reklam
reklam
SON DAKİKA

Köroğlu Gazetesi | Bolu

GENÇLERİN SİYASETÇİLERDEN BEKLENTİLERİ NELER?

GENÇLERİN SİYASETÇİLERDEN BEKLENTİLERİ NELER?
30 Eylül 2022 - 17:06

Bolulu gençlere tanıdıkları siyasetçileri ve siyasetçilerden beklentilerini sorduk. Kimisi işsizlikten dert yakındı kimi ise eğitim sisteminden ama hepsinin ortak problemi Türkiye’nin ekonomik sorunları.

Türkiye genel seçimlerine adım adım yaklaşırken sokağın nabzını tuttuk, Bolulu gençlere tanıdıkları siyasetçileri sorduk. Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Rasim Özdemir ve AK Partili Tarım ve Orman Bakan Yardımcısı ve 23. dönem Bolu milletvekili Fatih Metin’i duyduk.

Peki, gençler kendilerini tanıtamayan siyasetçilerden ne bekliyor? Gençler, siyasetçilerden iş ve eğitim istiyorlar ancak hepsinin tek ortak sorunu var: O da Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik şartlar.

Gelecekle ilgili hayaller kurmayı çoktan bırakmış durumda gençler, kimi ekonomik şartlar sebebiyle okulunu yarım bırakmış kimisi ise ailesine destek olmak için hem okuyup hem çalışıyor. Ekonominin sebep olduğu zorluğu her alanda hissettiklerini anlatan gençler, “Türkiye’nin yararına kararlar vermelerini istiyorum ”diyor.

Bolu İzzet Baysal Caddesi’nde gerçekleştirdiğimiz sokak röportajında 16-29 yaş aralığındaki gençlere tanıdıkları siyasetçileri sorduk. Gençlerin hepsi Bolu Milletvekillerini ve Partilerin Bolu İl Başkanlarını tanımadıklarını dile getirdi. Bolu’da tanıdıkları siyasetçileri sorduğumuzda ise 3 isim aldık.

BOLUNUN EN BİLİNEN SİYASETÇİLERİ

Bolulu gençlere; Bolu Milletvekillerini ve Partilerin Bolu İl Başkanlarını sorduk, herhangi bir olumlu cevap alamadık. Ardından Bolu’da tanıdıkları siyasetçileri söylemelerini istedik,3 siyasetçi ismi aldık. İşte Bolu’nun en çok tanınan siyasetçileri…

Bolunun en çok tanınan siyasetçisi Tanju Özcan oldu, ikinci sırada Fatih Metin, üçüncü sırada ise Rasim Özdemir bulunuyor.

“EĞİTİM SİSTEMİNDEN PEK MEMNUN DEĞİLİM”

Siyasetçilerden okulları gezip, sistemleri kendilerinin kontrol etmesini istediğini dile getiren Yüksel Çamlıbel, “Bolu’da siyasetçi ve bürokrat tanımıyorum. Pek ilgilenmiyorum zaten. Belediye başkanını tanıyorum Tanju Özcan. Siyasetçilerden ilk olarak okul sistemini değiştirmelerini istiyorum. Daha güzel bir memleket olabilir. Ulaşım daha düzgün olabilir. Eğitim sisteminden pek memnun değilim. Çünkü saat 8 de okula gidiyoruz. Akşam çıkıyoruz. Sosyal hayatımız kalmıyor. Sınavlar zor. Ülkenin ekonomik olarak durumundan memnun değilim.  Okullarda kitaplar dağıtılabilir, okum kitapları dağıtılabilir. Bu tarz şeyler güzel olabilir. Tanju Özcan’dan bir şey istesem bu da okulları gezip, sistemleri kendi kontrol etmesini isterdim.” dedi.

“TÜRKİYE’NİN YARARINA BİR KARARLAR VERMELERİNİ İSTİYORUM”

İsmini paylaşmak istemeyen bir spor lisesi öğrencisi daha yaşanabilir bir ülke istediğine vurgu yaparak, “Siyasetçi ve bürokrat tanımıyorum. Belediye başkanını tanıyorum Tanju Özcan. Milletvekillerini tanımıyorum. Herhangi bir il başkanını tanımıyorum. Siyasetçilerden beklentim ilk olarak kendi aralarındaki tartışmalara bir son vermelerini istiyorum. Türkiye’nin yararına bir kararlar vermelerini istiyorum. Kendi aralarında tartışmalar büyüdükçe işin sonuna çıkılmaz gibi görüyorum. Daha yaşanabilir bir ülke istiyorum. Ekonomik olarak baya bunaldık. Öğrenciler için çok fazla aktiviteler olmalı ama şuan ki ülkenin durumundan bunu bekleyemeyiz. Şuan bile okuduğumuz okul spor lisesi öğrencisiyim. Spor yapmak için imkânımız bile yok. Küçük bir binada yerleştik. Bizi karaçayır spor kompleksine verdiler ama kendi okulumuzun ne bir spor salonu var ne de bir başka bir şeyi var. Yarın bir gün bizim okul mesabeleri başlayacak ama biz yine bütün imkânlardan yararlanamayacağız.” ifadelerini kullandı.

“HİÇBİR KURULUŞTA İŞ FAALİYETİNE KATILAMIYORUZ”

Siyasetçilerden gençlerle ilgili projelerini tanıtmalarını beklediğini ifade eden Murat Çalışkan, “Bolu’da tanıdığım siyasetçi var ismi kalsın bende. Bolu belediye başkanını tanıyorum. Tanju Özcan. Halen hiçbir kuruluşta iş faaliyetine katılamıyoruz. İnşaat işleriyle uğraşıyoruz. Elimizden geldiğince bu hayata tutunmaya çalışıyoruz. Gençlere karşı yaptırımlar ne şekilde olacak bu siyasetçilerin. Onları bir ön plana çıkartmalarını beklerdik. Cadde üzerine baktığınızda çalışmayan birçok genç var.  Sadece gençlerin önünün açılmasını beklerdik. Çocuğunuz varsa bez, mamasını temin etmekte zorlanıyorsunuz. Evli iseniz zorlanıyorsunuz. Ben bir aile geçindiriyorum. Onun için sıkıntı geçiyoruz.” şeklinde konuştu.

“BİZİ KERİZ YERİNE KOYUYORLAR”

İsmini vermek istemeyen bir üniversite öğrencisi ekonomik sebeplerle üniversite öğrenimini yarıda bıraktığını söyleyerek, “Tanju Özcan’ı tanıyorum birde AK Partili Fatih Metin’i tanıyorum. Siyasetçilerden ilk olarak beklentimiz Suriyelileri ve Afganları bizim şehrimizde bizden daha iyi yaşıyorlar. Bunun düzeltilmesini istiyorum.  Hepimiz diğer sorunu işse ekonomidir. Suriyelileri ve Afganların bizden daha iyi yaşaması benim gücüme gidiyor. Adam açım diye ağlıyor bunlar nargile içiyor. Kafelerde barlarda. Ben Muğla’ya gittim okumaya ailevi sebeplerden dolayı geri gelmek zorunda kaldım.  Bunları da zaten oy için aldı recep Tayyip Erdoğan.  Bunlara vatandaşlık veriliyor halkı açık söylenmese de 3 milyon Suriyeliye vatandaşlık veriliyor. Sırf oy almak için verildi. Bu Afganlar gidince her şeyin düzeleceğine inanıyorum. Biz iyi bir milletiz. Çok güzel coğrafyamız var. Doğalgaz bulunuyor bulunmasına rağmen tekrar zam geliyor. Tarım kredi kooperatifleri fiyatları düşürdük diyor ama diğer marketlerde fiyatlar daha uygun. Bunu yalandan mı yapıyorlar bilmiyorum. Bizi keriz yerine koyuyorlar.” dedi.

“TANJU ÖZCAN GERÇEKTEN HALKIN İÇİNDEN BİRİ”

Ekonomik sebeplerle üniversite eğitimini 1 yıl dondurmak zorunda kaldığını anlatan Seda Nur Atakan, “Tanju Özcan’ı çok seviyorum. Özellikle takip ediyorum. Tanju Özcan her türlü etkinliği düzenliyor. Sokağa çıktığımızda görebiliyoruz ve birebir görüşebiliyoruz. Tanju Özcan gerçekten halkın içinden biri. Ekonomiden kesinlikle memnun değilim. Ben coğrafya son sınıf öğrencisiyim. Normalde bu sene mezun olmam gerekiyordu ama devlet bize birçok şeyi sunmuyor çünkü. 1 sene okuyamadım. Kesinlikle ekonomiden memnun değilim.  Biran önce 2023 gelsin ve rejim değişsin istiyorum. Yurt fiyatları inanılmaz bir yükseliş gösterdi. KYK’dan ödediğimizde bursta olsa bize çok bir şey kalmıyor. Bundan şikâyetçiyim.” ifadelerini kullandı.

“EKONOMİK ANLAMDA PAHALI BİR ŞEHİR BOLU”

Ulaşımın büyük bir sorun olduğunu dile getiren Zehra Merve Türkay, “Belediye Başkanını tanıyorum. İsmi Tanju Özcan. Ak partiden Fatih Metin vardı. Onun dışında başka siyasetçi bilmiyorum. Birçok gencin sorunu bence otobüslerdir. İnanılmaz dolu ve saatinde gelmiyor. Bu konuda bir iyileştirme yapılabilir diye düşünüyorum. Ekonomik anlamda pahalı bir şehir Bolu. Öğrenci dost olduğunu düşünmüyorum.” şeklinde konuştu.

“DÜŞÜNCE ÖZGÜRLÜĞÜ GELMELİ”

Suna Karagöz “Belediye Başkanını tanıyorum. Bolu’da tanıdığım başka siyasetçi yok. 18 yaşındayım.  En önce düşünce özgürlüğü gelmeli. Ülke zaten şuan çok kötü durumda bunun düzeltilmesi lazım. Gençler olarak önümüzü göremiyoruz. Geleceğe dair umudumuz yok. Yurtlar çok kötü ve pahalı. Devletin yurtları da dâhil. Bunların düzeltilmesi lazım. Ben 18 yaşındayım. Çalışmak zorunda değilim ama aileme destek. Ülkenin iyi bir halde olmadığını ve başka siyasetçilerin bu düzeltmesi gerektiğini düşünüyorum çünkü mevcut hükümetin bunu başaracağını düşünmüyorum.” dedi.

“EKONOMİK ANLAMDA BİRAZ ZORLANIYORUZ”

Recep Doğancı ekonominin öğrencileri zorladığını aktararak, “Belediye başkanını tanıyorum ismi Tanju Özcan. Başka siyasetçi tanımıyorum. Ulaşımda öğrencileri düşünmelerini istiyorum. Ekonomik anlamda biraz zorlanıyoruz. Okulda kantin fiyatları çok yüksek fiyatlarda. Suya 5 lira veriyoruz.” şeklinde konuştu.

“EKONOMİK ANLAMDA HİÇ MEMNUN DEĞİLİM”

Ekonomik sebeplerle okulunu açığa aldığını anlatan Sude Naz Işıklı, “Bolu’dan siyasetçi olarak sadece Tanju Özcan’ı tanıyorum. Ben biraz önce okulumu açığa aldırdım. Öğrenciye yardımcı olunmasını isterdim. Öğrencilere biraz daha yardım etmeleri gerekiyor. Ben hem çalışıyorum hem okuyorum. Çok zor oluyor. Ailesi olmayanların ya da ailesi olup ta bakmayanlar için çok zor. Bunun için öğrencilere daha çok yardım etmelerini isterim. Ekonomik anlamda hiç memnun değilim.” ifadelerini kullandı.

“BENİM AÇIMDAN ŞUAN HER ŞEY ÇOK İYİ”

Mehmet efe Tuncer mevcut durumundan memnun olduğunu belirterek, “Sadece Tanju Özcan’ı tanıyorum. Başka kimseyi tanımıyorum. Benim açımdan şuan her şey çok iyi. Başkası açısından bilemem. Çok ders var.” dedi.

“HER ŞEY DAHA İYİ OLABİLİRDİ”

Ekonomik sıkıntılar sebebiyle çalıştığını dile getiren Ahmet Yerlikaya, “Tek tanıdığım Tanju Özcan. Başka kimseyi tanımıyorum. Her şey daha iyi olabilirdi. Çalışıyorum ben. Çünkü annemin, babamın verdiği yetmiyor. Mecbur olarak ek işte çalışmak zorunda kalıyorum. 16 yaşındayım. Ekonomik olarak beklentim her şeyin daha iyi olması.” şeklinde konuştu.

“EKONOMİK OLARAK MEMNUN DEĞİLİM”

Sevil Özcan kırtasiye ürünlerinin pahalı olduğunu vurgulayarak, “Tanju Özcan. Başka siyasetçi tanımıyorum. Ekonomik olarak memnun değilim. Kitap, defter çok pahalı.” ifadelerine yer verdi.

“ASGARİ ÜCRET ÇOK DÜŞÜK VE YETMİYOR”

Alara Gören hem okuyup hem çalıştığını aktararak, ”Tanıyorum Tanju Özcan. Başka tanıdığım siyasetçi yok. Benim annem ve babam ayrı biz 4 kardeşiz. Babam bize bakmaya çalışıyor ama çok zor bu. Asgari ücret çok düşük ve yetmiyor. Babam emekli ama halen daha yetmiyor. Ben okuyorum. Bir kitap 300 Lira ve alınması çok zor. Ben hem okuyorum hem çalışıyorum. 16 yaşındayım.” şeklinde konuştu.

“SİSTEMİN NE KADAR BAŞARILI OLUP OLMADIĞINI 16 YILDA ANLAYABİLİYORSUNUZ”

Gürkan Güder alım gücünün arttırılmasından yana olduğunu belirterek, “Belediye Başkanını tanıyorum Tanju Özcan. Maalesef milletvekillerini tanımıyorum. Gençler olarak oturdukları koltukların gücüne varmalarını ve bu güce uygun davranmalarını istiyorum. Biraz daha icraat bekliyoruz. Eğitimde küçük bir değişiklik olduğunda bile mesela şuan normal bir öğrencinin eğitim hayatı 16yıl sürüyor. Bu sistemin ne kadar başarılı olup olmadığını 16 yılda anlayabiliyorsunuz. Değişimlerin düzgün olmasını temenni ediyorum. Ekonomi de TL değer kaybediyor ve alım gücü düşüyor. Her ne kadar asgari ücrete zam yapsalar da yılbaşında tekrar zam gelecek asgari ücrete. Fakat işveren bu parayı çıkarmak için mesela 8 bin TL oldu. İşveren bu parayı çıkartmak için ürettiği malzemelere zam yapacak. Bu sefer yine alım gücü azalacak.  Bunun için asgari ücrete zam değil de alım gücünün biraz daha artırılmasından yanayım.” dedi.

“SİYASETÇİLERDEN BEKLENTİM SADECE EĞİTİM”

Ekonominin eğitimi engellediğine dikkat çeken Muhammed Aldal,“20 yaşındayım. Tanju Özcan belediye başkanını tanıyorum. Hayır, kesinlikle başka siyasetçi tanımıyorum. Siyasetçilerden beklentim sadece eğitim. Bir markete gidiyorsun her şey çok pahalı. 100tl ile alışveriş yapmaya çalışıyorsun. Ekonomin düzelmesini istiyorum.” şeklinde konuştu.

“SIKILMIŞ DURUMDAYIZ”

Hamza Kaan Işık siyasetçilerin gençlere yönelik çalışmalar yapmasını istediklerini vurgulayarak, “Bolu’da tanıdığım bir siyasetçi yok. Siyasetçilerden beklentim daha çok gençlere yönelik Bir şeylerin yapılmasını istiyorum. Ulaşım olsun, aktivite olsun, müzeler olsun fark etmez yani nereye gidersek gidelim öğrenci olduğu için içinde hangi şehirde olursa olsun fiyatlar artmış bir biçimdedir. Öğrenciler için bu konuda fiyat konusunda yardımcı olabilirler.  En başta ev kiraları dâhil. 1+1 ev tutacaksınız 2500tl para isteniyor.  Bu konuda gerekli işlemlerin yapılmasını istiyoruz. Sıkılmış durumdayız. Belediye başkanı Tanju Beyi biliyorum.” dedi.

“ŞİMDİ EKMEK BİLE ALINACAK GİBİ DEĞİL”

Okumak için Türkiye’ye geldiğini belirten Asim Memedu, “Azerbaycanlıyım. Okumak için buradayım. Bolu belediye başkanını da tanımıyorum, siyasetçilerde tanımıyorum. Siyasetçilerden beklentim artık zam yapılamaması. Her şeyin fiyatlarını yükseltiyorlar. Bizim için zor oluyor. Ben geçen yılda buradaydım fiyatlar böyle değildi. Şimdi ekmek bile alınacak gibi değil. Siyasetle de pek ilgilenmiyorum. Üniversite hocalarının tur falan ayarlamasını isterdim. Çocukların kafalarının dağıtılmasını isterdim.  Özel bir ilgi alanım çalışmak. Azerbaycan’da çalışmıyordum ama burada mecbur çalışmaya başladım. Ekonomik durumlar çok kötü yani.” ifadelerini kullandı.

“EKONOMİK OLARAK ZORLANIYORUZ”

Özgür Topçu ekonominin sebep olduğu olumsuzluklara değinerek, “Siyasetçi ve bürokrat tanımıyorum. Belediye başkanının ismini biliyorum. Herhangi bir il başkanını tanımıyorum. Sigara fiyatı 35 lira olmuş. Biraz daha düşmesi lazım bence. Ekonomik olarak zorlanıyoruz. Bir kalem alıyorum 25 lira. Defterlerin fiyatları hepsinin inmesi lazım. Kıyafet alıyorum 400-500 lira. Bunların ucuzlaması lazım.” ifadelerine yer verdi.

“HİÇ KİMSEDEN BEKLENTİM YOK”

Okumak için Bolu’ya geldiğini aktaran yabancı uyruklu bir üniversite öğrencisi “Üniversite öğrencisiyim. Bolu’da siyasetçi ve bürokrasi tanımıyorum. Belediye başkanında tanımıyorum. Hiç kimseden beklentim yok. Benim için her şey yolunda gidiyor. Geçen sene ve bu sene ekonomi çok değişti. Dolar yükseldi. Ama benim için bir sıkıntı olmadı. Daha önce İstanbul’da yaşamıştım. Burası İstanbul’a göre daha iyi. İstanbul çok kalabalık. Burası o konuda daha sakin.” şeklinde konuştu.

“ÜST DÜZEY BİR PAHALILIK SÖZ KONUSU”

Siyasetçilerden beklentisinin ekonominin düzeltilmesi olduğunu ifade eden Volkan Parlak, “ 26 yaşındayım. Burada kimseyi tanımıyorum. Bolu’da yaşamak biraz zor. Üst düzey bir pahalılık söz konusu. Ciddi derecede bir pahalılık var. Belediye başkanını tanımıyorum. Siyasetçilerden beklentim ekonomiyi düzeltmeleri gerekiyor. Bir gencin evlenmesi, araba alması imkânsız. Bunları haklı gören ve bunları görmeyen vatandaşlarımız var maalesef. Nasıl bir kafadalar inanın o kafayı yaşamayı isterim. Ben kendi adıma söyleyeyim iyi bir işim var iyi bir maaş alıyorum ama genel olarak bakmak lazım. Asgari ücretle 3 ev geçindiren bir adamı görmek lazım.  3 çocuğunu okutan adamı görmek lazım. Durumu iyi olanlar susuyorlar. Durumu iyi olmayanlarda konuşamıyorlar. Biran önce bütün halkı görüp gözden geçirip iyi bir ekonomi sağlanması lazım. Mecliste konuşmak kolay. Çıkıp dışarıda yaşamak gerekir. Böyle gelmiş böyle gidecek gibi bir kafa var ama bence böyle gitmeyecek.” ifadelerine yer verdi.

“HİÇ KİMSENİN DERDİNİ ANLAMIYORLAR”

Gençlerin en büyük sorunun işsizlik olduğunu belirten Emre Demirkan, “Belediyeden Tanju Özcan var, Rasim Özdemir var. Ben yeni evliyim, 2 aylık çocuğum var benim. 8 aydır iş bulamıyorum. 19 yaşındayım, okulu da bıraktım. Eşik Gerede Meslek Lisesi’nden mezun o da iş bulamadı. Belediye’ye gidiyorum, İŞ-Kur’a gidiyorum. Bolu’da iş hayatı yok. Yarı bir gün günü gelecek, yok şusu toplanacak yok busu toplanacak ev ev gezecek oy isteyecek o zaman geldiklerinde be hiçbirine oy vermeyeceğim. Hiç birisi de gelip kimse derdini anlatmıyor, hiç kimsenin derdini anlamıyorlar.” ifadelerini kullandı.

 

 

 

 

Kep Adresi [email protected]