Boluspor Yeni Malatya maçı ile yeni bir serüvene başladı. Malatya ekibi bu sene saha içi değil saha dışında var olma mücadelesi vermekte. Genç bir ekiple maçlara çıkıyorlar, transfer yasakları, puan silme cezaları mevcut. Bir mucize olmazsa önümüzdeki yıl bir alt ligde yer alacaklar gibi görünüyor. Boluspor zorlu süreçten geçen Malatyaspor karşısında üç puanı almasını bildi.

Bir sonraki macera Akdeniz ekibi Adanaspor maçıydı. Adanaspor'da yönetimin değişimi ile birlikte toparlanma süreci de başlamıştı. Yusuf Şimşekle beraber düşecek denilen turuncu beyazlılar ligde kalma adına olumlu sinyallerde vermişti fakat Boluspor maçında ilk yarının sonlarında yedikleri goller ile maç Adanaspor adına bitti. İkinci yarıda gol bulmalarına rağmen, eksik kalmalarıyla Boluspor üç puanı garantiledi.

Ara transfer döneminde Daniel takımdan ayrıldı. Adam eksiltebilen, şut çeken, gol atan, top tutabilen, oyunu domine edebilen bir futbolcuyu kaybetti Boluspor. Yerine aynı kalitede ve karakterde bir transfer yapılamazsa ilerleyen süreçte yaşanan kan kaybı ayyuka çıkacaktır.

Son dönemeçte

Iğdır deplasmanından galibiyetle dönen Boluspor, üst üste üçüncü galibiyetini alarak bir seri yakaladı. Geçmiş haftalarda maç sonunda yediği gollerle puan kayıpları yaşayan kırmızı beyazlı ekip, bu sefer şeytanın bacağını kırıp son dakikada gole ulaştı ve maçın 90 dakika olduğunu izleyenlere tekrar hatırlattı. İyi oyun, yüksek derecede mücadele ile hak ettiği üç puanı alabildi.

Gelecek için kadroya bir forvet ve orta sahaya takviyeler ile üst sıralarda kalıcı olunabilir fakat kadronun yeterliliği, derinliği gibi konularda da eleştiriler gündemdeki yerini korumakta. Üç haftada dokuz puan almış bir ekibi şu an eleştirmek değil, alkışlamak gerekir.