tecrübe kanadıdır. Herkeste bilir ki tek kanatlı kuş, uçamaz. İşte bütün bunlar için ahmaklar, kaliteli sözlerden ve nasihatlerden anlamazlar. Böyle olunca, ahmaklara söz anlatmaktansa, dağda domuz gütmek inanın daha iyidir. Bunun dışında, ahmağa yüz ve söz vermeye gelmez. Çünkü anlaması da kıttır. Örneğin; (KAZI KOZ, KOCA KARIYI KIZ ANLAR.) Teşbihte hata olmazsa, ahmak gelin, yengesini halayığı sanır. Ahmak odur ki dünya için gam yiye, ne bilirsin, kim kazana, kim yiye.
Sayın okurlar;
Eri er olanın, yeri çalı gibi dahi olsa değişen bir şey olmaz. Sonuçta er erdir, şer şerdir, akıllı akıllıdır, aptal aptaldır. Yine bilinmelidir ki her delimsi ahmağın, yüreği ağzındadır, aklının dili ise yüreğindedir. Bu nedenle, ahmaklarla Pazar yaparsan, mideni bozacağını da unutma. Nitekim ahmakların düşüncesine, tavukların eşinmesine, Lokman Hekim dahi ilaç bulamamıştır. Ahmak ve aptal tayfasının sözleri, kaleme de alınmaz. Çünkü bunların kalemi rüzgardan, kağıtları sudandır. Ahmağın düşüncesinde akıl kaçık olduğu için saniyen, dili de astarsız, perdesiz olduğundan söyledikleri hiçbir sözde isabet yoktur. Bu türden kafalar, hayatlarında bir defa olsun isabeti yakalamamışlardır. Allah korusun, her ahmağın, akıl katmanı sıfır, akıl çapı sıfır, aklı da tam takır olduğu müddetçe ahmaklığından kurtulmak hiç olmamış ve olmayacak bir şeyi düşünmek olur. Yüce Yaratan, hiçbir kulunu İnşallah, gerçek inandığı yoldan ayırmaz ve ahmaklarla da dostluk kurdurmaz. Bu da bir temennidir. GÖRELİM MEVLA NEYLER, NEYLERSE GÜZEL EYLER. ( İBRAHİM HAKKI HAZRETLERİ) Bundan böyle, dünyada akıl, sağlık, şükür ve sabır gibi güzel bir şey yoktur.