Son günlerde ülkemizdeki din istismarı girişimleri hızla artmaktadır.

Çocuk yaşlardaki kız evlatlarımıza ve medreselerde erkek çocuklarımıza olan istismarların haberlerini sürekli ulusal basından duyuyor ve izliyoruz.

Mağdur olduğunu, çocuk yaşta evlendirildiğini bizzat kendisi ihbar ederek şikâyetçi olan evlatlarımız oldu.

Bütün şikayetler sürüncemeye bırakıldığı için suçluların elini kolunu sallayarak gezdiği bir ortamdayız.

Ne yazık ki Diyanet işleri Başkanımızın da bu konuları önleyici girişim ve söylemleri olmadı.

Böyle bir ortamda olduğumuz halde Eylül'de başlayacak yeni eğitim öğretim yılında pilot bölge seçilen 3 ilde Tekirdağ, Eskişehir ve İzmir'de devlet okullarına ilkokullar da dahil olmak üzere manevi danışman adı altında imam ve vaizler atanacağı haberini aldık.

Belki ileri bir tarihte Rehberlik ve psikolojik danışma öğretmenleri yerine de sadece bunlar atanacak olabilir!

İzmir Barosu bu konuyla ilgili paylaştığı duyuruda halkımızla birlikte CHP İl teşkilatının bir protesto gösterisi planladıklarını açıklamıştır.

Ülkemizde geleceğimizin teminatı olan neslimiz için bu girişimlere karşı konulması şart ve elzemdir.

İleriki yıllarda eğitim sistemlerinde hatta Bolu İlimizde dahil olmak üzere bu tehlikeli durumla karşı karşıya kalma olasılığının kaçınılmaz olacağı gerçeğini tüm halkımız bilmelidir.

Bunların, ülkemizin tarikatçılar yurdu olmaya hızla yaklaştığının bir göstergesi olduğu gerçeğiyle yüz yüzeyiz ne yazık ki!

Oysa Allah İslam dininde tarikatçılığın yasak olduğunu kuranı kerimde duyurmuştur.

ALLAH Ülkemizi ve gelecek neslimizi her türlü tehlikelerden korur inşallah.

Yani aksi halde işimizin Allah’a kalmış olacağı aşikardır.