Sayın okurlar;
Bilgi fazilettir, bilgi hayattır. Akıllı kimdir denildiği zaman “Bilgili, görgülü ve tecrübeli insanların her şeyi layık olduğu yere koyanlardır. ”
İnsanın kendini beğenmesi, bu nedenle çoğu zaman ben demesi, aklını kıskanan sıfattır. Bilgilerden nasibini almayanlar da dikkat ederseniz öfke, hiddet ve şiddet çok olur.
Bununda tek nedeni, kendisini yetiştirmekten aciz kalmasıdır. Bilinmelidir ki öfke evvela delilikten gelen bir sıfattır çünkü sahibi sonunda mutlaka pişman olur. Pişman olmuyorsa, bu taktir de deliliği adam akıllı pekişmiş demektir. Önemli olan, bilgilerin faydayı, verimli ve ayrıca sahibini de hikmetli kılmasıdır. Olayda sözler doğru ise bunlar bir nevi devadır, yanlış ise burada da bir hastalık vardır çünkü bu bilgiler bu defa cefadır.
Bilgisizlikleri, yanlışları, yalanları getiren akıl rahatsızdır. Bu nedenle, bilinirse amel edilir. Yine bilinmelidir ki yüce yaradan, bir kulunu alçaltmak istediği zaman, onun başarısını da engeller. Bilgisizle, ahmakla eş dost olan, kendi yaptıklarını daima güzel göstermeye çalışır, böylece senide kendisine benzetmek ister.
İlim alanına gelindiği zaman bu ikiye ayrılır. Birisi yaradılıştan gelen, diğeri duyup öğrenilen bilgi yani yaradılışta bilgi yeteneği yoksa bu takdirde yarar sağlanmaz.
Sayın okurlar;
Her kap, doldukça boşlukları kapanır, böylece son haddinde hiçbir şey kabul etmez. Bilgi kabına gelince bu kap farklıdır. Güzel bilgileri ne kadar koyarsan koy, gittikçe genişler hepsine ayrı bir yer açar. Bilgili, Salih insanlar, ölü olsalar da diri sayılırlar. Gel gör ki cahil diri de kalsa yaşarken hem yeri boştur hem de yaşayan bir ölüden farksızdır. Bilgili insanlar, ayrıca kadir ve kıymet bilen kimselerdir. Bilgisizler, cahiller bunun için yaptığını bilmeyen kişilerdir. Akıllı, yaptığı işe sarılır onu korur, ona dayanır, serseri tayfası ise cahil ile boş hayalin yolunda yürüyüp duran gaflettir. Arifler kalbiyle, gönlüyle, severek okur, cahil okur değil bakardır. Bunun için açık gözüyle de ayrıca bir aptaldır.
Kısaca ve özetle:” Okuyan dağları taşları aşmış, okumayanlar yollarda perişan olup kalmışlardır. Bilginin olmadığı yerde zaten dünya yoktur.”