Sayın okurlar;
Söz söyleme sanatı her zaman, ağızdan çıkan gelişi güzel sözler değildir. Güzel sözler de adeta bir musiki gibidir. Buradan hareketle diyoruz ki sözü ve ezgiyi söyleyen, diğer yandan çalan ve dinleyen kimdir, ne kabiliyettedir? Bütün mesele de bu konuda toplanıyor.
Sayın okurlar;
Ağız tüfekse, dil kurşundur. Sırası gelmişken hemen şunu ilave edelim ve diyelim ki: ‘’ Susmak insanı ele vermeyen sadık bir arkadaştır.’’ Nitekim, kalbi ve sözü bir olmayan kimsenin yüz dili de olsa o yine dilsizdir. Dizginsiz dilde, her söz bela getirir. Dil ile düğümlenen, diş ile çözülmez. Tatlı dil ve tatlı sözler, her kapıyı açan sihirli bir anahtardır. Kullanmasını bilene ve kullandıkça keskinleşmesi artan tek alette dildir. Toplumların gelişmesi, dil ve edebiyatlarının ilerlemesine bağlıdır. ‘’ Dilim seni dilim dilim dileyeyim, başıma ne geldiyse senden bileyim.’’ Sözü de durup dururken söylenmemiştir. Örneğin; Bildiğini zanneden arızalı kafadaki dil, söyledikçe adeta tuzlaya beyninin üzerine çakılan bir eşek gibi konuştukça batar. Bu nedenle, kötü sözleri sarf etmemek yani tehir etmek ikbal ve izzetten sayılır. Nefsin gıdası olan akılcı düşüncede, bundan böyle mutlaka akılcı bir irade vardır. Sözün gıdası, mana ve ruhundadır. Doğru sözlü insanın, zaten yiğitliğe ihtiyacı yoktur. Bir sözle, bir lütufla gönül dinlendirmek, her konakta bin tane yemek verilmesinden daha faziletlidir. Aslında, bir sözün manası varsa, gök kubbede çınlar, yoksa rezil rüsfa olur gider. Hormonel kafada, söz rezalet, zihinsel düşüncelerde ise söz çoğu zaman asaletli olur. İlk bakışta, yükseklikte hasır kamışı öndedir ama şeker kamışının hassası bizatihi kendisindedir. YANİ YÜZ OK ATIP, HEPSİ DE BOŞA GİDECEĞİNE, BİR TANE AT, ON İKİDEN VUR. HOŞA GİDEN DE BUDUR. Öte yandan, arkan sıra yüz tane insan da yürüse, hikmetli, irfanlı ve ihsanlı sözü yoksa bunların her tarafı ziynetlerle döşense, hiçbirisinin bir gübreden farkı olmaz. ÖNCE İNSAN, ÖNCE SELAM, ÖNCE DÜŞÜNCE VE HEPSİNDEN EVVEL SÖZÜ TARTARAK SÖYLEMEK. BAZILARININ SELAMI MİS GİBİ DE OLSA, NE YAZIK Kİ BAZILARININ SELAMI DA, İS GİBİ İNSANIN YÜZÜNE SIVAŞIYOR. BİZ BÜTÜN BUNLARDAN SONRA YİNE HAYIRLISINI DİLEYELİM, HAYIRLISINI SÖYLEYELİM. PEK TABİİ EN İYİSİNİ VE DOĞRUSUNU, YÜCE YARATAN BİLİR.