Sayın okurlar;

Yüce Yaratan, kimseye dert verip, derman arattırmasın. Normalde kafada ciddi bir arıza yoksa, akıl anlar ve çözer. Ama akıl, serseri, derbeder, şer ve şeytan olursa, yalama olduğu için, en güzel doğruları (salla vur) tokmağı ile beynine çaksan, bir ıklamada geri çıkarır. Aradığını bilmeyen ahmak, bulduğu bir şeyden anlamaz. Yani kafa çakma, beyin takoz olursa, düşünceler moloz olur. Her dangalak bu nedenle, alevle ışığı birbirine karıştırır. Dinlemekte önemlidir. Ancak sözün manası olursa, bırakın dinlemeyi, doğrusu gök gubbede de çınlar. Bu nedenle sivri akıldan sivri sözler, değerli akıldan değerli sözler gelir. Örneğin, hayvanat aleminde, ağustos böceği öter, aslan kükrer, serseri bağırır, akıllı anlatır, arif aklını devşirir, tavuk akşama kadar eşinir. Lokman Hekim ne güzel söylemiş: “delinin düşünmesine, tavukların eşinmesine ilaç bulamadım.)