Dünya üzerinde hızla satışları yükselen ve çoğu ülkede dizel araba satışlarının önüne geçen elektrikli araçlar ne kadar masum?
Bir önceki ‘Elektrikli Arabalar Masum mu?’ yazımızı biraz daha detaylandırmak istedim. 130
yıl öncesine dayanan elektrikli araç buluşları çok sürmemiş ve kısa dönemde rafa kaldırılan
bir proje haline getirilmişti. Önceden ele aldığımız yazımızı okuyarak neden bitirildiğini
detaylı anlatmıştım. Şimdi ise konuyu biraz daha açmanın iyi olacağını düşünüyorum.
İklim bilimciler şu anda ikiye bölünmüş durumda. Peki neden? Bildiğimiz gibi pilli arabalar
bizlere ‘Yeşil dünyamızı koruyalım’ veya ‘Karbon salınımına dur !’ gibi söylemlerle
dünyalılara aksettirilmişti. Evet dünya insanlarının büyük bir kısmı buna inansa da bazı kişiler
de bunun tam tersini söylemektedir. Fosil yakıt / elektrikli araba arasındaki alevli kavgada,
işin öncüsü olan Tesla, sonuna kadar gelecek için iyi bir şey diyor. Diğer taraftan fosil yakıtı
bırakmayan ve bırakmayı da düşünmeyen Toyota ve bazı Japon firmalar, istenilen gelişimin
çok da matah olmadığını savunuyorlar. Ama onlar da epey bir işin içinde elbette.
Peki biz kime inanacağız? Elbette araştırmalara ve mantığımıza! Fosil yakıtlar dünyanın
ürettiği bir mineral olarak kabul edersek, hava kirliliğine yol açacak bir durumun olmadığını
mı düşünelim? Evet, böyle düşünebiliriz. Zira EV araçların başlıca üretim sürecine ek olarak,
kimyasal bileşenli bir pil üretimi gerçeği var. Bilimcilere göre pil üretimi, aksine sera gazı
salınımını 2 katına çıkarıyor. Halen daha geleneksel şekilde şebekeden şarj edilen EV
araçların enerjisi yine petrol ve kömür ile sağlanıyor. Haliyle de yine direkt olarak karbon
salınımı artmış oluyor. Geçelim diğer konuya.
Bir içten yanmalı aracın oluşabilmesi için yüzlerce bileşenin bir araya getirilmesi gerekiyor.
Özellikle aktarım ve motor kısmında ne kadar fazla mühendislik olduğunu göz ardı
etmeyelim. Son yıllara kadar dizel ve benzinli araç ünitleri halen daha geliştirilmekteydi.
Ancak ani şekilde çıkan EV furyasında fosil yakıtlı araç gelişimlerinin durdurulduğunu birçok
firmada gördük. Şimdi olayın en can alıcı ve felaket kısmını ele alalım.
Aslın çoğu kişi elektrikli arabalarla binlerce iş sahasının bitirileceğinin farkında değil. Yapılan
araştırmalar işin sonunda korkunç bir son olduğunu söylemektedir. Bir arabanın aktarım
organlarını düşünelim. Ve her birinin imalatı için yüzlerce firma parça üretimi yapmakta. Evet
rakamlarla konuşacak olursak gelecekte otomobil üretiminde olan 6.000 (altı bin) iş
sahasının yok olacağı gerçeğini konuşuyoruz. Elektrikli arabanın basit motor yapısını
anladıysak, içten yanmalı bir araba arasındaki parça uçurumunu görmemek imkansız.
Piston, yanma odası, buji, enjektör vs. gibi parça üretim zincirinde olan her firma kapanacak.
İşin daha korkunç tarafına gelmedik! Binlerce üretici firmada çalışan insanlar ne yapacak?
Düşünebiliyor musunuz; sektörde çalışan milyonlarca insan işsiz kalacak. Ve açık olan diğer
iş sahalarının çalışan kapasitesinin çok üzerinde bir rakam. Diyelim ki 30 milyon kişi işsiz
kaldı. Bunun sadece 2 veya 3 milyonu yeni bir iş bulabilecek. Geri kalan 28 milyon kişiyi
nasıl bir son bekliyor? Gördüğünüz gibi elektrikli araçlar genel bakış altında felaketimizi
getirecek gibi duruyor. Konunun iç yüzü her zaman saklansa da teknoloji devrinde bilgileri
artık çok rahat toprak altından çıkarabiliyoruz. Sizin bu konu hakkında duygu ve
düşünceleriniz nelerdir?