Sayın Okurlar;

İnsan olmanın, iş birliğinin, inancın olmadığı yerde, korku, kıskançlık, husumet, fesatlık, taktir etmeme, ön yargı, aşağılık kompleksi, egoistlik, dar görüşlülük, tahakküm edicilik ve akıl zayıflığı, ayrıca düşüncelerde de çeşitli arızalar vardır. Belalar, insana çoğu kez abdallığından gelir. Asıl önemli olan, insan aklı ve onun mükemmel düşüncesinden kaynaklanır. Nitekim basit ve adi fikirlerin, Hilmi gibi, halim ve selim olması da mümkün değildir. Örneğin: Aynada, yüzünü siyah gören zenci, aynaya tükürüyorsa, bu defa kalbinin karalığını da ortaya kor, bundan böyle iki defa kararır. Bunda aynanın ne kabahati vardır? Âlemde suretler zeytin yağ gibidirler ama manalar daima ışıktır. Serserilikte, adilikte o büyük dediğimiz aklın gücüne bağlıdır.

İnsanoğlu nimetini ekmekte ararken, eşek, eşek beyninden bol arpayı yerken sarhoş olur. Dolayısıyla, yay kötü olduğu zaman ok eğri gider. Bu nedenle, her şeyin mantıklısı sevilir. Fare, aslanın sesini duydum demiş? Şu pespayeye bakın. Fare, farece düşünmeseydi bu sözü der miydi?

Bunun için, adam gibi adam olanlar, müspet aklıyla yol alır, menzile koşar. Şer ve şeytan güçlerde, işleri bittiği zamanda azar. Derenin içinde kuru taş arayan bulanık kafa, bostan korkuluğundan farksızdır. Dilini, elini, belini, işini, gücünü dikkate almayan düşüncenin her yanı, kertenkelenin suratı ve sırtı gibi çirkindir. Ruhu, maneviyatı olmayan kişi, meyvesiz bir ağaca benzer.

Kuvvetini çocukta, dilini demir pasında, gözünü oynaşta, kulağını çakal seslerinde, burnunu da leşte arayan, gözeten bir aklın, her tarafını ziynetlerle donatsan, bunların hepside bir gübreden farksızdır. Pamuk yığını varken, demir yığınını yastık yapan kafadan uzak olanlar, elbette ki Allaha yakındır. Güzellikler dünyası varken, çirkinlikler dünyasına giden aklın, düşüncesi de, fikride, zikri de gecelerden daha karanlıktır. Bunlar,  hayata haydutluk ve canilik için yaratılmışlardır. Hokkabazın, düzanbazın sihri gibi uçuk ve kaçık olana kadar, Musa’nın asası gibi doğru olmak en büyük fazilet olur. Yusuf, sabırla Mısıra sultan olurken, Deccal, Firavun, Şeddat, tarihte belalarını bunun için buldu. Bu nedenle olacak ki yüce yaratan bir insana bela verirken evvela aklını alırmış.

Aklımız , fikrimiz yüce Allah’a emanet ola..