Geçen sezon başı takımın başına getirilen teknik direktör ve ekibi, kısa zaman geçtikten sonra değişti. Yerine ismi, kariyeri tartışılan bir teknik direktör geldi, çok tartışıldı ama kadronun el verdiği ölçüde kendi oyun sistemini kurdu. Düşer denilen takımı play off oynattı. Başarılı bir sezon geçirdi mi, kesinlikle başarılıydı mevcut koşullarda.
Bu sezon takımın başına getirilen teknik direktör ile kısa bir macera sonunda yollar ayrıldı. Yerine yine ismi, kariyeri tartışılan bir teknik direktör getirildi, tartışmalar yine başladı. Geçen sezona nazaran bu sezon kadro kalitesi, derinliği daha iyi. Teknik direktör başarılı olabilir mi eldeki imkanlar ölçüsünde zaman gösterecek ama başarılı sayılabilmesi için bu takım yine play offu görebilmeli.
Erzurumspor maç sonu açıklamalarında Boluspor teknik direktörü 5-3-2’den 4-3’e döndük dedi. Benim ise nutkum tutuldu. Oyun sisteminin kurulması başlı başına bir organizasyon gerektirir. Çalışılması, denenmesi ve başarıya ulaşabilmesi için epeyce bir süre futbolcular tarafından özümsenmesi gerekir gerekir. Antrenmanlarda teknik heyet 4-3 dediği sistemi çalışmıştır muhakkak ama elindeki futbolcu bu sistemi oynayabilir mi? Orası tartışılır. Ayrıca kağıt üzerinde yapılan değişikliklerin, sahaya yansıyabilmesi için ekstra çalışma ve deneyim gerekir.
3. bölgede birden fazla hücum orjinli oyuncu ile oynuyorsanız, o hücum futbolcularının top rakipteyken orta sahaya gelip, alan kapatması, mücadele etmesi, savunma yapması gerekir, yapmadığı takdirde otomatikman orta sahayı boşaltmış olursunuz. Aynı zamanda bek pozisyonunda oynayan oyuncularında ciğersiz diye tabir edilen, ileri geri koşularını 90 dakika boyunca uygulayabilmesi gerekir.
Boluspor kadrosundaki ileri hat oyuncuları orta sahada savunma yapmaya yardım edebilecek nitelikte değil, bek oyuncular sürekli olarak ileri çıkabilen, savunmada yerini kaybetmeyecek tarzda oyuncular da değil. Özetle bu sistem eldeki kadroyla oynanabilecek durumda değil. Yine bir milli takım arasına girdi liglerimiz. Eldeki oyunculara uygun bir sistem kurulabilirse ilerisi için ışık olabilir belki.
Boluspor Kulübü’nde iki sistemin değişmesi gerekir. Birincisi sürekli teknik direktör değişme alışkanlığı, ikincisi ise kurulu bir oyun sisteminin olmaması alışkanlığı. Başarılı olan kulüplerin ortak özelliği, senelerce aynı teknik heyet ve oyun sistemiyle var olmaya çalışmaları. Umarım o günleri Boluspor camiası da görebilir.